Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hatun da erkek gibi yarlık verirdi

Al-Omari şöyle diyor: “Kıpçak halkı (Irak ve Acem halkı gibi) halifenin yaptığı kanunlara göre hareket etmez. Kadnılar onlarla (erkeklerle) birlikte yönetime katılırlar. Verilen emirler onlardan (yani han ve hatunlardan0, hatta daha çok hatunlardan çıkar... Gerçekten, bizim zamanımızda, bir kadının onun kadar hüküm sahibi olduğunu görmediğimiz gibi, bize yakın zamanlarda da buna benzer bir örnek işitmedik.

Berke ve ondan sonra gelen hanlar tarafından verilmiş birçok yarlıkları görmek fırsatını buldum. Bu yarlıklarda ‘Hatunlar ve hanlar buna el birliğiyle karar verdiler’ şeklinde kayıtlar vardır. Al-Omari’nin sözlerine güvenmek gerekiyor. Çünkü Rus metropolitlerine verilen ve çevirileri bize kadar gelen yedi yarlıktan üçünde Taydula’nın adı anılmıştır.

‘Bu ikinci yarlığı Taydula Hatun 6670 yılında  metropolit İoan’a vermiştir.’

‘Bu dördüncü yarlığı Çenibek’in hatunu Taydula 6851 yılında metropolit Feognost’a vermiştir.’

Aşağıdaki satırlar özellikle  dikkate değer. ‘Çenibek’in yarlığına ve Taydula’nın sözüne istinaden Tatarlar’ın ulus (ve ordu) emirlerine ve il ve şehir ve köy darugalarına ve damgacılara ve elçilere  ve bütün memurlara...’

Taydula’nın metropolit Aleksey’e verdiği altıncı yarlık da bu  şekilde kaleme alınmıştır. Bu suretle, emirlerin han ve hatunlar tarafından verildiği yolunda al-Omari’nin verdiği bilgi tamamıyla doğrulanmış oluyor.

13.yüzyıl Ermeni kaynaklarında da Moğol kadınlarının erkeklerle eşit haklara sahip oldukları belirtilmiştir. Sık sık andığımız Genceli  Kirakos şöyle diyor:

‘Tatarlar Ermenistan ve Albanya’daki kışlaklarında dinlendikleri sırada, Suriyeli Raban... Çarmağan’ın yokluğunda onun yerine yönetimi ele alan karısı Eltina Hatun’a...’

Bundan sonra, Katolik rahibinin ‘büyük saraya yönelerek kendisini Eltina Hatun’a takdim ettiği, Eltina Hatun’un onu büyük sevgi ve saygı ile karşılayarak bütün memurlardan üstün tuttuğu’ ve ‘ona hediyeler ve El-Tamga verdiği ve bu suretle onu her türlü zulümden uzak tuttuğu’ haberi veriliyor.

Han sarayına mansup kadınların, devletin siyasi hayatına katıldıklarından Plano Carpini de söz etmiştir. Güyük hanı ziyaret ettiği sırada, Güyük Han’ın annesinin Rus prensi Aleksandr Yaroslaviç’e kendi adına elçi gönderdiğini görmüştür.  Plano Carpini’ya göre ‘İmparatorun (Güyük Han’ın) annesi, orada bulunanların haberi olmaksızın Aleksandr’ın oğluna (Yaroslav’a) Rusya’ya  elçi göndermiş ve onu yanına davet ederek kedisine babasının topraklarını vermek istediğini haber vermişti.

(Prens) gelmek istemeyince. Yarlık göndererek babasının topraklarını almak üzere gelmesini istemişti. Fakat  geldiği taktirde onu öldüreceğine ve hatta esir edeceğine inanıyorlardı.’ “

(A.Yu.Yakubovskiy, Altın Ordu ve Çöküşü, S.70)