Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kıpçaklar mezarların üzerine insan heykelleri yapardı...

“1250’li yıllarda Kıpçaklar arasında yaşayan meşhur Flaman gezgini Rubruck Kıpçaklar’ın ölü gömme adetleri hakkında şunları söylemektedir:

Kıpçaklar ölülerin üzerine büyük bir tepecik yapar ve onun üzerine de bir insan heykeli dikerler. Heykelin yüzü daima doğuya çevrilir. Zenginler mezarın üzerine büyük bir piramit yaptırır.Bu bir tür küçük evden ibarettir.

Rubruck’un bahsettiği heykellerin birisi Karaçay’da Zeleçuk Irmağı kıyılarında bulunmuştur. Ayrıca Rubruck’un gezi yazılarında belirttiği Kıpçaklar’a ait piramit şeklinde, küçük bir eve benzeyen mezarlar iki açıdan çok önemlidir.

Birincisi, Kıpçaklar’a ait bu tür mezarlar bugün Karaçay-Malkar bölgesinin Ogarı Çegem köyü yakınlarında hala ayaktadır.

İkincisi, piramit şeklinde küçük bir eve benzeyen aynı tip mezarlar Karaçay’ın Kart Curt köyü yakınlarında, Kuban Irmağı kıyılarında bulunmaktadır. Bunların önemini artıran bir husus ise, bu mezarların 14-18.yy.’a ait eski karaçay mezarları olmalarıdır.

Doğu batı yönünde uzanan bu mezarların uzunlukları 3-4 metre, genişlikleri 2-3 metredir. 1967-70 yıllarında Karaçay-Çerkes Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü tarafından da incelenen bu mezarlar taşla doluydu ve ölüler 1-1,5 metre derinlikte başları batıda, ayakları doğuda olmak üzere sırtüstü yatıyorlardı.

Yüzleri güneye çevrilmişti. Baş ve ayak uçlarına odun kömürü dökülmüştü. Bazılarının kolları ise yanlarına uzatılmış şekildeydi.

Bu eski Karaçay mezarlarında sırma işlemeli başlıklar, gümüş, altın düğmeler, gümüş kemerler, yüksükler, küpeler, yüzükler, makaslar ve simli kumaşlar da bulunmuştu.”

(Ufuk Tavkul, Türk Dünyası dergisi, Kültür Bakanlığı yayını, haziran 1994)