Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Karluklar kimdir?

“Karluklar (Çin kaynaklarında Ko-lo-lo) 8. yüzyılın birinci yarısında Kara İrtiş boylarında yaşıyordu; üç koldan meydana gelmişlerdi. Çin kaynaklarına göre bu boyların adları şunlardı: Mou-lo (ve dahi Mou-la), Tschisse (ve dahi P’o-fu) ve T’aschi-li.

El-Mervezi’ye göre Karluklar dokuz kol olup üçünü Çigiller, üçünü B.ğ.s.k.l’ler teşkil ederler, diğerleri de Bulağ, Kökerkin (=Köl Erkin?) ve Tohsı kollarıdır. Bu son üç kolun da evvelce bir boy meydana getirdikleri kabul edildiği takdirde Karluklar’ın asıl üç boyu belki ortaya çıkmış olur.

Ancak bunlardan B.ğ.s.k.l yazılan boyun asıl şeklinin ne olacağı üzerinde bir tahminde bulunmak benim için güçtür. Ondan sonraki kollara gelince, bunlardan ikisini yani Bulağ ve Tohsı (<Toks)lar’ı tanımaktayız.

(Karluklar Uygur ve Basmıllar ile ittifak edip Gök Türk devletinin yıkılmasında amil oldu, sonra Basmıllar’ı ağır bir mağlubiyete uğratarak tesirsiz hale getiren Uygurlar’a bu mücadelelerinde yardım ettiler.) Fakat çok geçmeden bu iki Türk ‘budunu’ arasında mücadele başgösterdi ise de Karluklar yenilip (İt yılı =746) On Ok ülkesine kaçtılar; sonra yurtlarına döndüler ve istiklal içinde bir hayat sürmek için Uygurlar’ın hücumlarına karşı koymaya çalıştılar.

İki ‘budunun’ aralarının açılmasının asıl sebebi Karluklar’ın Uygurlar’ın hakimiyetini kabul etmemeleri olmalıdır. Tavşan yılında (751) Uygur İl İtmiş Bilge Kağan ikinci zafer kitabesini (Taryat) diktirirken Karluklar da Gök’ün Oğlu’nun (Çin imparatoru) kumandanı Kao-Sien-Çi’nin askerleri arasında batıya doğru gidiyorlardı.

Ziyad İbn Salih kumandasındaki Abbasi ordusu ile Taraz (Talas) ırmağı civarında ypılan savaşı Kao-Sien-Çi kaybetti (751 Temmuz). Muharebeden önce Karluklar isyan etmiş ve hatta belki arkadan Çin askerlerine saldırmışlardı.

Yurtlarına dönen Karluklar herhalde rahat durmadılar. Yahut Uygur kağanının isteğini yerine getirmediler ki, İl İtmiş Bilge Kağan İrtiş Irmağı’nı geçip Bolçu (?) Ögüz’de (bu, Ala Köl’e dökülen Emil olabilir) Karluklar’ı yendiği gibi (belki Ulu= Ejderha yılının sonlarında=752) Toğra Yorış’ta da onları yine aynı akıbete uğrattı.

Yunt yılının sonlarında (754) Karluklar ile Basmıllar artık bir daha karşı koyamayacak duruma düştüler.Karluklar’ın bu tarihten (754) 766 yılına kadar nerede oturdukları ve ne durumda olduklarına dair bir bilgi yoktur. Tahmin etmek belki mümkün olabilir ki onlar Tarbagatay’ın güneyinde, Emil taraflarında bir müddet oturdular ve On Oklar ile iyi geçindiler.

Sonra ellerine geçen bir fırsattan yararlanıp İli kıyılarına, arkasından da Kestek ve Korday geçitlerinden Çu boylarına indiler; Suyab’ı ve sonra Taraz’ı zapt ederek Türgiş Devleti’ne son verdiler (766).

Gerdizi’de ki Hutoğlan (?) belki, son Türgiş kağanı, İl İtmiş (?yahut, İl Almış?) de batıdaki ilk Karluk yabgusu olabilir. Bu mühim başarıya rağmen Karluk yabgusu kağan unvanını alamadı; eski unvanını (yabgu=melik=kral) taşımakta devam etti. 9. Yüzyılın sonlarında yabgu’nun taraz’da oturduğu anlaşılıyor.

Karluklar kazandıkları başarıya rağmen Batı Türkleri ülkesinde bir varlık gösteremediler. Hatta onların bir devlet kurdukları bile söylenemez: eski yurtları olan Kara İrtiş boylarında nasıl yaşadılar ise bu yeni yurtlarında da hemen hemen aynı şekilde bir hayat sürdüler.

Karluk boyları ve hatta bu boyların obaları birbirlerinden uzak yerlerde yurt tuttu. Kara Türgiş kağanlarının merkezi Taraz (Talas)’da oturan Karluk yabgusunun diğer Karluk boy ve obalarının başında bulunan beyler üzerindeki nüfuzu kendisinin kuvvetli ve zayıf oluşuna göre değişiyordu.

Bu yabgulardan, belki ilk yabgu müstesna olmak üzere, hiçbirinin adını bile bilmediğimize göre onlardan kuvvetli bir şahsiyetin yetişmemiş olduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Nitekim Karluklar’ın siyasi bakımdan parçalanmış ve muktedir yabgulara sahip olmadıklarını gören Samaniler, hudutlarda duvar yapmayı bırakıp taarruza geçmişler, yabgunun oturduğu Taraz’ı fethetmişler(di) (893). (Talas Savaşı.)”

(Faruk Sümer, Eski Türklerde Şehircilik, S.45-46)