Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

H’yen-yünler Türk müydü?

“Toplanan şeyler, bunların kültürü hakkında hiçbir malumat vermemiştir. Yalnız bunların Çin sahalarına ani akınlarından, Diler ve Junğlar’da olduğu gibi, göçebe oldukları anlaşılabilir. Oturdukları yer az bir kesinlikle Şensi olarak gösterilir.

Filhakika H’i-an-fu şimalinde bulunan Yo-şui kenarında, Şen-si’nin parçaları olarak işaret olunur. Fakat Ordos sahalarına kadar yayılmış olmaları ihtimal dahilindedir. Cov zamanının (takriben 1050-247) dar çerçeveli coğrafi bilgisine göre şimal uçlar ve garp uçlar, şimdiye kadar adı geçen kavimlerin hiçbirinde beyan olunmuyor.

H’yen-yünler, Han zamanından başlayarak bugüne kadar bütün Çinliler tarafından daima H’yunğ-nular’la bir kökten diye alınmışlardır. Yalnız son zamanlarda Haloun ilk olarak bunu şüpheli bulmuş ve bu H’yen-yünler’in Kimmer’le bir kökten olduklarını ileri sürmüştür. Bunun bu ayırması H’yen hecesinin (H’yunğ-nu’daki) H’yunğ hecesi sesine asla benzemediğine dair nazari esasa dayanır. Bu, muhakkak, imkandan hariç değildir.

Bana kalırsa, H’yen-yün kelimesinin muhtelif şekilleri evvelce H’yunğ-nu’ya benzer bir kelime şeklinden doğmuştur. Fakat şu da muhakkak ki H’yen-yün ve H’ün-yüler’le birlikte diğer kavimlerin de benzer şekillerde boy adları mevcut olup, bunlar sonradan H’yunğ-nular’la beraber yaşamışlar ve bunların içinde erimişlerdir, yoksa H’yunğ-nu adının eski şekli yahut başka türlü yazı şekli değildir. Nitekim bu iki kavim H’yunğ-nu kavimlerinin merkezinin tam cenubunda otururlarmış.

Çin âdet ve ananelerine karşı (bana göre yalnız filolojik nazariye kafi derecede ikna edici değildir) bir esas görmüyorum; böyle bir şey olsaydı H’yen-yün ve H’ün-yüler tıpkı H’yunğ-nular’ın öncüsü olarak görüneceklerdi. Yine bir güçlük daha: Haloun’a göre, H’yen-yün’ün ikinci hecesi umumiyetle garp barbarlarını işaret ediyormuş. Biz, esas işaret bertaraf, hemen buna yakın yazılan yalnız bir tek ‘yün’ boyu tanırız.

Fakat bu Yünler, Junğlar’ın bir bütünü olarak Junğlar’a ithal olunuyor; bundan sonra Yin-Junğlar’la aynı köke bağlanıyorlar; bu surette Junğ kavimlerine kuvvetli surette zincirlenmiş bulunuyorlar. Buna rağmen ben izahlar dolayısıyla acaba H’yen-yünler, Junğlar’a bağlanabilir mi yahut bu isimde olan ikinci hece yün-, acaba H’ün-yü ismindeki Yü – gibi ismin hakiki bir kısmı değil midir, bilmiyorum ve kati hükme sahip değilim...”

(Çin’in Şimal Komşuları, W.Eberhard, s.120)