Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Türkler’in anayurdu neresidir?

“İç Asya’dan çıkan bu insan selinin ilk yurdunun neresi olduğu ayrı bir sorun olarak bilim adamlarını uğraştırır. Kimilerine göre, ‘Biz Altay’dan gelen erleriz’, kimilerine göre ‘Türkler’in anayurdu Orta Asya’dır.’ Gerçekte Türklerin anayurdu sorunu da bilim adamlarını oldukça uğraştırmış durumda. Ama bu durum salt Türklere özgü de değil. Pek çok ulusun anayurdu tam bilinmiyor.

Tarihçiler, Çin kaynaklarına dayanarak Altay Dağları’nı Türkler’in anayurdu sayar. J.Klaproth (1824), Hammer (1832), Vambery (1835), Castren (1856) gibi ünlü tarihçiler bu görüşü savunur. Kimi bilim adamlarına göre kuzeybatı Asya’daki İrtiş-Ural arası, Türkler’in anayurdudur. Kimilerine göre ise, Altaylar ile Kırgız bozkırları arasında bir yer olmalıdır. Öte yandan, Baykal Gölü’nün güneybatısını Türkler’in anayurdu olarak gösteren bilim adamları vardır. Radloff ve Ligeti gibi ünlü bilim adamları, Türkler’in anayurdunun Altaylar’ın doğusu olduğunu ileri sürer. Ramstedt, bir yandan Türkçe ile Moğolca arasındaki benzerliği göz önüne alır, öte yandan Türkçe-Moğolca yakınlığını düşünerek Türkler’in anayurdunun Moğolistan olması gerektiğini vurgular. Barthold da, anayurdun Moğolistan olduğu görüşüne katılır. Németh, Türkçe ile Ural dilleri arasındaki benzerlikleri düşünür.Hint-Avrupa dilleri ile Türkçe arasında sözcük alışverişi olmasını da göz önünde tutar. Anayurdun tüm bu ilişkilere elverişli bir yerde olması gerektiğini ileri sürer. Türklerin anayurdunun Altay ile Ural Dağları arasındaki bölge, günümüzdeki Kazakistan olması gerektiğini söyler.

Dil, tarih ve kazıbilim verileri ışığı altında Türkler’in anayurdu şu bölge içinde olmalıdır: Batıda Aral Gölü, doğuda Orhun ve Tula ırmakları, kuzeyde Lena Irmağının kaynağı, İrtiş dolayları Yenisey kesimleri, güneyde Talas, Sırderya yatakları arasında uzanan bölgede Türkler’in anayurdunu aramak gerekir. Büyük olasılıkla, Yenisey bölgesi ile Altay yöresi ana çekirdeği oluşturur. Altay yöresinde gelişen göçebe yaşam düzeni dışarı taşma zorunluluğunu duyar. Buna göre, Türk boyları en geç M.Ö. 5.yüzyılda Altaylar’dan batıya Aral Gölü’ne doğru yayılırlar.”

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.92)