Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Bulgarlar’da din öğesi

“Eski Bulgarlar, doğa güçlerinin kutsallığına (yer-su), atalar ruhuna ve Gök Tanrı’ya inanırlardı. Gök Tanrı inancına göre ulu güç, tek egemen Tanğra’dır (Tanrı). Yalnız ona tapılır. Tanrı sonsuzdur. O, her şeyi görür, bilir. Asya’daki mağara kültünün Bulgarlar arasında da yaşadığı anlaşılır. Birtakım taşların sihrine inanırlar. Kılıç üzerine yemin ederler. Bulgarlar arasında yer-su inancına uygun kimi törenlerin yaşadığı görülür. İstanbul’u kuşatan Kurum han,bir ara Marmara kıyısında denize girer. Elini ayağını suya batırdıktan sonra alkışlar arasında yıkanır. O sırada askerleri, uğur getirsin diye üzerine su serper. Otağına dönüşü sırasında, kendisini iki sıra olmuş güzel giyimli kadınlar deyiş söyleyerek karşılar. Aralarında, düşman hükümdarının kafatasını altı ile kaplatarak içki kadehi yapma geleneği de vardır. Kurum Han, savaşta yendiği İmparator 1.Nikephoros’un kafasını gümüşle kaplatır. İçki kadehi yapar. Yakınlarına onunla içki sunar.

Sonraları Bulgarlar’ın din değiştirdikleri bilinir. 921 yılında Abbasi Halifesi’ne din değiştirme kararlarını bildirirler. Ondan küçük tabyalar yapımında uzman kişiler ve yeni dinlerinde bilgilendirici uzmanlar isterler. Bu isteme karşılık ünlü Arap gezgini İbni Fadlan yollanır. İbni Fadlan da Bulgarlar üzerine canlı betimlemeler yapar. İbni Fadlan şöyle yazar: ‘Onlar köpek havlamasını çok uğurlu sayar. Böyle bir şey duyunca sevinirler. O yılın bolluk, bereket ve barış yılı olacağını söylerler.’

İslam’a girme, Bulgar yaşamında köklü değişimler yapmaz. Pek yararlanmamakla birlikte, Bulgarlar yazıyı öğrenir. Kent yaşamları değişir. Bulgar kentinde yapılan kazılarda, kenti süsleyen hamamlar ve iki caminin kalıntıları bulunur. 12. yüzyılda bu kentte Bağdat’taki halife adına gümüş para basılır. Kentte küçük çaplı sanayi de doğmuştur. Bu, ayakkabıcılığa yönelik deri sanayisidir.

Ancak, İslam Dini’ni seçme de Bulgarlar’ın Slavlar arasında erimelerine engel olamaz. Slav akınları Bulgarlar’ın Müslümanlığı seçtikleri 10.yüzyıla rastlar. 12.yüzyılda ise Bulgar sınırlarında bugünkü Gorki Kenti kurulur.”

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.51)