Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

"Yerliler dönmelere oranla daha az zorbadır"

"Son olarak, 1591-1597 arasında İstanbul'da Venedik elçisi olan Matteo Zane'nin dediklerine göz atalım: Şanlı diplomat, etkili raporunun eksik kayıtlarında şöyle diyor:

Türklerin bir bölümü yerli, bir bölümü dönmedir. Çoğunlukla Asya'da yaşayan yerliler, dönmelere oranla daha az yoldan çıkmış, daha az zorbadır, çünkü bunlarda biraz olun iman vardır. Ötekilerde ise hiç yoktur. Onlar gerçek dine olan inançlarıyla birlikte tüm insanlıklarını da yitirmiş en aşağılık, en alçak adamlardır. Bu dinden kopuş, iflah olmaz karakterlerine uygundur. Bu insanlar, şehvet özgürlüğüne kanarak ve kadı ve benzeri gibi hukuk işleri ile müftü, hoca, imam gibi din görevlerinden başka görev verilmeyen yerli Türklerin yaptıkları bu işler dışında kalan ordu, yönetim, zenginlik, kısacası imparatorluğun tümünün kendi ellerine bırakıldığını görerek, dinlerinden dönmüş kişilerdir.

Sistemin 16. yüzyılın sonlarına doğru çökmeye başladığı da, Zane tarafından açıkça ortaya konur:

Türk imparatorluğunun yönetim, kendi bünyesinde öylesine çok ve büyük değişimler geçiriyor ki, çok kısa bir zaman içinde önemli bir devrimin olacağını umut etmek ve bunun için dua etmek mantıksız olmaz çünkü yerli Türkler, yönetimin, küçük yaşta padişahın veya erkanın saraylarına getirilen ve Türkleştirilen dönmelerin eline bırakılmasından hiç hoşnut değiller. Dönmelere, sadece ordu emanet edilmekle kalmıyor, kadıların verdiği hükümlerin (daha yüksek mahkemeye götürme hakları olmasa bile) uygulanması da, dinin gözetimi de dönmelere bırakılıyor. Bu durumda, dönmelerin her şeye egemen olduğu ve yerli Türklerin, hizmetkarlar nasıl efendilerine tâbi iseler, dönmelere öyle tâbi oldukları söylenebilir. Oysa bu durum, eskiden şimdi olduğu gibi bir aşırılık noktasına varmış değildir.

(Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Yönetimi, Albert Howe Lybyer, Süreç yayınları, sf.47-48)