Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Osmanlıda yönetim Hıristiyan kökenlilerde hukuk Türklerin elindeydi

"1555'ten 1560'a kadar İstanbul'da Venedik elçisi (Bailo) olarak bulunan Antonio Barbarigo, yüksek memurlarla ilgili daha kapsamlı bilgi verir: Bu koca imparatorlukta kimsenin soyluluğuyla övünmesine ve yükselmesine yol açacak kan üstünlüğü, kan soyluluğu yoktur. Herkes eşit durumdadır ve hükümdarın, köleleri diye adlandırılmayı gönüllü olarak isterler, hükümdarın köleleri olduklarını söylemekten büyük onur duyarlar. Hükümdarın ileri gelen bütün memurları ve yöneticileri Hıristiyan dönmesi kölelerdir. Bunlar küçük yaştan itibaren sarayda yetiştirilen ve sonra değerlerine göre majesteleri tarafından yüceltilen ve yükseltilen, Hıristiyan ailelerden gelme çocuklardır.

1568-1573 arasında İstanbul'daki Venedik elçisi Marcantonio Barbaro, iki kurum (Yazar Yönetim kurumu ile İslamiyet Kurumunu kastediyor) arasındaki zıtlığı ilk kez açıkça gören kişidir.

Zenginlerin, ordunun, yönetimin, kısacası Osmanlı İmparatorluğu'nda devletin, Hıristiyan kökenli kişilerin eline teslim edilmiş ve bu temele dayandırılmış olması, etraflıca düşünmeyi gerektirecek niteliktedir. Bu kişiler değişik yöntemlerle köle yapılmış ve Müslüman olmuşlardır. Bu nedenle, bu temel özellik üzerinde duranlar, Türklerin yönetim biçimini ve doğasını daha kolay anlayabilecektir...

Yukarıda değindiğimiz Hıristiyan kökenliler dışında hiç kimse hükümdar tarafından onurlandırılmaz ve kendisine maddi ve manevi ihsanda bulunulmaz...

Türklerin imparatorluğu, hukuku, devleti ve din işlerini düzenlemekte Kuran'dan başka hiçbir kural ve yasa uygulamaz. Dediğim gibi ordu ve yönetim, nasıl sadece Hıristiyan kökenlilerin eline bırakılmışsa, yasaların uygulanması da sadece Türk kökenlilerin elindedir. Bu aileler çocuklarını camilerde yetiştirir. Çocuklar burada Kuranı öğrenir ve yaşları gelince, bizim podesta'ların karşılığı sayılabilecek olan kadı olur, hukuk işlerine bakarlar. Ancak hükümlerin uygulanması, silah tutan ellerdedir...

Bana çok önemli geldiği için, bu imparatorluğun nasıl tamamen Hıristiyan kökenli kölelerin eline teslim edildiğini siz sayın senyörlerime göstermek amacıyla, bu konuya çok uzunca yer verdi..."

(Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Yönetimi, Albert Howe Lybyer, Süreç yayınları, sf.45-46)