Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Osmanlı İslamiyet Kurumu'nun tümü Müslüman ana babadan doğmaydı

"Osmanlı İmparatorluğunun İslamiyet Kurumu, hocaları, din adamlarını, hukuk alimlerini ve imparatorluğun yargıçlarını ve bu görevler için yetiştirilenlerin, bunların yanı sıra dervişleri ve Hz.Muhammed'in soyundan gelen emirleri kapsardı. Bu insanlar imparatorluktaki İslami eğitimin, dinin ve hukukun özünü ve yapısını oluşturur ve ayakta tutardı. Bu kişiler, hukuk ulemasının yardımıyla yargıç olarak Şeriat yasalarını uygulayarak yönetimde rol oynarlar ve bu yetkileri içinde imparatorluğun en ücra köşesine kadar, yönetim yapısına koşut yaygın bir örgütlenmeyi sürdürürdü.

Aslında onların sistemi, dolaysız yönetimin uygulanmadığı yerlere bile uzanırdı. Örneğin Kırım'da yönetimin öteki işlevleri yarım bağımlı devlet tarafından yürütülürken, adalet dağıtılması işlevi onların elindeydi. Arabistan ve Kuzey Afrika'daki durum da, rakip hukuk ilminin varlığı nedeniyle oldukça girift olmakla beraber, Kırım'dakinin benzeri bir durumdu. Yönetim Kurumunun tam tersine, İslamiyet Kurumunun tüm elemanları, hemen hiç ayrıcalıksız Müslüman ana babadan doğma, özgür doğup özgür büyümüş kişilerdi."

(Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Yönetimi, Albert Howe Lybyer, Süreç yayınları, sf.42)