Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Samani sarayında hangi yöntem uygulanırdı?

"Köleler, hizmetlerine, yiğitliklerine ve gösterdikleri yararlılıklara bakılarak ağır ağır yükseltilirdi. Yeni satın alınan bir köle, bir yıl ayak hizmeti görürdü. Pamuklu bir giysi giyer, şefinin üzengisinin yanında yürürdü. Ne kalabalık içinde ne de tek başınayken at binmesine izin verilirdi. Ata bindiği ortaya çıkarsa cezalandırılırdı. Birinci hizmet yılı dolunca, bölüm sorumlusu mabeyinciyi haberdar eder, o da köleye ağzına hem gem, hem dizgin olarak kullanılmak üzere bir ip geçirilmiş bir Türk atı verirdi. Elinde kamçı, bir yıl da at üstünde hizmet ettikten sonra, köleye ata kuşamak için deri bir kolan verilirdi. Beşinci yılda düzgün bir eyer, yıldız kakmalı bir gem, ipekle karışık pamuklu bir giysi ve eyer kaşından sallandırılacak bir topuz verilirdi. Altıncı yılda daha parlak renkli bir giysisi olurdu. Yedinci yılda ortada bir direk ve çevresinde on altı kancası olan bir çadıra, üç köleye sahip olur ve bölüm sorumlusu tayin edilirdi. İpekli giysiler giyer, başına gümüş nakışlı keçe külah takardı. Her yıl mevkii ve payesi yükselir, malı ve hizmetkarları artar, giderek atlı bölük komutanı, sonunda da mabeyinci olurdu. Yeteneği ve yararlılığı kanıtlandığı, önemli işler başardığı, saygınlık kazandığı ve hükümdarının sevgisine mazhar olduğu halde, emir unvanını alması ve yönetime geçmesi için otuz beş yaşına kadar beklemesi gerekirdi. Köleleri savaş ve yönetime hazırlayan bu eğitim sistemi, Osmanlı devletinin temel kurumunun çekirdeği oldu. Bu kurum, şeriata dayanan kurum ile birleşince, Osmanlı ulusunun tüm örgütlü yaşamı biçimlendi. Samaniler devrinde, Türk çocukları Araplar ve Persler tarafından bu yöntemle yetiştirilirdi. Osmanlılar ise aynı yöntemi daha sonraları Hıristiyan gençleri eğitmek için kullandı."

(Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Yönetimi, Albert Howe Lybyer, Süreç yayınları, sf.28)