Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

Oyun adları çizelgesi
Oyuna çağırma
Bayçiçek Oyunu
Bengham Oyunu
Bez Bebek-Gurçakgaş Oyunu
Bezirganbaşı Oyunu
Birdirbir Oyunu
Çatal Matal Kaç Çatal
Cilink Oyunu
Cizik Oyunu
Cuval Yarışı
Değnekli Mendil Oyunu
Ebe seçimi
En Men Tra Oyunu
Gode Gode Oyunu
Ip Atlama Oyunu
İstop Oyunu
Katırıspek Oyunu
Kemik Saklama Oyunu
Kız Övmesi Oyunu
Körebe Oyunu
Kulaktan Kulağa Oyunu
Kuvlak Kaçış Oyunu
Mendilim Dört Köşe
Milcanla Mercan Oyunu
Saklanbaç Oyunu
Saya Oyunu
Toyak Oyunu
Uç Taş, Beş Taş Oyunu
Urmindi Oyunu
Uştu uştu Oyunu
Yağmur Gelini Oyunu
Yakan Top Oyunu
Oyun bitti tekerlemeleri

 

Oyunlar

“... Oyun, doğada insanın, irade ve hareket gücüyle bir yaratma eylemidir.

Oyun bir taklit midir?

Oyun, bir yaratma eylemidir dedik. Bu daha çok taklide yönelik bir eylem midir?

Oyun, beşikten mezara kadar insanoğlunun ruhunda esen bir rüzgardır. Beşikteki bebek, oyun ve oyuncakla avunur. Hele bir de yürümeye, konuşmaya başladı mı dünyası oyunla süslenir.

Dikkat edilirse bu oyunların kaynağında aşırı bir taklitçilik vardır. Kız çocuğu anasını taklit eder. Çer-çöp, çal çaputtan bebek yapar. Beşiğinde sallar, ninnisini söyler, emzirir, uyutur, bunlar hep taklit duygusundan gelir.

Erkek çocuk ise babasını, başka erkekleri taklit eder. Bir sopaya ip bağlayarak bacakları arasına alır, at gibi koşturur, ev yapar, dükkan işletir. Neyin etkisinde kalmışsa onu canlandırmaya çalışır. Yani taklit eder.

Bu taklit etme duygusu, büyüdükçe birtakım sosyal olayların taklidi, yani dramatize edilmesine yönelir. Köylerdeki kız kaçırma oyunu ‘hasta Minnoş’ oyunu sosyal olayların taklidinden başka nedir ki! Aslında bugün tiyatro adını verdiğimiz oyun düzeni, dünün veya bugünün sosyal olaylarının taklidi değil midir?”

(Mehmet Önder, Köy Seyirlik Oyunlarının Kaynaklarına  Doğru, s.437)