Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Zerdüşti Takvimi

“Eski Zerdüştiler360 gün 12 aydan oluşan ve her ayın 30 günü içerdiği bir takvimi kullanırlardı. Aylar ve mevsimler festivallere göre adlandırılıyordu, ancak günler 1’den 30’a kadar numaralandırılmıştı. Yeni yıl 21 Mart gününde kutlanıyordu. 360 günden oluşan takvimi dengelemek, uyum içinde tutmak için her 6 yılda bir, 13.ayı eklerlerdi. M.S. 5.yy. ortalarında, Ahamenian Çağı boyunca, 360 günden oluşan ayrı bir takvim geliştirdiler. Bu takvime göre 12 ayın her günü bir Ameşa’ya ya da Yazatalara tahsis edilmişti. Buna karşın bir ve onuncu aylar dışındaki tüm aylar da Yazatalara tahsis edilmişti. Birinci ay (Fravadin)) Fravaşis’e 10.Ay (Dae) de yaratıcıya aitti. Her bir ay (Mah) 4 bölüme bölünmüştü. Her bir bölüm yaratıcıya adanmış bir gün ile başlardı.

Bunlar:

1.gün Roz Hormuzd : Yaratıcıya adanmış olan ayın ilk günü.

8.gün Dae-pe-Adar: Roz Adar’dan önceki gün yaratıcıya adanmıştır.

15.gün Dae-pe-Meher : Roz Meher’den önceki gün yaratıcıya adanmıştır.

23.gün Dae-pe-Din : Roz Din’den önceki gün yaratıcıya adanmıştır.

Dae kelimesi Da (yaratıcı) anlamına gelen Datar (Daduah) kelimesinin kökünden gelmektedir.

Gambar olarak bilinen 6 mevsim faaliyeti bulunmakta idi. Bunlar tarım mevsimleriyle birleştirilir ve her Gambar-ı Caşan, Ahura Mazda’ya mevsimler ve güzel yaratıları için şükrederek kutlanırdı.

M.S. 226’da ilk Sasani Kıralı Ardeşir, Pers tahtına geçince Zerdüşt dini yeniden hayat buldu. Önce 360 günlük takvime 5 gün daha eklendi ve bu 5 günün her biri Zerdüşti’nin 5 Gathasına adandı. Ardeşir’in takvim üzerindeki reformları halkın üzerinde ters bir etki yarattı. Çünkü bu durum onların dini ibadetlerini etkiliyordu. Bu yüzden de halk bu ikinci takvimi reddetti. Sonuçta ortada iki ayrı takvim vardı. Biri kıralın kullandığı yeni takvim diğeri de halkın büyük çoğunluğunun kullandığı eski takvim.

Geleneksel olarak Fravaşis, dünyaya, eski yılın son günü gelir ve kabul edilirdi. Bu tarihte Fravardigan Festivali gerçekleşirdi. Fravaşis, gece gelip, yeni nesilden hürmet ve saygı gördükten sonra şafakla birlikte uğurlanırdı.

İlk yılın sonunda, kıralın takvimi, halkın kullandığı eski takvime göre 5 gün geride kalmıştı. Bayram günleri uzatılmalıydı, çünkü inanışa göre Fravaşis Newroz şafağına dek ruhani alemine geri dönemezdi. Kıral halkın takvimine göre 6 günde Newroz’u kutlardı. Bu güne Khordad Sal, daha büyük Newroz denirdi. İkinci yılın sonunda Kıral, Newroz’un sadece 365 gün sonunda kutlanması gerektiğini beyan etti. Bu durumda halk, kendi kullandıkları eski takvime 5 gün daha eklemek durumunda kaldı. Bu insanlar arasında bir karışıklığa neden oldu. Bir kısım insan 5 gün boyunca bayram yaşarken bir kısmı 10 gün yaşıyordu.

Sonunda Fravardigan Festivali’nin süresi 5 günden 10 güne uzatılarak bir uzlaşma sağlandı. Ancak bazı gelenekçiler bayram dönemini 18 güne uzatmayı tercih etti. Perk takviminde, 1 yılın 360 günden 365 güne çıkarılmasıyla, doğal güneş yılında her yıl 51/4 gün olan farkın, 114 günden daha aza indirilmesi sağlandı.

Artık her 6 yılda bir, 13. ayın takvime eklenmesine gerek kalmamıştı. Ancak, her yıla ait ¼ günlük kaybı kapatmak için 120 yılda bir 1 ayın kesilmesi gerekiyordu. Bu tamamıyla ihmal edildi, böylece Nevwroz’dan (21 Mart) önceye çekilerek kutlanmaya başlandı. 6.yüzyılın sonunda Newroz baharda kutlanmak yerine Temmuz ayına kaymıştı.

Şenşahi takvimi M.S. 631’den önceki bir tarihe, son Zerdüşti Kıralı 3.Yazdagard’ın tahta çıktığı zamana dayanır. Kıralın M.S. 641’de, Nehavard’a yenilmesiyle, Sasani İmparatorluğu Araplar tarafından fethedildi. Takip eden birkaç yüzyıl içinde de Zerdüşt toplumunda bölünmeler başladı. Bir grup Zerdüşti Hindistan’a göç etti, bunlara Parsiler denir. M.S.1006 yılında hareket halindeki Newroz günü yine 21 Mart tarihi ile çakıştı. Bu durum İran ve Hindistan’da büyük sevinç yarattı. Zerdüştiler’in her 120 yılda bir, fazladan bir ay eklemesiyle, sorun artık çözülmüş olacaktı. M.S. 1126 ve 1129 yılları arasında, Hindistan’daki Zerdüştiler 2.Sepndamad adını verdikleri 13.ayı eklemeye başladı, ancak İran’daki Zerdüştiler bunu yine unutmuştu. Böylece ilk topluluğun takvimlerinde yeniden bir aylık bir fark türedi.

1746’da, Hindistan’daki bir grup Zerdüşti eski zamandaki İran takvimini kullanmaya başladı. Ayrılarak Kadimi adında yeni bir grup oluşturdular, ancak Parsiler’in büyük çoğunluğu kendi geleneksel takvimlerini kullanmaya devam ederek kendilerine, Şenşailer (kıralcılar) dedi. M.S. 1130’dan beri takvime hiçbir artık yıl/gün eklemesi yapılmamaktadır. Şenşai ve Kadimi takvimlerine hiçbir artık yıl/gün eklenmesi yapılmadığından her ikisine de Newroz 21 Mart‘tan önce bir tarihe kaymakta ve mevsim festivalleri (Gambarlar) yılın yanlış zamanlarında kutlanmaktadır. Geleneğe göre Newroz Kıral Cemşid ile anılmaktadır. Kıral Cemşid için altın çağda dünyaya hükmetmiş olan kıral denir (inanışa göre zamanın sonunda dünya tekrar bir altın çağ yaşayacaktır). 19.yüzyılın sonlarında Newroz kelimesinin önüne Cemşid sözcüğü eklendi. O zamandan beri de Zerdüştiler baharın ilk gününe denk gelen festivale Cemşidi Newroz derler.

20.yüzyılın başlarında Bombay’da tanınmış bir Zerdüşti olan Khurşedci Cama Zerdüşt takvimlerinin birleştirilmesi problemini çözmeye karar verir. Ona göre orijinal Zerdüşt takvimi mevsimlerle uyum içinde olmalıdır. 1906’da Zerdüşti Fasli topluluğunu kurar. Ve bu grup, Newroz’u 21 Mart’ta kutlamaya başlar. Her 4 yılda bir Avardad-Sal-Gah denilen bir gün en son aya eklenmeye başlanır. Bu insanın, topluma bir uyum getirerek araları açık olan Şenşai ve Kadimiler’in uzlaşmalarını sağlayacağı umuluyordu. Bu durumda Zerdüştiler’in üç takvimi oluştu. Şenşai, Kadimi ve Fasli. Fasli takvimi Newroz ve Gambar festivallerinin mevsimler ve güneş yılıyla uyum içinde olduğu tek takvimdir. İran’Da bir grup Zerdüşti, Fasli hareketinden o derece etkilenmişti ki, 1930 yılında İranlı Zerdüştiler’in mevsimlere sabitleşmiş takvimi kullanmaları için bir kampanya başlattı. Davalarını kuvvetlendirmek için buna Bestani yani atadan kalma olan dediler. Bu sıralarda İran Şahı Rıza Pehlevi de 21 Mart’ta başlayan bir ulusal takvim oluşturmuştu. Takvimde aylar içinde Zerdüşt isimleri kullanılmıştır. Sonra İranlı Zerdüştiler’in büyük bir bölümü mevsimlere sabitlenmiş olan bu takvimi kullanmaya başladı. Ancak Yezd’deki Zerdüşt topluluğu bunu reddederek, Kadimi takvimini kullandı.

1992 yılının ilk bahar gününde, yani 21 Mart 1992’de her üç takvimin Roz Hormuzd’u da çakıştı. Üç takvimi kullananlar sadece 1992 yılında Newroz’u aynı gün kutladı. Bu ancak 120 yılda bir gerçekleşir.”

(Ateşe Tapmayanlar: Zerdüştiler, Sami Solmaz)