Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ateş

“Aşa’nın sembolü olan ateşin ve tanrının kutsal ışığının dinde özel bir itibarı vardır. Dua sık sık ateş önünde yapılır ve tanrıya adanan ateşler büyük tapınaklarda sürekli olarak yanar şekilde muhafaza edilir. Zerdüşt dininde bazı şeyler kutsal sayılmaktadır. Ama onlara tapılmaz.

Bunların başında ateş gelmektedir. Ateş. Aydınlığın ve iyiliğin sembolü olduğu için kutsaldır. Ancak ateşe tapılmaz. Ateş, birçok dinde önemli bir rol oynamıştır. Bazen tanrı yerine konmuş, bazen saflığı ve yenilenmeyi tanımlamış, birçok kültürde de ev ve aileyi sembolize etmiştir. Zerdüşt, ateşe yaklaşım konusunda bir reform yaratmış ve onu Ahura Mazda’nın mükemmelliğinin bir sembolü olarak kullanmıştır. Gathalarında, ateşle ilgili olarak der ki, ‘O, Ahura Mazda’nın parlak ve güçlü yaratısıdır ve tüm dieallere ve ilahi sembollere tercih edilir.’

En basit anlatımla ateş, yanan ve ışık veren bir maddedir. Tüm organik maddeleri tüketebilir ve organik olmayan birçok maddenin biçimini değiştirebilir. Yanma, şeytanın (günahların, kötü olanın) yok edilmesi, tüketilmesi ya da değiştirilmesi olarak da algılanabilir. Işık, yaşamı mümkün kılan, ısı ve enerji sağlayan ve Ahura Mazda’nın tüm yarattıklarına nüfuz edendir. Işık, göründüğü tüm biçimlerde (toprağın derinliklerinde ateşten bir madde, parıldayan güneş ya da göz kırpan yıldızlar gibi) tümüyle doğanın ve Ahura Mazda’nın temsilcisi ve sembolüdür.

Zerdüşt, Gathalarında, Yasna’da 8 kez, ateşten bahseder. (31.3, 31.19, 34.4, 43.4, 43.9, 46.7, 47.6, 51.9) Ateş, parlak, sıcak ve enerji kaynağı olarak tanımlanmıştır.

Zerdüşt’e göre ilahi ateş, gücünü Aşa’dan (gerçeklik, değişmeyen yasa) almaktadır. Doğru ve gerçek olanı ödüllendirir. Gathalarda ateşin sıfatı, Athro Aşa Aojanho yani, gerçek güçlü ateştir.

Yasna 34.4. Ateş Niyaiş’ten bir bölüm der ki: ‘Ey Ahura Mazda, biz ateş için Aşa’ya sevgi besliyoruz. Kudretli, en dayanıklı ve yürekli olan ve ilk inananlara hayat yolunda  açıkça rehberlik eden ateş için minnettarız sana. Ama, ey Ahura Mazda, yıkıcı, yok edici eğilimleri olanların şiddetinden, şerrinden alevlerin gücüyle korunmaktayız.’

Yukarıdaki pasajda, Zerdüşt der ki: ‘Athra (ateş) bize açıkça rehberlik eder. Ve iman sahibine gerçeğin yolunu, Aşa’nın yolunu kolayca bulabilmesi için yardımcı olur. Athra’nın yardımları, sadece, davranışları Aşa’yla uyum içinde olanlar, doğa kanunlarını ihlal etmeyenler içindir. Akılcı olmayanları, , tembelleri ve kötü olanları korumaz, kollamaz. Yani Athra, Ahura Mazda’nın rehberi, iyi düşünceye (Vohu Menah) sahip olanları, Aşa’yı anlayanları okurur ve aydınlatır. Ancak, Aşa’ya yükselmek için çalışanlara yardımcı olur.’

Zerdüşt, ateşi, dinin sembolü yapmıştır. Öyle bir sembol ki, asalet, yücelik, ihtişam ve saflık anlamında bu dünyada bir eşi daha yoktur. O, ateşe tapınmayı değil, doğası sonsuz ateş olan Ahura Mazda’ya ibadeti emreder. Zerdüşt dininde ateşe duyulan hayranlık, sonradan gerçeği arama arzusuna dönüşür. Ateş Niyaiş’te ateş: ‘Tava ataş puthra Ahura Mazda’, ‘Bu ateş ki Ahura Mazda’nın oğludur’ şeklinde ifade edilir.

Bu, gerçeğin babasındaki (Yasna 44.4, 47.3) mecazlara ve aynı zamanda Zerdüşt’ün, Gathalarında Ahura Mazda’yı ‘iyi düşüncenin babası’ olarak tanımlamasına benzer bir kullanımdır.

Avesta der ki, ‘Ateş, fiziksel olarak saf ve temiz olmayanı yakıp yok etmekle kalmaz, ruhsal anlamda temiz olmayanı ve tüm günahları da ortadan kaldırır.’

Ahura Mazda’nın ateşi, Aşa’dan dolayı öyle kudretlidir ki, doğru olana mutluluk, günahkar olana da büyük bir zarar getirir.’ (Yasna 43.4)

Fraşo Kereti’de, ‘Doğru ve iyi olana, ateş yoluyla tüm iyi şeyler hediye edilir ve günahlar yok edilir.’ (Yasna 51.9)

Budizm’de anlatılan yaratım hikayesine göre, Ahura Mazda 7.yaratımı gerçekleştirdiğinde, ateş diğer 6 yaratımın içlerine nüfuz etmiş ve onlara hayat vermiştir. Mutlak gerçekliği temsil eden Ameşa Spenta ve Aşa Vahista ateşin koruyucuları olup, yardımcıları ise Yazata Adar, Sroş ve Behram’dır. Ahamenian Çağı’nın hemen öncesinde, ateşe hürmet etmek amacıyla sönmeyen ateş tapınakları kabul görmekteydi. Bu tapınaklar, zafer meleğine (verethronga) adanmış olan, kıralın özel tapınma ateşleriydi. Verethronga teriminin literatürdeki anlamı düşmanı yenendir. Bu terim, Pehleviler’de Varharan olarak ve sonraları Persler’de ise Behram olarak değişmiştir.

Pehlevi tefsirlerinde, tüm ateşlerin sadece karanlık ve soğuk gibi fiziksel koşullarda değil, aynı zamanda cehalet ve diğer tüm kötü güçlerle de savaşan birer savaşı olduğu anlatılır. Yani tüm büyük ateşler cesaret ve umut ile zafere adanmıştır. Behram ateşleri, kıralların atadığı din adamları tarafından gece gündüz yanar vaziyyete tutulur. Din adamları, bu ateşleri arınma ayinlerinde büyük bir özenle yakarlar. İşte bu dönemde din adamlığı sınıfı çok güçlenmiştir. Ahamenian döneminin sonlarına doğru, Zerdüşti din adamları, mabetlerde, ateşe dönük olarak ibadeti yaygınlaştırdılar. Ateş Adaran olarak adlandırılan yeni bir ateş türü geliştirildi. Bu ateşin  derecesi, Ateş Behram’a göre daha düşüktür. Çünkü bu ateş, rahiplerin, savaşçıların, çiftçilerin ve zanaatkarların ateşiydi. Böylelikle, Behram, Adaran ve Dadgah Ateşleri ortaya çıktı.

Bir Zerdüşti, ateşe tapan değildir. Ancak ateşe duyduğu hürmetle, Ahura Mazda’nın en yakın takipçisidir. Zerdüştiler, kutsal ateşe olan bağlılıklarından önce, Ahura Mazda’nın ışık saçan gücünün var olduğuna inanırlar. Ateşe dua etmeden önce, hayatı temsil eden varlığa, Ahura Mazda’ya bağlılık yemini ederler.

Firdevsi, ölümsüz destanı Şehname’de, Zerdüştilere yakıştırılmış olan, ‘Ateşe Tapanlar’ damgasını şu sözlerle reddeder: ‘Na gui te ataş-parasta budand, parastanda a pak yazda budand’, ‘Demeyin ki, onlar Zerdüştiler ateşe tapanlardı, onlar ancak, Allah’a tek ve kutsal olana taparlar.’

Avesta 16 adet ateş tipi tarif eder: Adar Şaidan, Adar Khorek, Adar Mino Karko, Adar Farnbag, Adar Farah, Adar Guşnasp, Adar Khorda, Adar Burzen Meher, Ateş dara, Ateş Berezo-Savangh, Ateş Vohu Fryana, Ateş Urvazişta, Ateş Vazişta, Ateş Sepnişta, Ateş Nairoghanga.

Berezo Savang: Yüce fayda anlamındadır. Ateş, Ahura Mazda’nın tüm yarattıklarına ışık ve enerji veren olarak açıklanır.

Vohu Fryana: İyiyi sevmek demektir. Ateş, kadın ve erkeğin içinde olan yaşam gücüdür. Bu ateş ki her insanın içinde aşk, merhamet, doğruluk ve adalet olarak oluşan heyecan verici bir ışıktır.

Urvazişta: En sevindirici olan, anlamındadır. Bu Ateş, bitkilerin içindeki yaşama gücüdür. Dünyadaki tüm mutlulukları ve neşeyi temsil eder.

Vaziht: En hızlı olan, anlamına gelir. Aydınığın ateşidir ve yaratıcının içinde bulunan engin gücü ve hızı hatırlatır.

Spenişta: En lütufkar olan anlamındadır.Maddi dünyada kullanmakta olduğumuz ateştir. Sonsuz ışıktan gelir ve mutlak güzel, mutlak iyi olan Ahura Mazda’nın doğasında var olanı yansıtır. Avesta ateşi, çok yönlü fikirler ile insanlığı aydınlatmaktadır. Gerçeğe ulaşmanın yolu bilgi ve anlamadan geçer. Yargılama zamanı geldiğinde, sadece doğru olan ödüllendirilecektir, hilekar olan değil. Bu ateş, Aşa’nın gerektirdiklerinin yerine getirilmesi için çalışır, iyinin kötü üzerindeki son zaferinin kazanılması için.

Bir Zerdüşti için ateş birçok anlama gelir. Bunlar, ilham ateşi, aşk ateşi, doğruluk ateşi, duyguların ateşi, merhamet ateşi ve Ahura Mazda’nın tüm yarattıklarına güç veren yaşam ateşi.”

(Sami Solmaz, Ateşe Tapmayanlar: Zerdüştiler)