Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kusti Töreni

“Nirang-ı Kusti ya da kuşak tertibi, temizlik için olsun, duaya hazırlık için olsun, bir Zerdüşti’nin her zaman elleri yıkanmış olarak icra etmesi gereken bir dini ayindir. Kusti, ince bir ip olup, belin etrafından gevşek olarak üç kez sarılan, iki düğümde iki kez bağlanan ve kısa uçları arkadan asılan uzun bir iptir. Kusti 72 beyaz ve yün ipten yapılır.

Aptes töreni yapıldıktan sonra, Kusti çıkarılır. Günle birlikte güneşe-ışığa, gece ise aya bakarak durulur. Sonra Kusti iki kat halinde çiftlenir. Başparmak ilmeğin üzerinde olacak biçimde, ilmek sağ elde oluşturulur. Sol el, ipin iki bölümüne 20 cm. uzakta yatay olarak birlikte tutulur, ipin uçları sol elden gevşek bir şekilde sarkıtılır. Kusti bu şekilde tutulurken, reverans yapılır. Ahura Mazda ismi zikredilirken, öne doğru eğilip ipin yatay bölümü yukarı zdoğru kaldırılır ve alına değdirilir. Ehriman ismi zikredilirken, ip keskince aşağı ve sola doğru vurulur, diğer kötülükler zikredilirken ise sola doğru biraz daha şiddetle vurularak şu dua okunur: ‘Ahura Mazda Tanrı’dır! Ehriman’ı, av köpekleri tarafından sıkıştırılmış durumda tutar. Dileriz Ehriman, cinleriyle, büyücülerle ve günahkârlarla, zalimlerle, yanlış yapanlar ve dine karşı çıkanlarla, düşmanlarla ve cadılarla birlikte darbe alır ve yenilir. Dileriz hepsi darbe alır ve yenilir! Kötü kural koyanlar varolmasın (ya da) çok uzakta olsunlar! Düşmanlar yenilsin! Hiçbiri varolmasın (ya da) uzağa gitsin!’

Daha sonra, öne doğru eğilerek ve çiftlenmiş olan Kusti, daha önceki gibi yatay olarak yukarı kaldırılıp alına değdirilerek şu dua okunur: ‘Ey Ahura Mazda! Tüm günahlarım için tövbe ederim. Daha önce düşündüğüm, söylediğim ve yaptığım ya da benim yüzümden olan, benimle birlikte ortaya çıkan tüm kötü düşüncelerden, sözlerden ve davranışlardan, hepsinden vazgeçtim.’

Sonra, her iki elle Kusti’nin ortasına yakın, fakat olabildiğince ayrı olarak, gevşek uçlarının yere değmesini önlemek için, her bir elin altında toplayıp kısaltarak (bir çift gözlük gibi) tutulur ve duaya devam edilir.

‘Ey Ahura Mazda! Günahkar vücudum ve ruhum, ruhanî ya da duygusal günahlarım için pişmanım. İyi düşünme, iyi söz ve iyi davranışla onlardan vazgeçtim. Üç kelimeyle kendimi onlardan arındırdım.’

Sonra Avesta’dan ‘Ahura Mazda için memnuniyetle’ denir.

Reverans yapılır ve Kusti alına değdirilir.

‘Ehriman için lanetle’ derken,

İp keskince aşağı ve sola doğru vurulur.

‘En doğru ne ise onun başarısını temenni ederim! Aşa’ya şükrederim! Aşem Vohu!’

Kusti’nin ortası, son cümlesinin ilk kelimesinde, belin önüne getirilir. Cümlenin kalanı boyunca Kusti, belin etrafından iki kez geçirilir. Bu sırada eller arkada buluşur, uçlar değiştirilir ve yine öne doğru döndürülerek getirilir. Sonra Avesta’dan, ‘Doğruluğun hatırı için, doğru olan yaşamın hareketlerini ve iyi düşünceleri veren olarak, efendi bir ruh ve zavallıların koruyucusu olarak, hakimiyet Ahura Mazda’nındır’ okunurken, ilk kelimede, Kusti’nin uzun uçları önde asılarak belde gevşek bir şekilde birbirine bağlanır. Sonrasında soldan sağa bir dönüşle eller birlikte tutulur.

Sonra, Avesta’dan yine aynı bölüm okunur. Bu okumanın ilk kelimesinde, yine Kusti’nin uzun uçları gevşek bir şekilde soldan sağa  bir dönüşle birbiri etrafında örülür ve düğümün ikinci yarısı oluşturulur. Kusti’nin uzun uçları, üçüncü, üçüncü kez, önden arkaya doğru belin etrafından geçirilirken , ‘Doğruluk en iyidir...’ bölümü okunur.

Daha önceki gibi, sağdan sola dönüşle, Kusti’nin uçları belin arkasında gevşekçe birbirine örülür. Takdis kelimesine gelindiğinde ip sıkılır. Duanın kalan bölümü boyunca, daha önceki gibi soldan sağa dönüşle düğümün ikinci yarısı oluşturulurken; Humata, Hukhta, Hawaraşta (İyi Düşünce, İyi Söz, İyi Davranış) kelimeleri okunur. Bu sözler, söylendikten sonra çift düğüm tamamlanmış olur. Sonra öne doğru eğilerek ve Kusti’nin ön düğümü çift elle tutularak aşağıdaki dua okunur. ‘Ey Ahura Mazda, yardımıma gel. Kendimi ona vakfettiğimi, bir Ahura Mazda inananı, bir Zerdüşti olarak açıkça itiraf ederim. Kendimi, iyi düşünceye, iyi söze ve iyi davranışa adarım. Kendimi, saldırıların durmanısa ve silahların bırakılmasına neden olan, Aşa’ya sahip olan, varolan ve varolacak tüm dinlerin en iyisi, en büyüğü ve en güzeli Mazdayasniyan dinine adarım. Bu Mazdayasniyan dinine akdimdir.’

En son olarak, daha önceki gibi, ‘doğruluk en iyidir’ bölümü tekrar edilir, saygı ile reverans yapılır ve ayin tamamlanır. Kusti ayini icra edilirken, kişi hiçbir şekilde kımıldayamaz. Ne bir adım öne, ne arkaya, ne de sağa ve sola kımıldayamaz. Eğer kımıldarsa, yeni baştan başlamak zorundadır.”

(Ateşe Tapmayanlar: Zerdüştiler, Sami Solmaz)