Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tunguzca nasıl bir dildir?

“Tunguzca iki ana kola ayrılır. Kuzey kol daha çok Tunguzca, güney kol Mançuca olarak adlandırılır. Birkaç ağızdan oluşan Tunguzca Sibirya’da konuşulur. Mançuca ise Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında kullanılır. 16.yüzyılda yazıya kavuşmuştur. En eski yazılı anıtı 1632 yılındandır. Tunguzca, Sovyetler Birliği’ne bağlı Evenki Ulusal Bölgesi’nin resmi dilidir.

Tunguzca’nın Altay dilleri içinde kesin konumu belirlenmiş değildir. Altay dil akrabalığını savunan bilginler, Tunguzca’yı Türkçe’nin Moğolca’nın ardından en yakın akrabası sayar.

Doerfer’e göre, Altay dilleri olarak sayılan Türkçe, Moğolca, Tunguzca arasında bir kopukluk vardır. Türkçe ile Moğolca arasında ortak öğeler bulunur. Moğolca ile Tunguzca arasında ise ayrı ortak öğeler bulunur. Türkçe ile Tunguzca arasında koşutluklar yok. Açıkçası üçünü birden bağlayan ortak öğeler bulunmaz. Bu üç dili bir üçgenin köşesine yerleştirirsek, üçgenin Türkçe-Tunguzca arasındaki bağlantısı eksik kalır. Altay dilleri akrabalığına kanıt olarak gösterilen örnekler, Türkçe ile Moğolca, Moğolca ile Tunguzca arasındaki ortak söz ve eklere dayanır. Bu benzerlikler bireysel örneklerde doğrudur. Ancak,bunlar kökende ödünçlemedir. Türkçe, Moğolca ve Tunguzca gibi üç ayrı dilde 350 ortak sözcük vardır. Bunlardan 120 dolayında sözcük temel kavramlarla ilgilidir. Bu sayı yüzde beş [baskıda hata olmalı, yüzde 35 olacak, (bizim notumuz)]Altay dillerinde yalnız önemsiz vücut bölümleriyle, organlarda yakınlık görülmektedir. Sonuçta Ural Altay akrabalığı için şu iki durumdan biri geçerlidir:

1.Az kanıtla yetinip bütün bir Ural-Altay akrabalığı varsayılabilir. Çeşitli Ural dilleri ile Altay dilleri arasında birtakım ortak yanlar vardır. Sözgelimi kimi sözcüklerde benzerlikler söz konusudur. İyelik, çoğul ve çekim eklerinde kimi koşutluklar bulunur.

2.Bu diller arasında bir ödünçleme, çok eski bir kültürel akrabalık söz konusu olabilir. Bu eski kültürel ilişkinin ortak öğeleri günümüzde akrabalık kanıtı gibi gözükmektedir.

Sonuçta Ural Altay dillerinin akrabalığını savunan ya da bu akrabalığın varlığına karşı çıkan bilim adamlarının birleştikleri bir nokta vardı: Her iki koşulda bu diller, özellikle Altay dilleri birlikte ele alınmalıdır.”

(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.75)