Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Sumerler Anadolu topraklarına nereden gelmiş?

“... Bu ülkeye atalarım binlerce yıl önce göç etmişler. Nereden, neden göç ettiklerini, o zaman yazı bilmediklerinden yazamamışlar. Fakat atadan ataya söylene söylene kulağımıza gelen bazı öyküler var. Yazımız icat edilip bir hayli geliştikten sonra, meraklı saray yazıcıları ve arşivcileri, şu veya bu konuyu yazarken biraz değinmişler bunlara.

Kuzeydoğu yönündeki dağlık bir ülkeden gelmişler. Fakat bir kısmının da doğuda  Dilmun denilen bir yerden deniz yoluyla geldikleri söyleniyor. Göçlerinin nedeni de sıcak ve yağmurlu olan ülkelerinde, her nedense büyük bir kuraklığın başlamasıymış. Ne tahıl üretebilmiş, ne hayvan besleyebilmişler.

Bakmışlar ki açlık ve yoksulluktan ulusumuz yok olacak, gruplar halinde ülkelerini bırakıp çeşitli yönlere doğru göç etmeye başlamışlar.

Benim atalarımın grubu da güneye doğru inmiş. Fakat bu yolculuk hiç de öyle kolay olmamış. Geldikleri yer çok uzakmış; yolda aşılması pek zor dağlar varmış. Hayvanları, çoluk çocukları, çadırları ile yıllar sürmüş bu göçleri. Yollarda bazen yiyecek, bazen de su bulamamışlar; çeşitli hastalıklara tutulmuşlar.

Ölenler kalanlar olmuş. Nihayet güç bela bugünkü topraklarımıza ulaşmışlar. Bir de ne görsünler; iki büyük ırmak şırıl şırıl akıp duruyor, (Fırat ve Dicle b.n.) etrafları alabildiğine dümdüz bir ova. Fakat her taraf bataklık, sazlar ve kamışlarla kaplı. Bazı yerleri ise kupkuru; bu kuruluktan çatlak çatlak olmuş toprak.”

(Muazzez İlmiye Çağ, Sumerli Ludingirra, Kaynak Yayınları, 3. basım, S.14-15)