Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kur'an'da sözü edilen Süleyman'ın mabedini yapan cinleri

“Kral Süleyman mabedini yaptırırken cinlere gerekli taşlan getirip yığmalarım ve parçalamalarını söyler. Taşlar parçalanırken öyle gürültü olur ki, halk şikayet etmeye başlar. Bunun üzerine kral akıllı ve bilgili cinleri yanına çağırır ve onlara taşların gürültü çıkartılmadan nasıl kırılacağım sorar. İfrit, ‘Ey peygamber, bunu ancak Sahr cini bilir’ der. Bunun üzerine cinlere onu getirmelerini emreder. O gelince aynı soruyu sorar. Sahr, ‘Ey tanrının peygamberi, taşı kesen bir taş olduğunu biliyorum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Kartalın yuvasına git orada bulacaksın’ der. Kral hemen ‘bulun kartalın yuvasını’ der cinlere. Kartalın yuvasını bulup yavrularının üzerine bir cam fanus koyarlar. Kartal gelip onu görünce dönüp gider. İkinci günün sabahı kartal ağzında bir taşla gelip camı kırar. Süleyman bunu duyunca kuşu huzuruna getirtir ve ona bu taşı nereden bulduğunu sorar. Kartal ‘Ey peygamber! Onu batıda Samur Dağı’nda buldum’ der. Onun üzerine Süleyman o dağdan taşı getirip taşlarını kırdırtır.

Kur'an'da Sebe Suresi, ayet 14'te şöyle yazar:

Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. Bu suretle yere kapanıp öldüğü anlaşıldı.

İsrail efsanesinde bu ayeti açıklayan yeri görünce, efsanenin nasıl Kur'an'a geçtiğini göstermek amacıyla buraya aldık.

Kral Süleyman mabedin yapılması süresinde her gün gidip yapıyı izler. Fakat bir gün sonunun geldiğini anlar ve mabet bitmeden ölürse cinlerin işi bırakacağından korkar. Çünkü Süleyman'ın parmağındaki sihirli yüzük onları tutmaktadır. Onun için mabedin bir an önce bitmesini ister. O sırada mabedin bahçesinde bir ağaç büyümektedir. Ağaç ona, ‘Benden bir sopa yap, ona dayan’ der. Süleyman ağaçtan bir sopa yapıp dua edeceği zaman sopayı kullanır ve duasında ‘Tanrım benim ölümümü cinlere bildirme’ der. Tanrı duasını kabul eder. Ruhu gider ama vücudu sopaya dayalı kalır. Onu öyle görenler canlı sanırlar. O böylece bir yıl kalır. Cinler de onu anlamadan işi bitirirler. Daha önce ağacın içine girmiş bir beyaz karınca da ağacı yemektedir. Mabet bitince içinden oyulan ağaç da ağırlığa dayanamayıp kırılır ve kralın öldüğü anlaşılır.1

Daha önce de belirttiğimiz gibi, Tevrat'ta mabedin yapısında cinlerden söz yok.

Kral Süleyman'a tanrı bilgelik ve rüzgarı tutma yeteneğini vermiş (Kur’an, Enbiya Suresi, ayet 79, 81), İsa da rüzgarı tutuyor ve yönlendiriyor (İncil, Matta, Bap 8: 23). Bu da Sumer'in Adapa öyküsünü çağrıştırıyor: Bilgelik ve Su Tanrısı Enki, Eridu şehrinde, Adapa isimli bir kimseye hem bilgelik hem de rüzgarı tutma yeteneğini vermiş.”

1 Ancient Israil, c.3, s.207

(Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği, Muazzez, İlmiye Çığ, Kaynak Yayınları)