Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yedi başlı yılan

Hayır, hayır! İnsanların uydurması değil bu. Çok kişi görmüş gözüyle. Kasabada köylüleri soyup, sonra atlarını mısır tarlalarına süren macutenolar* onu görünce korkudan küçük dillerini yutmuşlar! Aman tanrım, ne görmüşler, ne görmüşler! Yedi başlı canavar yılanı görmüşler, kaktüslerin arasında kıvrım kıvrım! Tanrı bilir bunca zokiyakelerle abur cubur pis kokulu ot yığınları arasında ne ararmış ola ki böyle kan ter içinde?

Onu bulup da dal dal uzanmış birer balyoza benzeyen yedi başını fark ettiklerinde, bir daha dönmemecesine toz olmuşlar.

Azgınlıkların hırsızlıkların sonu gelmiyormuş bir türlü. Zimapan dolaylarından yeni yeni başka macutenolar gelmişler gürültülü patırtılı. Zimayan ile Tasquillo arasındaki Juarez tepesinin derin yarıklarına yerleşmişler. Derler ki, tam olarak yeri dere vardır, yedi de tümsek. Uzaktan bakınca tıpkı bir yılanı andırır görüntüsü. Evet, işte bu gelen macutenolar tepenin doruğuna çıkmışlar. Orada bulunan Asunción Kilisesinde uykuya yatmışlar. Bulundukları yerden tüm Mezquital Vadisi görülebiliyormuş.

Yiyecek bir şeyleri olmadığından bu macutenolar yamaçtan inip geyikleri avlamış, sürüleri soymuş, köylüleri iyice yoksullaştırıp bırakmış. Ama işte oracıkta çıkıvermiş koca yılan onların da karşısına. Avdan dönünce görüvermesinler mi onu ta kilisenin kapısında! Çekmişler tüfeklerini, bum! Sıkmışlar kurşunu yedi başlı yılanın yedi başına. Ama o ne? Yılan kımıldamamış bile yerinden. Bunu görünce tümü birden yüz geri dönüp kaçış o kaçış. Bir daha onları gören olmamış oralarda.

Ama bu dağlarda hep görüle gelmiş ondan sonra o yedi başlı yılan. Islak yuvasından, tıpkı bir pınardan süzülüp akan su gibi. Öyle o tepede oturup bekçilik yaparmış. Onu öldürmeyi düşünmeye bile cesaret edememiş kimse. Hele bir etseler belliymiş ne olacağı: Ya her şey kuruyup çölleşecek, ya da tepenin içinde akan yedi derenin taşmasıyla tüm dağları tepeleri sel basacak.

Aradan birçok yıllar geçmiş ama çıkan olmamış o tepeye. Bilmeyiz daha orda durur mu o yedi başlı yılan, yoksa çekip gitmiş midir başka yörelere?

(Derleyen: Antonio Trejo Martin
Bildiren    : Susana Hernández Basilio
Yöre         : Arbolero Tasquillo, Hidalgo.)
* Macuteno(s) : Meksika dilinde haydut, yok edici, soyguncu anlamına gelir.
(Meksika Masalları, Okyanus yayınları)