Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

David, Şaul ve oğullarının ölümüne dair

“David, Siklag şehrinde bulunmakta iken perişan kıyafette bir genç yanına gelerek şunları söyledi: ben büyük bir zorlukla savaş meydanından kurtulabildim. İçlerinde Şaul ve üç oğlu da olmak üzere askerlerin çoğu öldü. David büyük bir merakla Şaul’un öldüğünü nasıl öğrendiğini sordu. Bunun üzerine genç anlatmaya başladı: ‘Gilboa Dağı’nda iken Şaul’u mızrağına dayalı olarak gördüm. Beni görünce, çağırarak dedi ki, ‘Sen kimsin? Ben Amalekiler’den bir gencim, diye cevap verdim. Ruhunu teslim edebilmesi için kendisini tamamen öldürmemi rica etti. Ona yaklaşarak ricasını yerine getirdim. Sizi inandırabilmek için de başındki tacını ve kolundaki bileziği getirdim.’

David sinirlenerek bağırdı, ‘Sen, Allah’ın seçtiği birini öldürmeye nasıl cesaret edebildin? David, gencin hemen öldürülmesini emretti. David ve adamları, günlerce Şaul’un ve oğullarının arkasından ağladı. Matem işareti olarak David ve adamları elbiselerini yırttı.

Bu acı olayın hatırasına David bir ağıt yazdı. Bu ağıtta David, Şaul ve üç oğlu için hissettiği acıyı dile getirdi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.87)