Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Şaul, David’i aramaya çıkar

“Hasta olan Şaul, devlet işlerini bir tarafa bırakarak binlerce kişi topladı ve Yişay’ın oğlunu izlemeye başladı.

David ve taraftarları En-Gedi Çölü’nde bulunuyorlardı. Şaul, tesadüfen David’in içinde bulunduğu mağaraya girdi, fakat David’in içeride olduğunu bilmiyordu. David’in adamları fırsattan yararlanıp kıralı öldürmek istedi. Fakat David buna izin vermedi, yalnızca Şaul’un mantosundan bir parça kesti. Şaul mağaradan çıktıktan az sonra David çıktı ve kırala seslenerek şunları söyledi:

‘Ey Kıralım! Niye çevrende bulunan adamların sözlerine kanarak, seni öldüreceğime inanıyorsun? Bak, Allah bugün seni elime teslim etti, seni öldürebilirdim, fakat ben asla Allah’ın seçtiği bir kimseyi öldüremem. Söylediklerime inanman için işte mantondan kestiğim parça! Al, gör.

David’in bu sözlerini işiten Şaul büyük bir üzüntüye kapılarak ağladı ve onu hayatı boyunca rahatsız etmeyeceğine dair söz verdi.  Günün birinde David’in kendi yerine geçeceğine inanan Şaul, ondan diğer milletlerde olduğu gibi kıral olduktan sonra sülalesini öldürmemesini rica etti. O günlerde büyük Nebi Şemuel öldü. Bütün İsrael Oğulları arkasında ağladı ve onu doğum yeri olan Rama’ya gömdüler.

Aradan çok zaman geçmeden Şaul, David’e kötülük yapmayacağına dair vermiş olduğu sözden vazgeçti. David’in Hahila Tepesi’nde bulunduğunu bilen Şaul, adamlarını toplayarak onu aramaya çıktı.

Şaul’un kendisini tekrar izlemek üzere yola çıktığını duyan David, bir gece onun yatmakta olduğu kampa girdi, sezdirmeden Şaul’un mızrağını ve su testisini çaldı ve tepeye çıkarak bağırmaya başladı, ‘Avner, Avner! Sen, ordu komutanı, niye kıralını korumuyorsun. Bak onu öldürmeye geldiler ve işte kıralın kılıcı elimde.’

David’in sesini duyan kıral onu çağırarak dedi ki, ‘David sen misin?’

‘Evet, benim’ diye yanıt verdi David. ‘Anlamıyorum, ben sana ne kötülük yaptım ki bana rahat vermiyor, beni izliyorsun.’

‘Sana karşı günah işledim’ dedi Şaul. ‘Yanıma gel, bir şey yapmayacağıma dair seni temin ederim.’

Şaul David’i takdis ederek geri döndü ve bir daha onu özlemedi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.84)