Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

David Peliştiler’in kahramanı Golyat ile çarpışıyor

“Peliştiler’in aniden yaptıkları saldırı karşısında Şaul derha savaşa çıkıp vatanı korumayı emretti. Peliştiler’in arasından çıkan Golyat adlı bir dev adam, İsraelliler’in en kuvvetlisi ile çarpışmak istedi. Eğer İsraelliler’in adamı Golyat’ı öldürürse Peliştiler onların kölesi olacak, tersine Golyat İsraelli’yi öldürürse onlar Peliştiler’in kölesi olacaktı. Bu sözleri duyan Şaul ve bütün İsrael Oğulları çok korktu. Çünkü onlar, aralarında Golyat ile çarpışabilecek birisi olmadığını biliyorlardı. Kırk gün sabah akşam Peliştiler Golyat ile çarpışabilecek birini istedi. Şaul bu tehlikeli durumu görünce, savaşmaya çıkacak olana kızını eş olarak vereceğini ilan etti.

Bu sıralarda David ovada hayvanlarını otlatmaktaydı. Babası Yisay onu çağırarak, yanına bir miktar yiyecek erzak verdi ve bunları savaş meydanında bulunan ağabeylerine götürmesini söyledi. David savaş meydanına gelir gelmez Golyat’ın sözlerini duydu ve onun, kendi milletine yaptığı hakaretlere çok sinirlendi.

Derhal Şaul’un yanına çıktı ve ona dedi ki, ‘Ey büyük kıralım, siz hiç endişe etmeyin, ben Golyat ile savaşmaya hazırım.’

‘Sen Golyat ile savaşmak için henüz çok küçüksün’ diye cevap verdi. Şaul.

Bunun üzerine David kırala, ‘Size babamın sürülerini otlatırken başımdan geçenleri anlatayım. Herhangi bir aslan, ayı veya bir başka yırtıcı hayvan gelip sürümden bir koyunun üstüne atılmaya kalkar veya çalsaydı onu kovalar ve yaralardım. Benim üstüme atılmaya hazırlandığı anda koyunu ağzından alır ve çenelerinden tutarak onu öldürürdüm. Allah beni aslanın ağzından koruduysa, Golyat’tan da koruyacaktır.’

‘Git Golyat ile savaş, Allah seninle solacaktır.’

David eline bir sopa ve sapanıyla beş tane taş aldı. Golyat ile karşılaşmak için acele ediyordu. Golyat uzaktan David’in gelişini görünce gülmeye ve onunla alay etmeye başladı. David iyice yaklaşınca da şunları söyledi, ‘Beni köpek mi zannettin ki elinde sopa ile geliyorsun. Yaklaş da cesedini kuşlara vereyim.’

‘Sen demir elbiselerin ve silahlarına güvenerek geliyorsun. Fakat ben gökleri ve toprakları yaratan Allah’ın adına geliyorum. Allah seni elime verecektir.’

Golyat’ın yaklaştığını gören David, derhal sapanına bir taş koyarak Golyat’ın alnına doğru nişan aldı ve taşı fırlattı. Taş tam hedefine oturdu ve Golyat hemen yere yıkıldı. David vakit geçirmeden Golyat’ın kılıcı ile başını kesti. Peliştiler Golyat’ın öldüğünü görünce kaçmaya başladı. İsrael Oğulları onları Ekron Kapıları’na kadar kovaladı ve büyük bir kısmını öldürdü.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.80)