Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Şimşon’un son günleri

“Peliştiler, Şimşon’u hemen öldürmek istemediler. Onların en büyük tapınağı olan Dagon’da toplanarak düşmanlarının yenilgisini kutlamak istediler. Şimşon, Peliştiler’in kardeşleri hakkında aldıkları feci kararları işitiyor fakat elinden hiçbir şey gelmiyordu. Çünkü kör ve kuvvetsizdi. Her an ölmeyi düşünüyor, fakat önce düşmanlardan öç almak istiyordu. Nihayet Şimşon büyük bir imanla gözlerini göklere, ulu tanrıya kaldırdı ve sadece birkaç dakika için kendisine, eski kuvvetini vermesini yalvararak, ‘Ben de Peliştiler’le beraber öleyim’ dedi.

Dagon tapınağını ayakta  tutan sütunların arasında bulunan Şimşon’un saçları birden uzamaya başladı. Eski kuvvetini kazanmaya başladığını hisseden Şimşon, son bir gayretle sütunları sıktı ve tapınak büyük bir gürültüyle çöktü. Orada bulunan bütün erkekler, kadınlar ve çocuklar enkazın altında kaldı. O gün ölen Peliştiler’in sayısı, Şimşon’un bütün hayatı boyunca öldürdüğü Peliştiler’den daha çoktu. Büyük kahraman Şimşon da aralarında öldü. Şimşon’un kardeşleri cesedi aldı ve Sora ile Eştaol arasında bulunan, babası Manoah’ın mezarına gömdü.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.68)