Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Avraam’ın Hayatı

“Noah’tan sonra gelenler Tufan’ı büsbütün unuttu ve Allah’ın yolunu bırakarak her türlü putlara tapmaya başladı. Aralarından sadece bir tanesi, taşlara ve putlara tapmanın hiçbir manası olmadığını anladı. Bu çok değerli adam Avraam’dı.

Noah’tan sonraki onuncu sülalenin sonunda Tanrı, Şem ailesinden, doğru iyi ve Allah korkusu ile dolu Avraam’ı seçti. Avraam henüz küçük bir yaştan Allah’ı göklerin ve toprakların yaratıcısı olarak tanıdı.

Avraam Allah’ın emri ile, doğmuş olduğu Mezopotamya’dan ayrıldı ve yanına karısı ile yeğeni Lot’u alarak Kenaan topraklarına yaşamaya gitti. Bu memlekette Allah ona görünerek şunları söyledi:

‘Ayaklarınla bastığın bu topraklar senin ve sülalenin olacaktır.’

Avraam bu yere, Allah’ın ona göründüğü yer anlamına gelen Bet-El adını verdi ve bir kurban keserek Tanrı’ya şükranlarını sundu.

Avraam çok misafirperver bir adamdı. Evine gelenlere yemek ve yiyecek ikram eder, sonra da onlara Tanrı’nın büyüklüğünden bahsederek, onları yalnızca tek bir Allah’a inanmaya ikna ederdi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar, s.16)