Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yeoşua’nın ölümü

“Yeoşua, ölümünün yaklaştığını sezerek milletin ihtiyarlarını, kabile reislerini, hakimleri ve bütün halkı Şehem’e çağırdı. Onlara verdiği öğütlerde ve emirlerde şunları açıkladı: ‘Şu anda topraklarınızda bulunan düşmanı kovun. Asla başka tanrılara tapmayın, sadece ebedi Allah’ın yolundan yürüyün. Eğer daima Allah yolunda yürür, onun emirlerini yerine getirirseniz, o da size sonsuzluğa dek yardımcı olacak ve büyük zaferler kazanacaksınız. Sizlerden bir kişi, bin kişiyi kaçırmaya muktedir olacak. Fakat, Allah’ın yolunda yürümez, emirlerini yerine getirmezseniz, O da sizden ayrılacak ve düşmanlarınız sizi bu kutsal topraklardan atacaktır.’

Bu szöler üzerine bütün halk bir ağızdan şöyle dedi: ‘Gökleri ve toprakları yaratan Allah’a inanıp asla olnun emirlerinin dışına çıkmayacağız.’

Yeoşua, halkın bu vaatlerini yazdırdı ve Şilo’daki Mişkan’ın yakınlarında bir anıt inşa ettirdi.

Yeoşua, 110 yaşında öldü ve Efrayim Dağı yakınlarındaki Timnat-Serah adlı yere gömüldü.

Ölümünden evvel Yeoşua’nın söylediği kutsal sözle milletin kalbinde yer etti ve adı asla hafızalardan silinmedi. Yeoşu’nın ölümünden kısa bir süre sonra Koen Agadol olan Aaron’un oğlu Elazar Akoen de öldü ve Givat-Pinhas denilen yere gömüldü.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.54)