Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 



Yaakov son yıllarını Mısır’da geçirir

“Yaakov’un oğulları Kenaan’a vardıklarında, babalarına Yosef’in sağ olduğunu ve bütün Mısır’ın idareci mevkiinde bulunduğunu söylediler. Aynı zamanda Yosef’in yollamış olduğu arabaları ve armağanları gösterdiler. Bu haberi işiten Yaakov’un sevinci çok büyük oldu. Ve kendi kendine şöyle düşündü: 'Oğlum sağ olduğuna göre gidip ölmeden önce onu bir daha göreyim'. İşte bundan sonra Yaakov’un bütün ailesi Mısır’a hareket etti. Yolda Yaakov Beer-Şeva’da konaklayarak Allah’a kurban kesti. Allah Yaakov’u çağırarak, ona, 'Mısır’a gitmekten çekinme, orada seni büyük bir millet yapacağım' dedi.

Yeuda, babasının gelişini haber vermek için daha önce hareket etti. Yosef babasını karşımaya çıktı. Sarılıp öpüştükten sonra Yaakov 'Seni gördüm, artık rahat ölebilirim' dedi.

Paro’nun izniyle, İsrail Oğulları oldukça verimli ve sürüleri otlatmaya müsait olan Goşen topraklarına yerleşti. Mısırlılar çobanlardan nefret ettikleri için İbraniler onlarla aynı yerde oturmadı.

Yaakov Mısır’a geldiğinde 130 yaşında idi, orada 17 sene daha yaşadı ve 147 yaşında iken öldü. Ölmeden önce Yosef’i çağırarak kendisini Mearat – Amahpela’ya atalarının yanına gömmelerini vasiyet etti. O, yosef’in oğulları Menaşe ve Efrayim dahil bütün oğullarını takdis etti.  Yaakov öldükten sonra Mısırlı doktorlar Yaakov’u mumyaladı. Çünkü o zamanlarda Mısırlı kıralları mumyalamak âdetti. Oğulları Yaakov’u Kenaan’a götürerek Mearat – Amahpela’ya atalarının yanına gömdü ve Mısır’a döndüler.

Yaakov’un ölümünden sonra oğulları, Yosef’in kendilerinden intikam almasından korktu. Bunu gören Yosef çok üzüldü ve onlara şunları söyledi: 'Korkmayın, Tanrı sizin kötü düşüncelerinizi iyiye çevirdi. Ben daima sizin samimi kardeşiniz olacağım.'

Yosef 110 yaşındayken öldü. Ölmeden önce kardeşlerini çağırdı ve atalarının topraklarına dönecekleri zaman, kendi kemiklerini de beraberinde götürmelerini rica etti. Yosef’i de mumyaladılar ve Mısır’daki bir mezara koydular.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s. 31)