Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yosef’in Mısır’daki hayatı

“Mısırlı kervanı Yosef’i Mısır’da, firavunun büyük generallerinden biri olan Potifar’a köle olarak sattı. Yosef çok akıllı ve bilgili olduğundan kısa zamanda efendisinin sevgisini kazandı, öyle ki evin bütün idaresi ona verildi. Fakat Potifar’ın karısı çevirdiği çeşitli entrikalarla, Yosef’e iftira attı ve onun hapse atılmasına neden oldu.

Yosef hapiste de kendisini sevdirmeye muvaffak oldu. Hapishanenin idarecisi onu oranın şefi yaptı.

Suçlular arasında iki büyük devlet adamı da vardı.  Bunlardan biri firavunun şarapçısı diğeri ise yemek işleri ile uğraşandı. Bir sabah bu iki adamın çok üzgün olduğunu öğrenen Yosef, onlara niye böyle olduklarını sordu. Verdikleri, cevapta ikisinin de birer rüya görmüş olduklarını, fakat onu anlayamadıklarını söylediler. “Lütfen anlatın, ne gördünüz” diye sordu Yosef.

O zaman şarapçıbaşı anlatmaya başladı: “Ben rüyamda kendimi, elimde üç dallı bir üzüm salkımı tutarken gördüm. Dallar birdenbire üzüm doldu ve ben üzümlerden sıktığım şarabı firavunun bardağına doldurarak kendisine verdim..”

“Üç dal üç günü ifade etmektedir. Üç gün içinde firavun seni buradan çıkaracak ve seni yeniden eski görevine getirecek. Yalnız buradan çıktıktan sonra beni unutma, çünkü beni günahsız olarak buraya koydular, beni buradan kurtar.”

Sonra da yemek işlerinden sorumlu olan anlatmaya başladı: “Ben ise rüyamda üç sepet gördüm. Başımda ise çeşitli yemekler vardı ve kuşlar bunlardan yiyordu.”

“Üç sepet üç günü ifade eder. Üç güne kadar firavun seni idam ettirecek ve kuşlar da etini yiyecek.”

Bütün olaylar Yosef’in anlattığı gibi oldu.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.27)