Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Nebi Yermiyau millete Babil Kıralı’na isyan etmemelerini öğütler

“Bir fırtına sırasında gemisini kurtarmak için tayfalarına emir veren bir kaptan gibi, Nebi Yermiyau da Yeuda Devleti’nin ileri gelenlerine, çevrelerinde bulunan devletlerin sözlerine inanmamalarını öğütlüyordu. Bu arada Tsidkiyau’ya da gidiyor ve Babil Kıralı’na verdiği sözü asla bozmaması gerektiğini söylüyordu.

Öte yandan Babil sürgünleri arasında bulunan Nebi Buzi’nin oğlu Yehezkel de devamlı olarak, Allah’ın istediği saat gelene kadar, milletin ayaklanmaması gerektiğini söylüyordu.

Çevredeki bütün devletlerin kıralları Tsidkiyau ile fikir alışverişinde bulunmak için Yeruşalayim’de toplandı. O sırada sahte nebilerden biri olan Azur’un oğlu Hananya, Allah’ın evinde şunları söyledi: ‘Allah şöyle diyor, Babil kıralının kuvvetini elinden alacağım ve iki yıl zarfında Nevuhadnesar’ın almış olduğu bütün aletleri geri getireceğim.’

Babil’de bulunan diğer sahte nebiler de yakın bir zamanda Nevuhadnesar’ın kırallığının düşeceğini ve kıral Yeoyahim dahil, bütün sürgünlerin kendi topraklarına döneceklerini söylüyorlardı.

Sahte nebilerin sözlerini duyan Yermiyau, Babil’deki ihtiyarlara bunların sözlerine inanmamalarını, onların orada sadece, ‘Tanrı onlara acıyana kadar’ birkaç yıl daha kalacaklarını, sonra topraklarına döneceklerini bildirdi. Aynı zamanda orada sakin durup, bulundukları memleketin iyiliği için dua etmelerini öğütledi.

Babil’de bulunan sahte nebilerden biri olan Şemayau Anehelami adında biri, Yeruşalayim’deki Koen Gadol’a bir mektup yazarak Yermiyau’nun tutuklanmasını istedi. Bu mektup üzerine yöneticiler Yermiyau’yu yakaladı ve hapse atarak çeşitli işkenceler yaptı. Kıral Tsidkiyau ise, gizlice Yermiyau’ya fikir danışırdı. Nebi asla Babil kıralına karşı ayaklanmamalarını yoksa İsrael devleti’nin başına büyük kötülükler geleecğini söyledi. Fakat başka bir devletin boyunduruğu altında yaşamak istemeyen millet, Tsidkiyau’yu devamlı olarak isyana teşvik ediyordu.

Kırallığının sekizinci yılında Tsidkiyau Babil kıralına vergi vermeyi reddetti. Tsidkiyau’nun bu kötü hareketini öğrenen Nevuhadnesar, büyük bir orduyla Yeuda topraklarına girdi. Nevuhadnesar kalın surlarla çevrili Yeruşalayim ve diğer şehirlerin haricinde bütün memleketi ele geçirmek istiyordu. Az zaman sonra Yeruşalayim’i kuşattı ve şehrin kendiliğinden teslim olması için şehrin giriş çıkışını kapatıp dışarıyla temasını önledi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.157)