Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Nebi Yermiyau tutuklanır

“Milletin ve Koenlerin Moşe’nin dinini bıraktıklarını gören Yermiyau, milletin, kurbanlarını kesmek için Bet Amikdaş’ta toplandığı bir günde, topluluğa yaklaştı ve yüksek sesle şunları söyledi: ‘Ebedi Allah şöyle dedi: Eğer emirlerimi ve nebilerimin sesini dinlemezseniz, bu kutsal evi yıkacağım ve şehir lanetli olacak.’ (Yermiyau 26/1-8)

Yermiyau sözlerini henüz bitirmemişti ki, birden üstüne atıldılar ve halkın bir kısmı ile yalancı nebiler onu öldürmek istedi... Fakat nebi gayet sakin bir sesle, ‘Bilin ki size bütün bu söylediklerim kendi uydurmalarım değildir, fakat beni buraya, bu işittiğiniz sözleri söylemem için Tanrı yolladı’ diye cevap verdi. Devletin ileri gelenlerinden orada hazır bulunan Şafan’ın oğlu Ahikam adlı iyiliksever biri, nebiyi ölümden kurtardı, ancak büsbütün serbest bırakılmasını başaramadı. Yermiyau, milleti etkilemesin diye tutuklandı. Yermiyau hapisteyken öğrencisi Neriya’nın oğlu Baruh’u yanına çağırdı ve o güne kadar söylemiş olduğu bütün kehanetleri yazdırdı. Nebi, Baruh’a bütün yazdıklarını halkın önünde okumasını emretti. Bütün milletin Yeruşalayim’de toplanmış olduğu bir taanit (oruç) günü, Baruh, Bet Amikdaş’a geldi ve herkesin önünde yazmış olduğu Megila’yı (Eski devirlerde kullanılan tomar şeklinde ince deri) okudu. İçinde yazılı ağır sözleri dinleyenler çok korktu. Devletin ileri gelenleri megilada yazılı olan olanları derhal kırala iletti. Yeoyakim, megilanın getirilip önünde okunmasını emretti. Yeoyakim, nebi Yermiyau’nun sözlerini büyük bir sükunetle dinledi ve sonra da megilayı yaktı. Kıralın yaptıklarını haber alan Yermiyau, ikinci bir megila yazmak zorunda kaldı ve buna yeni kehanetlerini de ekledi. O, Yeoyakim’e şu haberi yolladı: Sen bir megilla yaktın... Allah Yeuda Kıralı Yeoyakim hakkında şunları söyledi: ‘Babil hükümdarı kutsal topraklara zarar verecek ve cesedin sokaklarda sürünecek.’ (Yermiyau 36/30)”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.153)