Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yeuda Kıralı Amon’un oğlu Yoşiyau

Yoşiyau tahta geçtiği zaman 8 yaşındaydı. Henüz çok küçük olduğundan, devletin büyükleri yönetimi el aldı. Bunlar küçük kıral büyüyünceye kadar başta kaldı.

Yoşiyau 16 yaşındayken devletin iyi ellerde olmadığını anlamaya başladı ve başta bulunanların hepsini uzaklaştırdı. Yoşiyau, Tsadok ve Akoen’in ailesinden Helkiyau’yu Bet Amikdaş’a Koen Gadol tayin etti. Aynı zamanda hebileri de kendine yaklaştırdı ve her zaman onlara danıştı. O; putperestliği ortadan kaldırmak için ağır kanunlar koydu ve Bet Amikdaş’ın onarılmasını emretti. Bütün bunlar kıralın halkın gözüne girmesine ve sevilmesine neden oldu.

Bildiğimiz gibi Kıral Menaşe, kendi zamanında kutsal kitapları yazan bütün bilginleri öldürtmüştü. Bu yüzden halk arasında Moşe’nin dini unutuluyordu.

Ustalar Bet Amikdaş’ı onarırken bir köşede eski bir kitap buldu. Koen Gadol Helkiyau bunun bir Sefer-Tora olduğunu görünce hemen kırala yolladı. Yoşiyau, yazıcı Şafan’ı çağırarak, bütün yazıları kendisine okumasını emretti. Yazıların içinden kıral bu acı sözleri dinledi: ‘Moşe, İsrael Oğullarına şunları söyledi, eğer Allah’ın emirlerini dinlemezseniz bilesiniz ki, kötü hastalıklar, açlık ve daha birçok şeyler başınıza gelecek. Her şeye rağmen kötü yolunuzdan yine dönmezseniz Allah sizi cezalandıracak, topraklarınıza kuvvetli ve zalim devletler gelecek, binlerce kişiyi öldürecekler, kendi topraklarınızdan yabancı yerlere kovacaklar ve bir yerden bir yere götürüleceksiniz.’

Yazar Şafan sözlerini henüz bitirmişti ki Yoşiyau büyük bir üzüntü ile elbiselerini yırttı. O sıralarda memlekette Hulda adında kutsal bir kadın yaşamaktaydı. Bu kadın, Bet Amikdaş’taki elbiselerin koruyucusu Tikva’nın oğlu Şalum’un karısıydı ve aynı zamanda nebilik yapmaktaydı. Bütün dertli insanlar, Allah’tan yardım istemek için ona koşardı.

Yoşiyau, İsrael Oğulları’nın akıbetini öğrenmek için Hulda’ya elçiler yolladı. Ancak adamların getirdiği haberler kıralı teselli etmekten çok uzak ağır sözlerdi.

Hulda şunları söylemişti: ‘Allah, Yeuda topraklarına büyük kötülükler getirecek, fakat bunlar kıral Yoşiyau zamanında olmayacak, çünkü o iyi bir kıraldır.’

Yoşiyau, halkı etkileyip, onları doğru yola döndürmeye çalıştı ve felaketler gelmeden evvel kötü işleri bırakmalarını öğütledi. Ulu Tanrı merhametli ve iyi olduğundan belki kötü kararından geri dönerdi. Kıral, milletin Bet Amikdaş’ta toplanmasını emretti. Toplananlar arasında ihtiyarlar, devletin ileri gelenleri ve bütün Yeruşalayim Halkı hazır bulunuyordu. Bu büyük topluluğun önünde Devarim kitabının bütünü okundu ve Yoşiyau orada hazır bulunan herkese dinde yazılı olan bütün emirlerini yapacaklarına dair yemin ettirdi. Aynı günde Yoşiyau, Bet Amikdaş’ta putlara getirilmiş olan bütün aletleri dışarı çıkarıp yaktırdı ve küllerini Kidron Nehri’ne attırdı. Baal putunun da yalancı nebileri yok edildi ve bütün büyücüler memleketten kovuldu.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.146)