Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hezkiyau Aşur Kıralı Sanheriv ile savaşır

“Ahaz zamanından beri Yeuda Halkı Aşur Kıralına devamlı olarak vergi veriyordu. Hezkiyau, kırallığının on dördüncü yılında vergi vermeyi reddetti. Bu sıralarda Sanheriv, Aşur kıralı olmuştu. Bu yeni kıralın bütün isteği Mısır ve Yeuda topraklarına sahip olmaktı. Sanheriv, Mısır’a giderken Yeuda topraklarından geçti ve birçok şehri ele geçirdi. Bu arada Yeruşalayim’i de elde etmek için, oraya bir ordu yolladı. Aşur ordusunun komutanı Hezkiyau’ya bir haberci yollayarak ona şunları söyledi: ‘Teslim ol. Çünkü hiçbir şekilde elimden kurtulamazsın. Eğer Mısır kıralına dayanırsan bir kamışa dayanmış olursun. Eğer Allahına güveniyorsan, o sana, kurtulman için ne yapabilir ki?’

Aşur komutanının bu sözlerini duyan Hezkiyau, 10 kabilenin acı sonlarını hatırladı ve asla teslim olmamaya karar verdi. Hezkiyau büyük bir eziklik içinde Bet Amikdaş’a gitti ve Allah’a dua ederek şunları söyledi: ‘Ey ulu Tanrım, göklerin ve toprakların yaratıcısı, Aşur kıralının gururunu görüyorsun, onun büyük kuvvetinden bizleri kurtar ki, bütün dünya yalnız senin sahici Allah olduğunu anlasın.’

Nebi Yeşayau, kırala haber yollayarak korkmamasını, Allah’ın duasını kabul ettiğini bildirdi. Bu arada, o gece Allah bir meleğini Sanheriv’in kampına yolladı ve orada 185 bin kişinin ölmesine sebep oldu. Sabahına Sanheriv büyük bir utançla topraklarına dönmek zorunda kaldı. Böylece Yeuda Halkı Aşur kırallarına vergi vermekten kurtuldu. Yeuda Devleti, Aşurlular’ın elinden kurtulduktan sonra Hezkiyau hastalandı.  Nebi Yeşayau ona öleceğini bildirdi. Fakat Hezkiyau, ömrünü uzatması için Allah’a yalvardı. Bu kez nebi Yeşayau, kırala Allah’ın duasını kabul ettiğini ve yakında iyileşeceğini bildirdi. Üç yıl sonra Hezkiyau’nun bir oğlu oldu ve ona Menaşe adını verdi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.142)