Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İsrael Kıralı Gedi’nin oğlu Menahem

“Tirsalı Gedi’nin oğlu Menahem, milletin sempatisini toplayamadı. Tifsah şehrinde oturanlar Menahem’in kırallığını kesin olarak reddetti. Onların, şehrin kapısını kendisine açmamalarından dolayı Menahem, büyük bir kızgınlıkla şehre zorla girdi. Şehrin bütün sakinlerini öldürdükten sonra Tifsah ile Tirsa arasında bulunan bütün şehirleri mahvetti ve kırallık mevkiini almak için Şomron’a döndü.

O zamanlarda yörenin en güçlü devleti Aşur (Asur) Kırallığıydı. Bu devlet Hidekel (Dicle) ve Perat (Fırat) topraklarında bulunuyordu ve başkenti Nineve (Ninova) idi. Hemen hemen bütün Asya kıtasına yayılmış bulunan Aşurlular’ın niyeti Şomron’daki kırallığı tamamen ortadan kaldırmaktı. İsrael Devleti’nin böyle karışık bir zamanda Aşur Kıralı Pul, büyük bir orduyla savaşa girdi. Aşur Ordusu İsrael topraklarına Yarden’in doğusunda bulunan Gilad şehrinden girdi ve orada büyük zararlarda bulunarak halkın büyük bir kısmını sürgüne yolladı. Düşman ordusu Yarden’i geçtikten sonra, bütün İsrael’e yayıldı ve Şomron’un kapılarına dayandı. Halkın büyük bir kısmının kendisini tutmadığını bilen ve düşmanın bütün İsrael’e yayılmış olduğunu gören Menahem, kuvvet zoruyla halktan aldığı büyük bir miktar altın ve gümüşü Aşur Kıralı Pul’a vermek zorunda kaldı. Bu hareketin sonucunda İsrael Oğulları Aşur devletine vergi vermek zorunda kaldı.

Menahem, Aşurlular’la bir barış anlaşması imzaladı ve bu arada onların yardımıyla da kendisine karşı olanları hapse attırdı. Menahem, İsrael’de 10 yıl kıral kaldı ve 3164 yılında öldü. Yerine oğlu Pekahya tahta geçti.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.135)