Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yeuda Kraliçesi Ahazyau’nun annesi Atalyau

“Ahazyau’nun ölümünden sonra, biricik oğlunun öldürüldüğünü gören annesi Atalyau, tahta geçti. Sarayında bulunan yabancı devletlerin ordularına bütün torunlarını ve David’in sülalesinden kalanları öldürttü. O, milleti Baal putlarına tapmaya zorladı ve böylece Yeruşalayim şehrini, her türlü pislikle kirletmiş oldu. Ahazyau’nun kız kardeşi ve aynı zamanda Koen Gadol’ün karısı olan Yeoşeva, Ahazyau’nun en küçük oğlu olan Yoaş’ı kurtarmaya muvaffak oldu. Bu küçük prens, Bet Amikdaş’ta altı yıl saklanmaya muvaffak oldu. Yedinci yılın Şavuot Bayramı’nda Koen Gadol Yeoyada , Atalyau’dan nefret eden herkesi Bet Amikdaş’ta topladı. Bunların arasında birçok asker, kumandan ve devletin ileri gelenleri bulunuyordu. Yeoyada, Yoaş’ı bu topluluğun önüne getirdi, başına yağ döktü, tacı koydu ve eline kutsal Tevrat kitabını verdi. O toplulukta bulunan herkes, hep bir ağızdan ‘yaşasın kıral’ diye bağırdı.

Sokaklar insan doluydu ve herkes ‘yaşasın kıral’ diye bağırarak Bet Amikdaş’a koşuyordu. Sokaklardaki müthiş gürültü Atalyau’nun kulaklarına gelince büyük bir süratle Bet Amikdaş’a geldi. Tahtta bir gencin oturduğunu gören Atalyau elbiselerini yırttı ve ağlamaya başladı. Askerler onu derhal yakaladı ve Bet Amikdaş’ın dışında öldürdü.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.127)