Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Suriye ile İsrael arasındaki savaş

"Hiçbir şekilde İsrael'e rahat yüzü göstermeyen Suriyeliler, Yeoram'ın kırallığının  on günlerinde, başkent Şomron'a saldırdı. Bu sıralarda memleketta feci bir kıtlık hüküm sürmekteydi. O kadar ki, iki kadın, öz çocuklarını bile yemeğe karar verdi. Fakat kadınlardan bir tanesi çocuğunu yedikten sonra, diğeri kendi çocuğunu yemeyi reddetti ve kıral tarafından, sözünü tutmadığı için hüküm giydi. Durumun bu kadar feci olduğunu gören Yeoram, yas işareti olrak elbiselerini yırttı. Milletin acısından çok etkilenen Yeoram, bu kötü zamanda Allah'a dua etmediği için nebi Elişa'yı katillikle suçladı ve sinirli bir zamanında, ondan öç alacağına Allah'ın adına yemin etti. Vakit kaybetmeden bir adamını, öldürsün diye nebinin evine yolladı. Elişa ise gülerek adamlarına 'Katilin oğlunun, başımı almaya geldiğini görüyor musunuz' diye sordu.

Elişa henüz sözünü bitirmemişti ki Yeoram ve iki adamı kapıda göründü.Ancak Yeoram bu cinayeti işleyeme cesaretini bulamayarak, kötü fikrinden vazgeçti venebiye kendilerine yardımcı olmalarını rica etti. O zaman, Elişa, Yeoram'a Allah'ın ertesi gün memlekete bolluk getireceğini müjdeledi.Suriye Ordusu'nun içinde olan bir anlaşmazlıktan dolayı, askerler bütün mal ve erzaklarını bırakarak Şomron'dan kaçtı. Böylece İsrael Oğulları kurtuldu. Kıtlık ortadan kalktıktan sonradır ki kıral, nebiye saygı duymaya ve onun büyüklüğünü anlamaya başladı."

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.122)