Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Elişau, İsrael Kıralı Yeoram ile karşılaşır

“Yeoram, Yeoşafat ve Edom Kıralı’nın Moaviler’e karşı savaşa çıktığını öğrenen Elişa, yolda onlara refakat etti. Niyeti, kötü hareketinden dolayı Yeoram’a öğüt vermekti. Moav Devleti’nin yakınına gelinceye kadar, Elişa onlara refakat etti. Ancak konakladıkları yerde askerler arasında bir su sıkıntısı baş gösterdi.  Hemen hemen bütün askerler susuzluktan ölmek üzere idi. Bu kötü anlarda Yeoşafat Allah’ı hatırladı ve oralarda bir nebi bulunup bulunmadığını soruşturmaya başladı. Askerler kırala Eliyau’nun öğrencisi Elişa’nın aralarında bulunduğunu haber verdi. Büyük bir eziklik içinde Kıral Yeoram, yeni nebinin karşısına çıktı ve Allah’a dua edip su göndermesini ondan rica etti.

Bunun üzerine Elişa: ‘Benimle ne işin var? Sen anne ve babanın nebilerine git ve onlardan merhamet dilen’, diye yanıt verdi.

Yeoram, nebiden, kendisi ile olan anlaşmazlığı bir yana atıp, bu kötü anda Allah’tan yardım istemesini tekrar rica etti. Elişa da ‘Eğer aranızda duası kabul edilebilecek olan Yeoşafat olmasaydı, ne cevap verir ne de yüzünüze bakardım’ diye konuştu.

Elişa’nın Allah’a duası ve rüzgar ve yağmur olmaksızın, topraklar su ile doldu, bütün millet içti ve Allah’a dua etti.

Üç kıralın kendilerine doğru geldiğini duyan Moaviler, topraklarının sınırlarında ordularını hazırladı. Fakat Yeuda ve İsrael kıralları onları yenmeyi başardı ve taş üstünde taş bırakmadı. Moaviler’in Kıralı Meşa, 700 kişilik bir kuvvetle, İsrael ve Yeuda kıralları ile birleştiği için Edom Kıralı’nı izledi. Ancak Meşa ona yetişmeye muvaffak olamadı. Savaşı kaybettiğine sinirlenen Meşa hıncını kendi öz oğlundan aldı ve onu şehrin kapısında ‘Savaş Tanrısı’na kurban ederek yaktı. Bu kötü olayı haber alan İsrael Oğulları, Moav’dan uzaklaştı ve evlerine döndü.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.118)