Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Navot’un bağı

“İzevel’in başka bir cinayeti, Eliyau ile Ahav’ı tekrar karşı karşıya getirdi. Yizreel’de, Ahav’ın sarayına çok yakın bir yerde Navot adlı birinin bağı vardı. Sarayına bir bahçe yapmak isteyen Ahav, Navot’tan bağı satmasını istedi. Ancak Navot bunu reddetti, çünkü atalarından kalmış, dolayısıyla manevi değeri çok büyüktü. Bu cevap Ahav’ı çok üzdü. Fakat zalim kıraliçe İzevel, kırala üzülmemesini, çünük bağı ele geçirmeyi başarabileceğini söyledi.

Harekete geçen İzevel, kıralın adına yazılan ve mühürlenen birtakım mektupları hakimlere yolladı. Mektuplarda, Allah’ın adını ihlal ettiği ve kırala karşı geldiği için Navot’un ölüme mahkum edilmesi gerektiği yazılıydı. Bu deliller üzerine Navot ölüme mahkum edildi. Ahav ve İzevel de Navot’un, şehrin dışına kadar sürüklenip taşlarla öldürülmesini ve etinin köpeklere yedirilmesini emrettiler. Navot’un ölümünden sonra da Ahav bağa sahip oldu ve bahçeyi yaptırdı.

Bu cinayeti öğrenen Eliyau, alelacele kıralın karşısına çıktı. O sırada kıral, Navot’un bağında bulunmaktaydı. Nebi kırala şunları söyledi:

‘Sen katil ve hırsız değil misin? Allah’ın senin hakkında söylediklerini söyleyeyim. Navot’a yapıldığı gibi, senin de kanını köpekler emecek.’

‘Bana düşman buldun mu’ diye hiddetle sordu kıral.

‘Evet buldum’, diye yanıtladı nebi. Günahlarınla Allah’ı kızdırdığın için, Yarovam’a yaptığı gibi senin de evini, soyunu mahvedecek ve Yizreel surları yakınlarında, köpekler karın İzevel’in etlerini yiyecek.

Ahav, Nebi’nin bu ağır sözlerini duyunca, elbiselerini yırttı, ağlamaya başladı ve günahlarının affı için oruç tutup dua etmeye başladı.

O günden sonra da Ahav ile Eliyau hiç görüşmedi.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.113)