Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Eliyau ile Ahav’ın karşılaşması

“İsrael Devleti’nde açlık o kadar korkunçtu ki, ne insanlar ne de hayvanlar için yiyecek bir lokma vardı. Bu yüzden Ahav, bizzat yiyecek aramaya çıktı, diğer taraftan da evnin kahyası Ovadya’yı da ot toplamaya yolladı. Allah’a sonsuz bir bağlılığı olan Ovadya, dürüst ve iyiliksever bir adamdı. İzevel’in aramakta olduğu bir sırada, yüz kadar nebiyi mağaralarda saklamış ve onları beslemişti. Ovadya yolda iken Eliyau Anavi ile karşılaştı ve onu İsrael topraklarında görmekten büyük bir telaşa kapıldı. Çünkü onun yaptığı büyük bir cesaret işiydi. Fakat nebinin ‘Git, Eliyau’nun burada olduğunu kıralına söyle’ demesiyle şaşkınlığı daha da arttı.

Ovadya zaman kaybetmeden kıralın yanına gitti ve nebinin sözlerini ona iletti.

Nebinin karşısına çıkan Ahav ona şunları söyledi: ‘İsrael Devleti’nin başına bunca kötülüğü getiren sen, burada mısın?’

Eliyau, ciddi ve cesaret dolu bir sesle cevap verdi:

‘İsrael halkı’nın başına bunca felaketi getiren ben değil, fakat sen ve ailendir. Bütün olanlara sebep sizsiniz. Sadece Allah’ı ve emirlerini bırakıp, putlara taptığımız için geldi bunlar başınıza. Eğer şimdi, açlığın sona ermesini, yağmur yağmasını istiyorsanız, Baal ve Aşera adlı putun önünde çalışan 85 nebiyi ve bütün halkı Karmel Dağı’nda topla.

Ahav, istememesine rağmen, nebinin emirlerini yerine getirmek zorunda kaldı.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.110)