Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Eliyau, Kıral Ahav’ın önünde

“Günün birinde Eliyau, Kıral Ahav’ın önüne çıktı ve kötü hareketlerinden dönmediği müddetçe İsrael Devleti’nde ne yağmur ne de çiğ olacağını ve büyük bir kıtlığın başlayacağına dair, Allah’ın adı ile yemin etti. Eliyau, bu ağır sözleri başkent Şomron’da, İzevel’den korkmadan söyledi. Çünkü kalbi Allah aşkıyla yanıyordu.

Olaylar Nebi Eliyau’nun söylemiş olduğu gibi gelişti. Memlekette korkunç bir başladı. Ancak Eliyau şehirden kaçmak zorunda kaldı. Zira Kıral ve kıraliçe onu öldürmek için arıyordu. O, yarden yakınlarında olan, Nahal Kerit adlı bir nehrin dolaylarında saklandı. Kitab-ı Mukaddes bize, kargaların ona her gün ekmek ve et getirdiklerini anlatır. Eliyau, buradan Tsorfat şehrine geçti. Bu şehirde, bir ölçü buğday ve yağ dolu bir testiden başka hiçbir şeyi olmayan bir dulun evinde yaşadı. Nebi, bu kadını takdisle, ununun ve testisindeki yağın tükenmemesini sağladı. Dulun oğlunun da ölmek üzere olduğu bir anda Allah’a dua etti ve onu tekrar hayata kavuşturdu.”

(İbraniler’in Öyküsü, Rabbi Nisim Behar,s.109)