Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Macarlar Türk kökenli midir?

“Hunlar’ın dramatik evreler bakımından Avrupa’daki zengin rolü sadece tek bir yüzyılı (M.S. 370-470) kapsamış, dehşetli akınlarının hatırası ise asırlarca sonra bile Bizanslı ve Batılı kronik yazarlarının zihnini meşgul etmiştir. 6. yy. ortasında yeni bir göçebe kavim olan Avarlar eski İskitya’dan Avrupa’ya ulaştıklarında, batılı keşişlerin onlara Hun adını yakıştırmaları işte bu yüzdendir. Fakat yine aradan üç asır geçtikten sonra 9. yy.da Avar İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından Doğu Avrupa’da görünen Macarlar’ı da Hun diye adlandırmışlardır. Bunun da ardından bir buçuk yüz yıl geçtikten sonra, bir zamanların göçebe Macarlar’ı Hıristiyanlığı kabul edip oğulları arasından pek çoğu keşiş çuhasını giydiği zaman, batılı keşişlerin, Macarlar’ın da İskityalı veya tıpkı bizde geçen asırda sıkça söylendiği gibi “Sityalı” Hunlar olduğu şeklindeki görüşleri, uzun süre Macaristan’da da kabul görmüştür.

Bu şekilde Macarlar’ın yurt tutuşu, Attilanınki'nden ve Avarlarınki'nden sonra gerçekte Hunlar’ın Avrupa’daki üçüncü yurt tutuşu oluyordu. 16. yy. Boyunca Macarlar’ın ve Urallar bölgesindeki Vogullar’ın ve Ostyaklar’ın dil bakımından akrabalığı aydınlatılmış ve 18. yüzyıl sonunda dilcilerimiz kuvvetli ve kesin bir biçimde Fin-Ugor dil ailesinin çeşitli dallarının ortak kökenini, bazı dalların birbiriyle olan ilişkisini, detaylarına da inerek ispat etmiştir. Buna rağmen Macaristan’da 19. yy. sonunda bile, Macarlar’ın atalarının İskitya Hunları’ndan geldikleri şeklindeki görüş kendini kabul ettirebilmiş ve çoğu kimse daha yüzyıl dönemecinde bile, Macarlar’ın Hun kökenli olduğunu söyleyen ortaçağ hipotezinde bilimsel bakımdan geçerli faktör aramıştır.

Kaynaklarımızın tanıklığına göre, Volga civarındaki koruluk bozkırda yaşayan Macarlar, Hunlar’ın batıya doğru olan hareketinde yer almamıştır, açık bozkıra yaptıkları göç demek ki M.S 370’de henüz vuku bulmamıştı. Buna karşılık Macarlar, doğrudan doğruya Hun İmparatorluğu’nun çöküşünden (M.S 463 sıraları) sonra Avrupa’ya ulaşan Onogurlar’la bir tür ilişkiye girmişlerdir. Bu sonuca, Macarlar’ın birçok Avrupa kavminin dilinde de Onogurlar’ın adını taşımalarından varabiliriz. Onogurlar’ın ve diğer Ogur kavimlerinin Avrupa’ya gelmesi, step tarihinde yeni bir sayfa açmıştır. Böylelikle beş yüz yıldan fazla süren Hun tarihi Asya ve Avrupa’da kesin olarak kapanmıştır.”

(Karoly Czegledy, Bozkır Kavimlerinin Doğu’dan Batı’ya Göçleri S.15-16)