Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Pegasos bir Luvi tanrısı mı?
Is Pegasus a Luwian God?

Özet

Pegasos Helen mitolojisinin kanatlı atıdır. Söylenceler onunla ilgili birçok öyküler anlatır. Helenler’in baş tanrısı Zeus’un şimşeğini taşıdığına inanılıyordu. Diğer yandan Anadolu’nun en eski halklarından Luviler’in en yüce tanrısı olan Fırtına Tanrısı Tarunt’un yıldırım ve atlarla ilgili olduğu biliniyor. Bu tanrının yerel bir türevi olan Fırtına Tanrısı/Tarunt piaššašši’nin zaman içinde Hitit Devlet dinine katıldığı görülüyor. Bilginler Luvice “piaššašši” sözcüğünün “yıldırım/şimşek” anlamına geldiğini belirtiyor. Bu veriler ve “piaššašši” ile Helence “Pegasos”’un, Latince’de “Pegasus’un”, sessel benzerliği Pegasos’un bir Luvi tanrısına olan inançtan türediğine işaret ediyor. 

Abstract

Pegasos is the winged horse of the Helen mythology. The myths tell many stories about it. It was belived that it carried the thunderbolt of Zeus who was the chief god of the gods of the ancient Greeks. On the other hand it is known that Luwian Storm God Tarḫunt related with thunderbolt and horses. Tarḫunt was the supreme god of Luwians  who were the one of the oldest peoples of Anatolia. His local derivation, Storm God piḫaššašši was joined in time with the gods of Hittite State religion. The linguists claim that “piḫaššašši” word may mean tuhderbolt/lightining in Luwian language. This data and the vocal similarity of  “piḫaššašši” and “pegasos” in Greek, “pegasus” in Latin, may point out that it was the derivation of this Luwian god.

                                              ***

Helen mitolojisinde önemli bir yere sahip olan ve ilginç kimliğinden günümüzde de etkilenilen Pegasos’un kökü büyük olasılıkla eski Anadolu geleneğinden

gelir. Kanatlı bir at olarak tanımlanan Pegasos, yıllar içinde kavramı evrimleşmiş bir Luvi tanrısının Helen kültürüne öykülerle yansımış biçimi olmalıdır. 

Batı Anadolu’da Ege Denizi kıyısındaki Kyme (Aliağa-İzmir) kökenli bir ailenin çocuğu olan ve İ.Ö.7.yüzyılda yaşadığı düşünülen Hesiodos Helen tanrılarını

bize ilk tanıtan yazardır. Hesiodos Theogonia (Tanrıların Doğuşu) adlı yapıtında Pegasos’un (Πήγασος), Zeus’un kardeşi ve denizlerin tanrısı Poseidon ile

güzel Medusa’nın çocuğu olduğunu anlatır. Elinde dirgen ya da yabaya benzer bir alet taşıyan Poseidon Medusa ile bir at ya da bir kuş kılığında ilişkiye

girmiştir[1]. Poseidon’nun yeğeni ve aynı zamanda rakibi olan, Zeus kızı Tanrıça Athena amcasının sevgilisini, genç ve güzel bir kız olan ölümlü Medusa’yı

saçları zehirli yılanlar olan ve bakanın taş kesildiği korkunç bir varlığa (Gorgon) dönüştürür[2].


Poseidon ve yabası

Athena bununla da yetinmez ve Helen kahramanı Perseus’u Medusa’yı öldürmekle görevlendirir. Perseus Medusa’nın başını kılıcıyla kesince yere Medusa’nın çocukları Khrysoar (Altın kılıç) ve at biçiminde Pegasus saçılır[3].

Alman bilgin H.G.Guterbock (1948), Hesiodos’un Theogonia’yı oluştururken Hurri-Hitit kökenli Kummarbi ve devamı Ulli-Kummi, Babil kökenli Enuma Eliş söylencelerinden etkilendiği vurgular[4].

Hititolog Prof. Trevor Bryce da (2002) Kumarbi destanıyla Theogonia arasındaki benzerliğe işaret eder[5].

Karasal bir tanrı olmayan Poseidon’un elinde tarlalarda kullanılan sivri ve çok uçlu, yabaya benzeyen bir alet taşıması ilginçtir. İ.Ö.2.binyıl Anadolu/Luvi

Hiyeroglifleri’nde Fırtına Tanrısı’nı, Luviler’de Tarḫunt’u belirten “yıldırım” ya da “ işaretine benzerliği dikkat çekicidir. Bu işaretin bir ışık demetini

belirtiyor olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Anadolulu Tarunt Helenler’de Tarkondemos, Etrüskler’de Tarkhon (Zeus ise Tin) olarak biliniyor[6]. Etrüskler’in Anadolu ile ilişkisi uzun yıllardır tartışılıyor

[7]. En büyük kahramanları Tarkon ve önemli kentleri Tarquinia’nın adı da Luviler’in en büyük tanrısı, Fırtına Tanrısı Tarunt’la ilişkili olmalıdır[8].

Ayrıca Hıristiyan görsellerinde “şeytan”ın elinde bir yaba ile (devil’s fork) betimlendiği dikkate alındığında, Anadolu/Luvi kökenli olduğu söylenebilecek

inançların ardından gelen kültürleri ilginç bir biçimde etkilediği sezilebilir. Bu yaklaşım Anadolu kültürünün sürekliliğini gösteren bir başka önemli kanıtıdır.

Bu bağlamda Helenler’in kanatlı atı Pegasos’un İ.Ö.2.binyıl Luvi inancındaki Yıldırımın/Şimşeğin Fırtına Tanrısı’nın türevi olduğu yaklaşımı önemli belirtilere sahiptir.

İ.Ö.2.binyılda Luviler’in Fırtına Tanrısı Tarunt ile bu dönemde onlarla komşu, Güneydoğu Anadolu topraklarında yaşayan halklardan urriler’in Fırtına Tanrısı Teššub karşılaştırılırken ilginç bir nokta dikkati çeker.


Pegasos

Hurriler’in Fırtına Tanrısı Teššub’un arabası Šeri ve urri adlı boğalar tarafından çekilirken Luviler’in Fırtına Tanrısı’nın atlarla çekilen arabası vardı. Volkert

Haas’ın belirttiği gibi, tanrıların atlarla birlikte görünmesi Kappadokia ve Güneydoğu Anadolu’da odaklanmaktadır. Bu, daha doğuda, Mittani-Aryanlar’da da

yaşayan genel Hint-Avrupa mirasının yansıması olabilir[9].

Manfred Hutter’a göre Tarḫunt’un atlarla olan bağlantısı onu diğer Anadolu halklarının Fırtına Tanrıları’ndan ayıran merkezi önemde bir işarettir[10].

Batı Anadolulu, Arzawalı bir Luvi olan ayin uzmanı Uḫḫamuwa’nın vebaya karşı yaptığı bir büyüde, Fırtına Tanrısı’nın atlarının beslenmesi ve at arabasının

aksamının yağlanmasından söz edilir: “Fırtına Tanrısı ancak böyle Hatti (Hitit) Ülkesi’nin dostu olacaktır”[11]. Fırtına Tanrısı’nın atları değerlidir!

M.Hutter’a göre; Tarunt’un atlarla olan bu bağlantısı, Helen yazar Hesiodos’un anlattığı kanatlı at şeklindeki Pegasos’un Luviler’in Fırtına Tanrısı’nın yansıması olduğunu gösterir[12].

Hesiodos, Helen tanrılarını anlattığı Theogonia’da (Hesiodos-Theogonai 281-285 vd) Pegasos’un, göklerin tanrısı büyük Zeus’un yıldırım ve şimşeğini taşıdığını söylerken[13], Pegasos’un yıldırım ve şimşekle ilgisini şöyle anlatır:

 

 

Bu söyleyiş Arza Erhat’ın aktarımıyla şöyledir:

Pegasos bırakıp duvarlar anası toprağı

havalandı gitti göklere doğru

Zeus’un sarayında oturur şimdi

şimşekle yıldırım taşıyıp onun adına[15]

 

Luvi dünyasının baş tanrısı, “Fırtına Tanrısı”, “Gök Tanrı” olarak da anılabilecek Tarunt’un atlarla ve yıldırım/şimşekle bağı açıktır.

Bunun yanı sıra, özel ya da yerel bir Luvi tanrısı olan “Fırtına Tanrısı/Tarunt piaššašši” Luvi ve Hitit dünyasında tapınılan Büyük Tarunt’un bir başka biçimidir. Bu tanrının Hitit Devlet dininde yükselişi, Hitit dünyasında yaygınlaşması Anadolu inancında yeni açılımlar getirecektir.  “Şimşeğin/Yıldırımın Fırtına Tanrısı” olarak anılabilecek olan “Tarunt piaššašši” Anadolu’da Fırtına Tanrısı’nın yerel biçimleri içinde en önemli olanlarında biri haline gelir.

Luviler’in “Fırtına Tanrısı’na sıfat olarak koydukları piaššašši” sözcüğünün çivi yazılı Luvice’deki piaši/piatta-sözcüğünden türediği anlaşılabilir ve Helence Pegasos ismiyle bağlantılı görülebilir[16].

“piaššašši” açıkça Luvi dilinde bir sözcüktür.

İyelik, aidiyet bildiren“-ašši” soneki de kesinlikle Luvice’dir.[17]

Luvi dilinde:

“*pia= parlaklık (luminosity), görkem; güç (luminosity, splendor; might)

*piašša/i= ışık saçan; yıldırım/şimşek anlamında (lumnious, lightining)

*piatta= görkem; güç (splendor; might)”dır.[18]

 

Başlangıçta Anadolu’da, büyük olasılıkla yerel bir Luvi Tanrısı olarak tapım gören “yıldırımın ve gök gürültüsünün tanrısı Fırtına Tanrısı piaššašši”yi büyük Hitit Kralı II.Muwattalli (İ.Ö.1295-1272) kendi kişisel tanrısı yapar ve “O”nun Hititler tarafından da tapım görmesine yol açar[19].

Bir Tunç Çağı Devleti olan Hitit Krallığı’nın yıkılışından yaklaşık bir yüzyıl önce Kral II.Muwatalli’nin,  temel doğal güçlerin Anadolu’daki büyük tanrısı Fırtına Tanrısı’nın farklı bir biçimi olan bir Luvi tanrısı Tarunt piaššašši’yi Hitit tanrılar topluluğunun arasına katmasının birçok yönü olabilir.

Kayıtlarda “Yıldırımın/Şimşeğin Fırtına Tanrısı piaššašši”nin Hitit Devlet dininde daha önceleri de var olduğuna ilişkin hiçbir bilgi yoktur.

 “O”, II.Muwatalli’nin kişisel tanrısıdır ve Trevor Bryce’a göre diğer tanrılarla Kral arasında aracılık yapar[20]. Bu tanrı Luvi inancından alınmış, çok tanrılı

Hitit inancına eklenmiştir.

İsrailli bilim adamı Prof.Itamar Singer’ın Hititçe’den okuduğu ve çevirisinde bulunduğu “KUB 6.45 iii 25-31” no’lu çivi yazılı tablette bu durum açıkça görülür:

25       EGIR-ŠÚ-ma LUGAL-uš ki-iš-ša-an me-ma dU pí-a-aš-ša-aš-ši-iš

(65)     EGIR-an-da LUGAL-uš ki-iš-ša-an me-ma dU pí-a-aš-ša-aš-ši-iš

26       EN-IA DUMU.LÚ.U-aš  e-šu-un A-BU-IA-ma  A-NA DUTU    URUTÚL-na

(66)    EN-IA DUMU.LÚ.U-aš  e-šu-un A-BU-IA-ma (67) A-NA DUTU URUA-ri-  in-na

27       Ú  A-NA DINGIRMEŠ u-u-ma-an-da-aš LUSANGA e-e[š]-ta

(67)    Ú A-NA DINGIRMEŠ u-u-ma-da-aš (68) LUSANGA e-[š]-ta

28      nu-mu-za A-BU-IA  DÚ-at dU pí-a-aš-ša-aš-ši-iš-ma-mu an-na-az

          nu-mu-za A-BU-IA i-ia-ta (69) dU pí-a-aš-ša-aš-ši-iš-ma-mu an-na-az

29     da-a-aš nu-mu šal-la-nu-ut nu-mu A-NA dUTU URUTUL-na

         da-a-aš (70) nu-mu šal-la-nu-ut nu-mu A-NA dUTU URUA-ri-in-na

30     Ú  A-NA DINGIRMEŠ u-u-ma-an-da-aš LUSANGA i-ia-at

(71)  A-NA DINGIRMEŠ u-u-ma-an-da-aš LUSANGA i-ia-at

31     A-NA KUR URUa-at-ti-ma-mu LUGAL-iz-na-an-ni da-a-iš

(72)  A-NA KUR URUa-<!>ti-ma-mu LUGAL-iz-na-an-ni da-a-is[21]

 

(25) Bundan sonra Kral şöyle söyledi: Şimşeğin Fırtına Tanrısı, (26-27) efendim, babam Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın ve tüm tanrıların rahibi iken (28-29-

30) babam (benim) olmama (doğmama) neden oldu. Fakat Şimşeğin Fırtına Tanrısı beni annemden aldı ve yetiştirdi; beni Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın ve

tüm tanrıların rahibi yaptı. (31) Hatti (Hitit) Ülkesi için beni Kral tayin etti[22].

Prof.Trevor Bryce, Şimşeğin Fırtına Tanrısı’nın II.Muwatalli tarafından kişisel tanrısı yapılması ve tanrılar topluluğu içine alınmasını; onun  Hitit başkentini,

nedeni Hititologlar tarafından da çok tartışılan, attuša’dan Taruntašša’ya taşıması ile ilgili olabileceğini bildirir: Bu dönemdeki bu tanrıyla ilgili olayların,

kentin baş tanrısı olarak Taruntašša kent/ülkesi ile bağlantılı olduğunu ekler[23].

Ancak, “Şimşeğin Fırtına Tanrısı” “piaššašši”nin Luvice adıyla birlikte bir Luvi tanrısı olduğu, onun da adı Luvice olan Taruntašša’nın bir Luvi bölgesi

olduğu[24], hatta Kral II.Muwatalli’nin adının da Luvi dilinde karşılığı olduğu göz önüne alındığında bu zaman diliminde, Luviler’in o zamana kadar Hitit

kayıtlarında görülmeyen bir tanrının Hitit dinine güçlü bir giriş yaptığı söylenebilir. Bu durum, II.Muwatalli’nin ölümünden sonra başkent tekrar attuša’ya taşınmış olsa bile sürer[25].

Prof. Itamar Singer da Kral II.Muwatalli’nin, Şimşeğin Fırtına Tanrısı’nın (çivi yazısıyla yazımıyla dU píaššašši) aracılığıyla Tanrılar Topluluğu’na (Assembly

of Gods) ettiği dua ile ilgili yaptığı kapsamlı incelemede, metinde anılan birçok tanrının yanında öne çıkan dU píaššašši adına II.Muwatalli’den önce

rastlanmadığını bildirir. Hitit Kral II.Muwatalli Batı Anadolu’daki Wiluša Ülkesi Kralı Alakšandu ile yaptığı antlaşmada da kendini “Şimşeğin Fırtına Tanrısı

tarafından sevilen kişi” olarak tanımlar[26].

Yine Singer’a göre, II.Muwatalli’nin başkenti ve tanrıları attuša’dan Taruntašša’ya taşımasının amacının; Karadenizli Kaška tehdidi, ünlü Kadeş Savaşı’na

hazırlık, sorunlu Arzawa’ya yakınlık gibi gerekçelerden çok Kizzuwatna’daki din merkezi Kummani’nin etkisiyle Hitit dininde yenileşmeye gitmek, daha sonra

kral olacak kardeşi III.attušili ve karısı Puduepa tarafından iyice geliştirilecek güney dinlerinin, özellikle Hurri inancının Hitit’e uyarlanmasını

kolaylaştırmaktır[27].

Arkeolojik olarak tam kanıtlanmamış olmasıyla birlikte Kummani’nin, özellikle adının benzerliğinde dolayı klasik Kommana Kappadokia (Şar-Tufanbeyli-Adana) olduğu düşünülüyor.

Bu tanrının, Şimşeğin Fırtına Tanrısı’nın (dU píaššašši) adının yazımındaki “d işareti, çivi yazısında genel bir ideogramdır ve her okuyucu kendi diline göre

okur.   dU píaššašši, Hititçe’de bir Hitiçe bir Luvice sözcükle, “Tarun píaššašši”, Luvice’de iki Luvice sözcükle  “Tarund/t píaššašši” olarak okunabilir.

Yani Luvi dilindeki okunuştaki her iki sözcük de Luvice anlama sahiptir. 

Tanrı adındaki Luvice píaššašši sözcüğünün kökeni üzerinde bilginler ayrıntılı biçimde tartışmıştır. İtalyan bilgin Prof.Massimo Forlanini, “I.I.-(š)ašši-“

ideogramıyla yazımın “Şimşeğin Fırtına Tanrısı” anlamını desteklediğini bildirir. Diğer yandan, II.Muwatalli dönemiyle ilişkili birkaç belgede píaššašši

sözcüğünün bir yeri işaret eden URU belirteciyle birlikte kullanılmasıyla “adı *Píašša olan yerin” Fırtına Tanrısı gibi bir anlam çıkar ve bu olgu “*Píašša”

sözcüğünün bir yerin adı olabileceğine işaret edebilir. M.Forlanini ilk yaklaşımı doğru bulur ancak ikincisini de göz ardı etmez[28]

Alman bilgin Prof.Frank Starke píaššašši’nin URU belirteci ile birlikte kullanılmasını kesinlikle yanlış bulur[29]. Son zamanlarda “Tunç Tablet” adı verilen

belgeden gelen verilerle birlikte dU píaššašši’nin “Şimşeğin Fırtına Tanrısı” anlamına geldiğinin kesin olduğunu savunur. Luvice “piaš” sözcüğü

“parlamak, aydınlatmak” yanında “güçlü, cesaretli” gibi anlamsal genişliğe sahiptir[30].

Prof.J.D.Hawkins de Fırtına Tanrısı’nın hiyeroglif yazımında bir ışık demetiyle tasvir edildiğini, yeni belirlenen L200 (FULGUR) olarak gösterilen hiyeroglif

işaretin “*pihassa-“ olarak okunduğunu, ve Fırtına Tanrısını belirten hiyeroglif işaretin yanına iliştirildiğini belirtir[31]. KARATEPE 297 hiyeroglif yazıtında 

“FULGUR= -ha-śa” olarak okunmuştur[32]. Yani píaššašši Fırtına Tanrısı’nın sıfatıdır.


Luvi/Anadolu Hiyeroglifiyle Tarunt

Bunlarla beraber, eğer Kizzuwatna’daki kült merkezlerinden doğrudan uyarlanmadıysalar II.Muwatalli’nin baş tanrısı olarak píaššašši (Şimşeğin/Yıldırımın)

Fırtına Tanrısı ile eşi, Hurri geleneğinden alınma epat ve oğulları Šarruma Hitit’in yeni başkenti Taruntašša’nın da baş tanrıları olur. Öte yandan

píaššašši (Şimşeğin/Yıldırımın) Fırtına Tanrısı, Luvice adı kuşkusuz Tarunt olan Hurriler’in Fırtına Tanrısı Teššub’un eşleniğidir.

Muwatalli’nin yeni taşındığı/kurduğu kentin adı da Taruntašša’dır. “Taruntašša”nın sözcük anlamı; “Tarunt’a ait: Tarunt’un yeri, ülkesi”dir. Tarunt, Luviler’in en büyük tanrısı olan Fırtına Tanrısı[33]’dır. “-ašša” ise Luvi dilinde “aidiyet/iyelik soneki”dir[34].

Bu açıdan bu ülkede farklı topluluklarla birlikte yaşıyor olsalar da “Taruntašša”ya Luviler’in Ülkesi demek pek yanlış değildir.

Bu bağlamda Tarunt’un unvanı olan aššašši de açıkça Luvice “aydınlatan, parlayan” anlamındadır[35].

I.Singer “*Píašša” isimli bir yer varsa bile bugüne kadar bu yerin nerede olduğunun bulunamadığını bildirmekle beraber,[36] bu sözcük M.Forlanini’nin

tartıştığı gibi bir yer ismi de olabilir. Eğer öyleyse II.Muwatalli, Aşağı Ülke’nin ıssız bir yerindeki küçük bir kutsal yeri yeni başkente dönüştürmüş ve adını kendisinin baş tanrısı olan Fırtına Tanrısı’nın adını vermiştir[37].

Manfred Hutter da bu Fırtına Tanrısı’nın, şimşekle/yıldırımla (lightining) özel bir bağlantısı olan yerel bir Luvi tanrısı olduğunu, “píaššašši” unvanın Luvice

bir isim olan “pi=parıldayan, aydınlatan” (sihning, lighting), F.Starke’nin de önerdiği gibi geniş anlamda “güçlü”  sözcüğünün bir türevi olduğunu belirtir

[38].

Bu değerlendirmelerle birlikte, “CTH 381, KUB 6.45.iii 68-70” adlı çivi yazılı belgede başka bir ipucu da bulunabilir.

M.Hutter’ın deyişiyle, bu belgeyle “Muwattalli is adressing the Luwian god here also bocomes clear some lines on when we read[39]:.

Itamar Singer’ın Hititçe’den okuması ve çevirisiyle:

68 nu-mu  dU pí-a-aš-ša-aš-ši-iš EN-IA ar-mu-wa-la-aš-a-aš

                                             ]-ši-iš EN-IA (37) ar-mu-wa-la[-

69 i-wa-ar še-er  ar-mu-wa-la-i  ne-pi-ša-šs-ma-mu

                                           -] mu-wa-la-a-i (38) -n-pi-ša-aš-ma-m[u

70 dUTU-aš  i-wa-ar  še-er  wa-an-ta-a-i

                                          -a]n-ta-a-i[40]

 

68  Şimşeğin Fırtına Tanrısı parılda üzerimde

69  Ay ışığı üzerimde parla

70  Cennetin  Güneş Tanrısı gibi[41]

 

Bu duada II.Muwatalli; “Şimşeğin/Yıldırım’ın –piaššašši-“ Fırtına Tanrısına” seslenirken,  “Tanrının ay ışığı gibi üzerinde parlamasını ister”.

Prof.Manfred Hutter, buradaki “ay ışığının parlaması” ile ilgili “armuwalašaš-“ sözcüğündeki “wantai-“ fiilinin Luvi kökenli olduğuna işaret eder.  Hititler için pek önde olmayan Ay Tanrısı “Arma”nın Luviler için önemi göz önünde bulundurulduğunda II.Muwatalli’nin  píaššašši’nin Fırtına Tanrısı’nı kişisel tanrısı olarak seçmesinin Luvi dini ile ilgili olduğu anlaşılabilir [42].

Bu bağlamda Fransız bilgin Alice Mouton, H.C.Melchert ve F.Starke, “piaššašši”, “yıldırım” sözcüğünü oluşturan “*pia(š)-” sözcüğünün de Luvice olduğunu, “parlamak, aydınlatmak”,  hatta “güçlü” anlamına geldiğini belirtir.[43].

Diğer yandan bilginler, belgelerde rastlanan ve adı “Şimşeğin Fırtına Tanrısı” anlamına gelen “UDpiaimmi/piam(m)i” adlı bir tanrı adının  “UDpiaššašši’nin eşleniği olmadığını belirtiyor[44]. İkinin de “parlaklık, görkem; güç” anlamına gelen Luvice “pi sözcüğüyle başlaması, yine Luvice bir sözcük olan

“piaimmi”nin “görkem/güç ile dolu” (imbued with  splendor/might) anlamına gelmesi[45] bu iki tanrı tanımını benzeştiriyor.

“piaimmi Fırtına Tanrısı” adına Šanauitta[46] kenti kayıtlarındaki uwaši taşı listesinde, Emar’da bulunmuş bir ayin belgesinde rastlandığı[47] gibi Ulmi-

Teššub antlaşmasında (KBo 4.10 obv. 53) ve Karana kenti kayıtlarında (KUB 38.12 iii 18f) hem “piaimi” hem de “piaššašši” Fırtına Tanrısı’nın adı ayrı ayrı yazılıdır[48]. Yani UDpiaššašši (Şimşeğin Fırtına Tanrısı) biriciktir (unique).

Öte yandan Frank Starke de bir kült merkezi olan Tunna kentinde Şimşeğin Fırtına Tanrısı’na (UDpiaššašši’ye) “kuwappal-“ adlı bir malzemenin armağan edildiğini kaydediyor[49].

Ayin uzmanı “Yaşlı Kadın” Tunnawiya ile tanınan Tunna kentinin[50], Hitit Çağı’nda Aşağı Ülke olarak adı geçen[51] Tuwanuwa/Tuwana  (günümüzde

Niğde, Kemerhisar, Bor[52]) olduğu, Klasik Çağ’da  Tynna, Tyanna, Tyanitis[53] olarak anıldığı değerlendiriliyor.

 I.Singer Aşağı Ülke’yi bir Luvi yerleşim bölgesi olarak tanımlıyor[54]

Tunna’nın yanı sıra Volkert Haas; iššašapa, Parša ve Taruntašša kentlerinde de Şimşeğin Fırtına Tanrısı’na armağanlar verildiğini bildiriyor[55].

Açıktır ki bir Luvi ülkesi olan, önceleri Aşağı Ülke, sonraları bir bölümü Taruntašša olarak adlandırılan Luviler’in yaşadığı bir çevre olduğu anlaşılan bu bölgenin “Fırtına Tanrısı “piaššašši” de bir Luvi tanrısı olmalıdır.

Anadolu’nun en eski halklarından ve dünyanın en eski dillerinden birini konuşan topluluklarından biri olan Luviler’in Anadolu’nun dört bir yanında yaşadığı, özellikle orta, batı, güney Anadolu’da yoğunlaştığı biliniyor.

Bununla beraber İ.Ö.2. ve 1. binyılda Luviler’in ve Helenler’in Ege Denizi çevresinde, Batı Anadolu’da, Doğu Akdeniz’de karşılaştıkları, bir arada yaşadıkları anlaşılıyor.

Birlikte yaşayan, farklı kültürlere sahip, farklı diller konuşan toplulukların birbirlerini etkilememeleri düşünülemez.

Üstelik, dilsel açıdan birer Hint-Avrupa dili olan Luvi ve Helen dilleri karşılaştırıldığında; Luvice’deki derin genizden gelen (larangeal)  “” sesinin Helence’de

 “g” sesine, Luvice’deki “šš=ş” sesinin Helence’de bulunmaması nedeniyle “s” sesine dönüşmüş olabileceği değerlendirildiğinde Luvice “piaššašši”

sözcüğünün, onlarla Ege  Denizi/Akdeniz kıyılarında karşılaşan Helenler tarafından “pegasos”a çevrilmiş olabileceği düşünülebilir. Her iki sözcüğün de atlar

ve şimşekle bağlantılı tanrısal varlıkları tanımladığı açıktır.

Anadolu dilleri bilginleri A.Mouton, I.Rutherford ve I.Yakubovich de Helenler’in baş tanrısı  Zeus’un şimşeği ve yıldırımını taşıyan mitolojik kanatlı at Pegasos’un Luviler’in “UDpiaššašši” tanrısının bir biçimi olduğunu, bunun da Helenler’in Luvi kavramlarını kendi dinlerine uyarlamalarının bir örneği olduğunu vurguluyor[56].

I.Yakubovich, Helenler’in “τύραννος”: “tiran” gibi, “Πήγασος”; “Pegasos” sözcüğünü de Luviler’den aldığını bildiriyor[57].

Bu veriler çerçevesinde, günümüzde de ünü süren Helen mitolojisinin kanatlı atı Pegasos’un bir Luvi tanrısı olan “Fırtına Tanrısı “piaššašši”nin  bir türevi olduğu belirlenebilir.


Geç Tunç Çağı’nda Anadolu (F.Starke H.C.Melchert, G.Barjamovic’den uyarlayan S.Taşkın

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

Beekes Robert S.P. /The Origin of the Etruscans /Mededlingen van de Afdeling Letterkunde/Nieuwe Reeks, Deel 66 no. 1. Pp.59/ Koninklijke Nederlandes Akademie van Wetenschappen/Amsterdam/-2003

Bryce Trevor/ Life and Society in the Hittite World/ Oxford University Press/Oxford-2002

Bryce Trevor/History-The Luwians, s.27-124/Brill,/Leiden- Boston-2003

Durnford Stephen/ Peoples and Maps- Luwian Identities, s.41-69/ Brill/Leiden-Boston-2013

Erhat Arza/Mitoloji Sözlüğü/ Remzi Kitabevi/İstanbul, 1993

Forlanini Massimo/La regione del Tauro nei testi hittiti/Vicone Oriente 7, s.129-169/”La Sapienza” University of Rome Publications/Roma-1988

Garstang John ve Gurney O.R/The Goegraphy of Hittite Empire/British Inistutute of Archeology at Ankara/London-1959

Guterbock Hans Gustav/Hittite Version of Hurrian Kumarbi Myths; Oriental Forerunners of Hesiod Mythologies in Ancient World- Ed.S.N.Kramer-American Journal of Archaelogy, Vol:52, s.123-134/Boston-1948

Haas Volkert/ Geschichte der hethitischen Religon/Brill/Leiden-1994

Hawkins J. D./What does the Hittite Storm-God hold?- Natural Phenomena – Their Meaning, Depiction and Description in the Ancient Near East-J. W. Meijer (Ed.), S.53-82/Amsterdam-1992

Heubeck Alfred/Lydiaka. Untersuchungen zu Schrift, Sprache und Götternamen der Lyder/Erlangen-1959

Hutter Manfred/ Some Aspects of Luwian Religion-The Luwians,s.211-277/Brill, Leiden/ Boston-2003

Melchert H.Craig /Cuniform Luwian Lexion/ Chapell Hill-kendi yayını-1993

Melchert H.Craig/ Language-The Luwians, s.170-210/ Brill, Leiden/ Boston, 2003

Mouton Alice-Rutherford Ian-Yakubovich İlya/Introduction-Luwian Identities, s.1-21/Brill/Leiden-Boston-2013

Mouton Alice/The Case of “Hittite” Augary-Luwian Identities, s.329-343/Brill/Leiden-Boston-2013

Singer Itamar/Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381)/ American Schools of Oriental Research- Scholars Press/Atlanta-1996

Smith William/ A Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythologhy,Vol I-II-III/I.B.Tauris/London-2007

Starke Frank/Untersuchung zur Stambildung des keilschrift-luwischen Nomens/Studen zu den Boğazköy (StBoT 31)/Harrasowitz/Wiesbaden-1990

Watkins Calvert/How to Kill a Dragon ?-Aspects of Indo European Poetics/Oxford-1995

Taşkın Sefa/ Luviya-1, Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö.2.binyıl Tarihi’ne Yeni bir Bakış/Arkeoloji ve Sanat Yayınları/İstanbul-2016

Taşkın Sefa/ Luviya-2-Orta, Güney, Güneydoğu Anadolu’nun İ.Ö.3.-2.-1.Binyıl Tarihi’ne Yeni bir Bakış/Arkeoloji ve Sanat Yayınları/İstanbul-2017

Yakubovich Ilya/Anatolian Names in –wiya/Luwian Identities, s.87-123/Brill/Leiden-Boston-2013

 

 

NOT: Bu çalışma, yazarın yakında yayınlanacak olan “Luviya-4: İ.Ö.2.binyılda Anadolu’da Hitit ve Luviler’in Dinsel İnançları, Tanrıları” adlı kitabının bir bölümüdür.

 

https://independent.academia.edu/SefaTa%C5%9Fk%C4%B1n


 

horizontal rule

[1]William Smith, A Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythologhy, Vol III , s.165

[2]William Smith, A Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythologhy, Vol III , s.285

[3]William Smith, A Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythologhy, Vol III , s.165

[4]Hans Gustav Guterbock, Hittite Version of Hurrian Kumarbi Myths; Oriental Forerunners of Hesiod Mythologies in Ancient World- Ed.S.N.Kramer-American Journal of Archaelogy, Vol:52, s.123-134

[5]Trevor Bryce, Life and Society in Hittite World, s.224

[6]Calvert Watkins, How to Kill a Dragon ?-Aspects of Indo European Poetics, s.334, dip.430; Alfred Heubeck Alfred/Lydiaka. Untersuchungen zu Schrift, Sprache und Götternamen der Lyder, s.32*35

[7]Sefa Taşkın, Luviya-1, Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö.2.binyıl Tarihi’ne Yeni bir Bakış, s.318-337

[8]Robert Beekes, The Origin of the Etruscans, s.30-31

[9]Volkert Haas, Geschichte der hethitischen Religon, s.88

[10] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[11] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.222

[12] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[13]William Smith, A Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythologhy,Vol III ,s.103

[14]http://www.perseus.tufts.edu/hopper/text?doc=Perseus:text:1999.01.0130:card=270&highlight=pegasus

[15]Arza Erhat, Mitoloji Sözlüğü, s.261

[16]Volkert Haas, Hitit Dini, Hititler ve Hitit İmparatorluğu-1000 Tanrılı Halk, s.440

[17]H.Craig Melchert, Language-The Luwians, s.171

[18]H.Craig Melchert, Cuniform Luwian Lexion, s.116-117 

[19] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[20]Trevor Bryce, Life and Society in the Hittite World, s.146

[21]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.21

[22]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.40, Türkçe’ye çevirisi Sefa Taşkın

[23]Trevor Bryce, Life and Society in the Hittite World, s.146

[24]Sefa Taşkın, Luviya-2-Orta, Güney, Güneydoğu Anadolu’nun İ.Ö.3.-2.-1.Binyıl Tarihi’ne Yeni bir Bakış, s.

[25]Trevor Bryce, Life and Society in the Hittite World, s.146

[26]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.186

[27]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.191-193

[28]Massimo Forlanini, La regione del Tauro nei testi hittiti/Vicone Oriente 7, s.148, dip.91

[29]Frank Starke, Untersuchung zur Stambildung des keilschrift-luwischen Nomens/Studen zu den Boğazköy (StBoT 31), s.105, dip.280

[30]Frank Starke, Untersuchung zur Stambildung des keilschrift-luwischen Nomens/Studen zu den Boğazköy (StBoT 31), s.103

[31]J.D.Hawkins, What does the Hittite Storm-God hold?- Natural Phenomena – Their Meaning, Depiction and Description in the Ancient Near East-J. W. Meijer (Ed.), s.77

[32]J.D.Hawkins; What does the Hittite Storm-God hold?- Natural Phenomena – Their Meaning, Depiction and Description in the Ancient Near East-J. W. Meijer (Ed.), s.77

[33]Manfred Hutter,  Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.220

[34]H.Craig Melchert,  Language- The Luwians, s.196

[35]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.189

[36]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.187

[37]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.189

[38] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[39] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[40]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.24

[41]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.42, Türkçe’ye çevirisi Sefa Taşkın

[42] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[43]Alice Mouton, The Case of “Hittite” Augury-Luwian Identities, s.333

[44]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.57

[45]H.Craig Melchert, Cuniform Luwian Lexion, s.117 

[46] Massimo Forlanini Šanaḫuitta kentinin Alişar Höyük olduğunu (Hethitica 6, s.47/1985) ileri sürerken Alişar Höyük’ün Ankuwa, Kuššara olduğuna ilişkin yaklaşımlar da vardır. (S.Taşkın:2017)

[47]Itamar Singer, Muwattali’s Prayer to the Assembly of Gods Through the Storm God of Lightining (CTH 381), s.42, Türkçe’ye çevirisi Sefa Taşkın

[48] Manfred Hutter, Aspects of Luwian Religion-The Luwians, s.223

[49]Frank Starke, Untersuchung zur Stambildung des keilschrift-luwischen Nomens/Studen zu den Boğazköy (StBoT 31), s.317

[50]Stephen Durnford, Peoples and Maps-Luwian Identities, s.61. dip.29

[51]John Garstang ve  O.R.Gurney, The Geography of Hittite, s.63-64

[52] John Garstang ve  O.R.Gurney, The Geography of  Hittite, s.64

[53] William Smith, Dictonary of Greek and Roman Geography Vol. II. Böl V, s.1245

[54] Trevor Bryce, History-The Luwians, s.47

[55]Volkert Haas, Geschichte der hethitischen Religon, s.326

[56]A.Mouton, I.Rutherford ve I.Yakubovich, Introduction-Luwian Identities.8

[57]IlyaYakubovich, Anatolian Names in –wiya, Luwian Identities, s.119