Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

P'EP'ELA       
Xava Ddişi xçe kotume k'aixeşa gondgitu. Eya manz'agereşi bargenis naoxvamç'k'uşk'ule mundis markvali nakaçaşi, unk'ap'ut'u do ek skupt'u. Nurikti, "Varminon!” Ya çkamu zop'ont'u. Xçe kotumeş markvalis topuri gobap't'u do t'u3a mç'k'idi emus göncaxapt'u.
Eee… Nuris deido nosi uğun do Xava Dadi puci reni! Entepes nameçu ceza vardubağesşi,entepeş mç'ita puci P'ep'ela go3'incğonu do ğaliş meleni ont'ulemuşis kamiqonu.Ok'uleti m3xuk'alasap'is konok'iru do donç'valuşk'ule kuxuşku. Edo,eşopeten ndğaepe mik'ilu.
Esmek,helbet pucis mutuş derdi uğun yado 3'oxle nena varişiğu mara ar ndğas, puci nanç'valups Xava Dadi konoç'opuşi ka'meti komuqonu. Xava Dadik 3'oxle nena varişiğu mara Esme varstibuşi, mextu do kogu3'udgitu.
- Hele ar mendom3'k'edi! Ya u3'u. Sin çkimi kotumeşi markvalepe k'ai gaç'k'omen mara puciskanişi mja man napşva tis varmogixteps. Sin ek'o nosi so z'iri,hele ar domi3`vi!
-Markvali skani gogindgitu. Kotume skanik so imxorsna ek skups. Hem markvalis coxo noç'arsi! Man navimxor markvali skani kotumeşi naren sin mu giçkin?
- Haa…Çkimi markvalis varnoç'arsna,skani mjasti varnoç'ars. Hem P'ep'ela skanis çkimi ont'ules mu dulya uğun!
- Hoo..A3'i mu dulya uğun ya icoxi! Hem ğobeis kagulu3'k'i,hemti…Eh Xava Dadi,man…Sin…
- Sin m3udişi moğarğalap. Sinti bargenis k'vata varnodva'ina, kotume çkimiti ek varoxvamç'k'et'u. Hade bakalum,doooğri oxori tkvanişa, yallah! Heeşş! Heşş pucimuşi do Esme muşi.Heşş!
Xava Dadik pucis ga'atxozu do ont'ules kagamuçuşi,Esmeti pucis konaqonu mara ark'eleti;
- Ehh..Xava Dadi! Man sin maemes kogo3'irap…Man sin kodogogurap! Yado didi nenape koduduşi,Xava Dadikti emus;
- Mundi memoç'k'omi! Ya u3'u do oxoriş gzas kogedgitu.

Türkçe çevirisi
P`E P`E L A
Havva Halanın beyaz tavuğu iyice başa dert oldu. O, komşunun samanlığına dadandıktan sonra kıçına yumurta dayanınca koşup orada yumurtluyordu. Nuri de hiçbir zaman; “ İstemem” demiyordu. Beyaz tavuğun yumurtasına bal döküp sıcak mısır ekmeğini bandırıp yiyordu.
Eee… Nuri'nin çok aklı var da Havva Hala aptal mı? Verdiği ceza onlara kafi gelmeyince, onların kırmızı inekleri “P`ep`elayı” önüne katıp derenin öte tarafındaki tarlasına soktu. Sonra da armut ağacına bağlayıp sağdıktan sonra serbest bıraktı. Öylece günler-günler geçti.
Esme, elbet ineğin bir derdi var da onun için süt vermiyor diye düşünerek önceleri sesini çıkarmadı ama bir gün Havva Halayı suçüstü yakalayınca kıyametleri kopardı. Havva Hala önce sustu ama Esmenin çenesi kapanmayınca, gidip önüne dikildi.
- Hele bana bir bak bakalım,dedi. Sen benim beyaz tavuğumun yumurtalarını afiyetle yerken iyi ama ben senin ineğinin sütünü içince kafan bozuluyor,öylemi! Sen o kadar aklı nerede buldun,hele bana da bir söyleyiver!
- Senin yumurtaların da bıktırdı iyice. Senin tavuğun nerede yiyorsa orada yumurtluyor. Hem,yumurtada isim mi yazıyor. Benim yediğim yumurtaların senin tavuğuna ait olduğunu sen nereden biliyorsun?
- Haa…Benim yumurtalarımda yazmıyorsa,senin sütünde de yazmıyor. Hem,senin ineğinin benim tarlamda işi ne!
- Heee.. İşi neymiş. Hem çeperi açıp onu içeri al,hem de… Ben, ben..Ben sana… -Sen boşuna konuşma! Sen de samanlığa merdiven dayamasaydın benim tavuğum da oraya alışmazdı. Hadi bakalım, doooğru evine. Yallah! Heşş! Heşş ineğine de Esmesine de. Heşşş’
Havva Hala ineğin peşinden koşup onu bahçesinden dışarıya çıkarınca, Esme de onun peşinden gitti ama bir yandan da;
- Ehh.. Havva Hala . Ben sana mahkemede gösteririm… Ben sana öğretirim, diye büyük laflar söyleyince, Havva Hala da,
"Kıçımı ye", diye cevap verdikten sonra evinin yolunu tuttu.

1 Eylül 2005
YILMAZ AVCI-HOPA

www.hopa.com