Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Belirsiz Terimlerin Kullanımı

“Konuyla ilgili çalışmaları olanlar, itidal içindeyken34, Ö.Asan, Pontus, Pontus Dili, Rumca vb. terimleri bazen her biri kendi içlerinde bütünlük ve kesintisizlik arz edecek şekilde, bazen de yine bu terimlerin farklı anlamlar taşır bir şekilde kullanmaktadır.

Kitabında, adını anmaktan özenle kaçındığı M.Goloğlu’nu işine geldiği noktada devreye sokmakta ve adının önüne de ‘TBMM’de Trabzon Milletvekili olarak görev yapmış olan ünlü tarihçi’ ifadesini koymakta bir çelişki görmemektedir35.

Ö.Asan, ‘Anadolu tarihini yakından inceleyenler Pontos sözcüğünün bir milletin adı olmadığını bilir. Bu sebeple, Pontos milleti/ulusu diye bir tanımlama tarih içinde... yapılmamıştır. Dolayısıyla Pontos adlı bir ırk ya da etnik bir grup yoktur...’36 diye yazarken, en azından kitabının önsözünün yazarı Prof. Dr. Neoklis Sarris’in, ‘... Elen (Rum)...’37; ‘... (Pontos Elencesi=Rumcası)... Pontoscanın.. Elence’yi (bugünkü Rumca’ya)...’38; ‘... Elence (Rumca)...’39 vb. şekilde kullandığı terimler bu konuya daha sağlıklı yaklaşmaktadır.

Yazar, konuya öbür kıyıdan taraf olanların açıklığını ifade etme cesaretini göstermeyerek, N.Sarris’in, ‘...Türkiyeli bir Elen olarak selam sana...’40 ifadesinde, ‘... Türkiyeli bir Elen...’den kendisini değil, önsöz yazarının kendi kendisini kastettiği noktasına takılıp kalmaktadır41. Öyle ya da böyle ne fark ediyor? Bu noktada, ‘... okuyalım, tartışalım ve tarihimizle yüzleşme cesaretini gösterelim...’42 yaklaşımındaki ciddiyetin bir anlamı kalıyor mu? Eğer, Pontos’a yüklediği anlam, yalnızca Toros, Trakya vb. gibi bir bölge anlamındaysa neden kesintisiz bir çizgide Pontus’u, Elen Kültürüne mal etme çabası içinde gözüküyor?

Şu sözlerine katılmamak mümkün değil: ‘Bilimsel bir çalışma veya araştırma yaparken, konunun politik bir gündem oluşturup oluşturmayacağı veya istismar edilip edilmeyeceği gibi subjektif durumlar, ilim adamını veya araştırmacıyı ilgilendirmez...’43. Ancak, ‘... Tüm Karadeniz yerine bir köyü yani kendi köyümü ve kültürünü Of’a yayarak ele aldım...’44 ifadesi, bu söyledikleriyle çelişmiyor mu? Günümüzde bir köyde kullanılan bir dil ve o köyün kültürü, bütün bir bölgenin, ‘bilinmeyen zamanlardan beri etnik yapısını ve kültürel özelliklerini yansıtabilir mi? Bir köy temel alınarak yapılan böylesi bir çalışma genellendiğinde bilimsel olabilir mi? Yapılan bu çalışmayla, Bir düşünce özgürlüğü öncüsü ve savaşçısı45 unvanına layık görülen yazar, dilini konuştuğu insanların kimliğini savunmaktan vazgeçerek, Pontos diye bir ırk olmadığını ısrarla belirtmesine rağmen, komşularına, kendisine göre bir anlam yüklemeye çalıştığı muğlak (!) Pontoslu Kimliği’ni empoze eder bir misyon üstlenmiş gözükmektedir.

Pontus terimi, çeşitli dönemlerde yüklenen anlamlarıyla günümüzde kullanılmaktadır. Yabancı dillerdeki anlamı Karadeniz’dir. Etnik bir anlamı yoktur.

Pontuslu olarak kastedilenler olsa olsa, mübadelede göç edenler, eski Sovyet coğrafyasında yaşayanlardır. Rumca konuşanları ifade etmek için kullanılmaktadır. Pontusça ise, bu anlamda Rumca ile eşanlamlıdır46

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, S.65, Ali İhsan Aksamaz)