Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Çonguri de çalarım saksafon da...”

“Bir zamanlar hayatının önemli bir kısmını ‘çiçek falı’ bakar misali ‘Gürcüstan mı Gürcistan mı’ diye kendi kendine sorular sorarak geçiren ve sonunda da ‘kopya çekerek’ de olsa bu konuda birbirinden ‘nadide örnekler’le bezediği kısa ama öz bir makale yazmayı başaran İberya Özkan da Çveneburi Kültürel Dergi’nin önemli isimlerinden.

Ağustos 1995’te yapılan söyleşi önce ‘Folklora Doğru Dergisi’nde sonra da Çveneburi Kültürel Dergi’nin çeşitli sayılarında bölüm bölüm yayımlanır. ‘Folklora Doğru Dergisi’nin sorularını İberya Özkan cevaplıyor. İberya Özkan da, ‘diğerleri’ gibi davranıyor ve bildik ifadeleri tekrarlıyor: ‘... Gürcü’nün karşılığı ‘Kartveli’ olduğu için Gürcüce’de Kartveli (Kartuli) halk müziği de diyebiliriz. Ama örneğin Megreller’in, Megrelce yarattığı müzikler de Gürcü (Kartveli) halk müziği içinde değerlendiriliyor doğal olarak. Türkiye’de son yıllarda kafa karışıklığına neden olan bir tartışmaya da ışık tutmak için söylüyorum: ‘Megrel Müziği de Gürcü müziğidir’ dendiği zaman Megreller’in milliyet olarak asimile edilmesi ve Gürcüleştirilmek istenmesi gibi bir durum yok. Gürcü deyince Megrel, Svan ve ‘Kartveli’den oluşan bir toplumdan söz edilmektedir. Svanca, Megrelce, Kartvelce diye ayrı diller var ama...’

Yıllardır ‘aynı kulvar’da koşan Özkan, Lazları ve Lazca’yı ‘nutuyor’. Kartveli (Kartuli) halk müziği diyor. Gürcü Kartveli demekse ve bu da Kartuli anlamına geliyorsa Kah Dili, İngilo Dili, Hevsur Dili, Pşav Dili, Mohev Dili, Mtiul Dili, İmeretili Dili, Raçalı Dili, Gurya Dili nedir? Özkan, bununla da yetinmiyor ve Kartvelce diye bir terim icat ediyor.

Yine Folklora Doğru Dergisi’nin 62.sayısında yayımlanan röportajdan aktaracağımız ifadeleri tanımlamak için uygun bir sıfat bulamıyorum. Müzisyen İberya Özkan bu kez Acara’ya ilişkin bol ‘yani’li yorumlarda bulunuyor: ‘... Gürcüstan’ın Acara bölgesi Osmanlı hakimiyetindeydi, dolayısıyla Türk’tür, İslam’dır vb. deniyor. Yani ayrım politik düzeyde var. Zaten Acara Muhtar Cumhuriyeti’nin ayrı bir cumhuriyet olma şartı ileri sürüldü. O bile bir ur olarak bugüne kadar kalmış bir sorun...’ Benim bildiğim kadarıyla Özkan, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Acara Bölgesi’ni daha ortada olmayan bir ülkeye yani Gürcüstan’a dahil etme başarısını gösteriyor (!) ve bu durumu olumluyor. Bugün ise Özerk Acara Cumhuriyeti’ni de ‘bir ur’ olarak niteliyor.

Gerçi Zülfü Livaneli, 27 Mart 1997 tarihli Milliyet gazetesinde İberya Özkan’ı ‘Gürcüstan’ın fahri kültür elçisi gibi’ çalışan bir kişi olarak niteliyorsa da, en azından yukarıda söyledikleri ve ‘Megrel kavalı’ (P’ilili) da dahil her türlü müziksel aleti başarıyla çalabilme yeteneğine doğuştan sahip olduğu için Gürcüstan Senfoni Orkestrası Şefliğini Cansug Kahidze’den daha fazla hak ettiğine şüphe yok.”

(Doğu Karadeniz’de Resmi İdeolojiler kuşatması, Ali İhsan Aksamaz)