Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hinduizm’de tanrılar evreni nasıldır?

“Veda döneminde olduğu gibi, panteon geniş ve oldukça eşitsiz biçimde düzenlenmiştir. İkisi ya da daha fazlası arasında yapay yakınlıklar kurulduğunda bile, her kutsal biçim hemen hemen bağımsızdır. Büyük Destan mitolojisi incelenirse, Manu Yasaları’nda, Puranalar’da ve başka yerlerde ‘dünyanın koruyucusu’ olarak aşağı yukarı birbirine yakın sekiz büyük tanrı ayırt edilir. Bu sayıya, doğunun koruyucusu dört tanrıyı iki yönden ele alarak ulaşılmaktadır: Surya, Güneş; Çandra, Ay (erkek tanrı); Vaju, Rüzgâr; Agni, Ateş tanrılarıdır. Yama, ölüm tanrısı ve cehennemlerin efendisidir. (Kala ya da Zaman, Dharma ya da Yasa adlarıyla bilinir).

Yıldırım taşıyıcı (vajra), büyücü İndra yağmur; Kubera ise zenginlik tanrısıdır. Tümü, azalmış ya da güçlenmiş rollariyle az çok Veda kökenlidir. Doğalcı görünüm Surya ve Candra’nın durumunda, beklendiği gibi açıkça gerilemiştir. Bununla birlikte, bazen Gök ile Toprak, beş gezegen ve yıldızlara tapınıldığı; Ay’ı tutan gündönümü-şeytan Rahu’ya gönderilen büyülerde doğalcı görünüm fark edilmektedir.

Öteki Veda dönemi tanrıları Mitra, Açvinler, Marutlar ile ...öteki gruplardan oluşur. Gerçekten de yeni mitoloji dine durmadan biçimler ve ezber parçaları eklemiş; yenilemelere girişmiş; ama, bir şeyleri çok ender olarak yürürlükten kaldırmıştır. Eskinin yaklaşık tüm öğeleri yeni mitolojide vardır. Sözgelimi İndra ve şeytan Vritra arasındaki eski kavga sürmektedir, ancak Vritra dindar bir brahmana dönüştürülmüştür.

Doğal olarak Aşk Tanrısı Kama gibi yenilikler de vardır. İndra tarafından kışkırtılan Kama, Şiva’da aşk tutkusu uyandırmaya çalışır. Çileye çekilmiş olan Şiva, rahatsız edildiği için öfkeye kapılıp onun ‘üçüncü gözü’nü* yok eder. Aşk tanrısının başka bir biçimi, Krişna’nın oğlu ve kısmen Kama ile karışmış Pradyumna’dır. Şiva ile korkunç Anatanrıça’nın oğlu olan Skanda, Oğul, Kumara, Karttikeya gibi adlarla da anılır.

Altı Ülker yıldızı ya da Krittakalar onun dadılarıdır. Savaş tanrısı olduğundan öyküsü tehlikeli serüvenlerle doludur. Güneyde Hint-Ari toplumunda Subrahmanya; Dravidler arasında Muruga ya da Kırmızı Çeyyava adlarıyla brahmanların koruyucusu olarak önemli bir rol üstlenir.

Daha da zengin bir tapınma, Şiva’nın hizmetindeki Ganalar’ın önderi Ganeça’ya yapılır; Dravidler’deki adı Pillaiyar’dır. Engeller yaratır, engelleri yok eder, dinsel, edebi, ekonomik girişimlerde bulunmadan önce ona dua edilir.  Çok sayıda tapınağı vardır; kuzey bölgelerde olduğu gibi güneyde de özel görevi, kent kapılarını korumaktır. Fil başlı ve şişkin karınlı olmak üzere, çok tipik bir betimlemesi vardır. Pek çok özellik içermekle birlikte, tek bir simgeyle gösterilmiştir. Öteki tanrılar ve kutsal gruplardaki gibi Ganeça’da erotik unsur ön plandadır.”

*Hindu anlayışında, seçilmiş kişilerde alnın ortasında bulunduğu varsayılan bir başka göz. Akıl gözü, can gözü, gönül gözü olarak nitelendirilebilir.

(Hinduizm, Louis, Renou)