Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Dravid Edebiyatları...

“Tamilce (Madras’ın kuzeyinden Hindistan Yarımadası’nın en güney ucuna dek konuşulur) başlarda (7.yüzyıldan önce), öteki edebiyatların çoğunun tersine yalnızca dindışı bir edebiyata sahiptir.

Brahman görevlerine ve yerel kültlere dağınık yerlerde rastlanır. Sangam dönemi /en eski Tamil metinlerini toplayan ‘akademi’- boyunca dinden esinlenen bir tek şiir yazılmıştır: ‘Muruga’nın Kılavuzu’. Bu, güney ülkelerinde korkunç Tanrıça’nın oğlu Muruga ya da diğer adıyla Skanda için yazılmış bir övgü şiiridir.

Sangam’ı izleyen metinlerde, Hindular’a özgü olaylarla Jainist ve Budist verilerin iç içe girmesi yüzünden bir karışıklık gözlemlenir. ‘Şivacı Uyanış’ dönemi, 7.yüzyılda, pek çoğu şiirde adını duyuran altmış üç ermişle başlamıştır. En ünlüleri olan Manikka Vaçagar’ın odları, olağanüstü güzellikteki lirik gücüyle tanınır. Şivacı Puranalar, 11.yüzyıldan itibaren oluşturulmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra Vişnucu hareket de geniş bir ilahi derlemesinin atfedildiği dokuz bilge, Alvarlar ile yeni bir soluk kazanmıştır. ‘Tamil Vedantası’ ise 9.yüzyılda Nammalvar ile ortaya çıkmıştır. Çok sayıda yapıt, günümüze dek birbirini izlemiştir. Bunlar arasında Sanskritçe yapıtların uyarlamaları, özellikle Destan geniş bir yer tutmaktadır.

Kannara Dili’nin (Mysore bölgesi ve kuzeybatısı) edebiyatı daha yakın dönemlerde, 12.yüzyıldan itibaren gelişmiştir. Metinlerin büyük bir kısmı Lingayat Mezhebi’ni destekleyen lirik, söylencesel dinsel tartışma yapıtlarıdır. 14.yüzyıldan başlayarak 17.yüzyılda doruk noktasına ulaşan Vişnucu metinler de vardır.

Telugu Dil’ndeki (Madras’ın kuzeyi ile kuzeydoğusundan Orissa’ya dek) dinsel yapıtlar 11.yüzyıldan itibaren çoğalmaya başlamıştır. Ancak bunlar, özellikle Destan’dan ve Puranalar’dan yapılan uyarlamalardır.

Bağımsız düşüncenin temsilcisi ise, dışta uygulaması olmayan, yalnızca içe yönelik bir din anlayışını başlatan Vemana’dır (15.yüzyıl ?).

(Hinduizm, Louis, Renou)