Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Saakadze ayaklanması

Muhrani katliamı

“İranlı Karçiğa Han 1623 yılında güya İmereti’ye baskın yapmak bahanesiyle Kaheti Tavad-Aznaurları askerleriyle birlikte Muhrani’ye çağırdı. Bunları Ağiani düzlüğünde çembere alıp katletmeyi düşünüyordu.

Karçiğa Han arzusunu tam olarak gerçekleştiremediyse de birçok Kahetili’yi öldürdü. Gürcüler büyük bölümü kılıçlarıyla yollarını açarak Kaheti’ye ulaşmayı başardı. İranlılar’ın bu haince planları ortaya çıkınca Kaheti Halkı ayaklandı. Kartlilier de bu meş’um katliamdan korkarak onlar da silaha sarıldılar. Ağiani düzlüğünde başarılamayan katliamın başarısızlığı Saakadze’ye fatura edildi.

Giorgi Saakadze Şah Abbas’ın sinsi ve acımasızlığını pek iyi bildiği için karargahta Karçiğa Han’a bir şey beli etmeden beklemeye koyuldu.

Giorgi Saakadze liderliğinde Kartli ayaklanması

Şah Abbas Karçiğa Han’a gizli talimat göndererek Saakadze’nin kesik başını istedi. Kartli ve Kaheti’nin de kılıçtan geçirilmesini emretti. Ne var ki Mouravi Saakadze de uykuda değildi. Şahtan Karçiğa’ya gelen mektubu ele geçirdi.

Artık kesin delil elde etmişti. Vakit yitirilmeden ve Karçiğa kuşkulanmadan hareket başlamalıydı. Saakadze hareket planlarını tekrar gözden geçirdi. Karçiğa’ya gönderilen Şah talimatını Kartli Tavadlarına okutup anlattı. Şahın kendileri için düşündüklerini gözleriyle görüp ürperen Tavadlar ve Saakadze işe dört elle sarılmak gerektiğine karar verdiler.

İranlılar’ın Martkopi’de kılıçtan geçirilmesi

1623 yılında ayaklanma seli yerinden hareket ettiğinde Karçiğa Han askerleriyle birlikte Martkopi düzlüklerinde bulunuyordu.

Gürcü savaşçılar düşmanın tepesine dikildiğinde Saakadze Karçiğa’nın otağına dalarak baskına uğradıklarını, acele kalkıp silah kuşanmasını, ata binmesini söyledi. Silahlarını kuşanıp atın üzengisine ayağını atan Karçiğa’ya Saakadze öyle bir mızrak sapladı ki mızrak bir yanından girip öbür yanından çıktı. İranlı askerler şaşkınlıklarını gideremeden Saakadze hışımla Şirvan Hanının otağına daldı. Yıldırım hızıyla onu da Karçiğa’nın yanına gönderdi. Saakadze’nin oğlu Avtandil de bu sırada Karçiğa’nın oğlunun işini bitirdi. Az sayıdaki Saakadze askerleri İran askerlerini kılıçtan geçirdiler. İranlılar çevreye kaçışmak istedilerse de başaramadılar. Gürcü kılıçları altında eriyip gittiler. İran askerlerinin yüzde doksanı öldürülmüş gerisi tutsak edilmişti. Simon Han Ağcakale’ye kaçıp canını kurtarmayı başardı.

Gürcüstan’ın düşmanlardan temizlenmesi ve Teymuraz’ın Kartl-Kaheti’de kral olması

Giorgi Saakadze düşmanlara düşünme fırsatı tanımadı. Aniden Tbilisi kentini basarak düşmandan temizledi. Kalede bulunan düşman askerlerini kuşatma altına aldı.

Aynı gün Saakadze Kaheti üzerine de yürüdü. Oraya yerleştirilen Türkmenlerin hesabını görecekti. Zurab Eristavi ile Saakadze Kura ırmağı geçidinde kaçmakta olan Türkmen askerlerine yetiştiler. Kaheti yöneticisi Peyker Han canını kıl payı kurtarabildi. Türkmenlerin büyük bölümü tutsak edildi. Saakadze acele toparlanıp yeni bir düzen aldıktan sonra Gence ve Karabağ üzerine yürüdü. Bu saldırılarda çok sayıda tutsak elde edildi. Zengin Karabağ talan edilerek İranlılar kovalandı. Kaçan İranlılar Aras üzerindeki Hudapirin köprüsüne değin izlendi.

Yorulmaz bilmez Saakadze oradan tekrar Tbilisi’ye döndü Kale kuşatması sürüyordu. İranlı kale muhafızları iyi silahlanmıştı. Bu sırada bazı hain Gürcüler işleri zorlaştırdılar. Saakadze askerlerini acele Samtshe’ye yöneltti. Ahaltsikhe’yi (Ahıska) İranlı işgalcilerden temizledi.

Bu sırada Diyarbakır’dan Bağdat’a doğru sefere çıkmış bulunan Osmanlı Ordusu komutanına Saakadze, İranlılar’ın kesik başlarını göndererek zaferini bildirdi. Saakadze Osmanlıları Güney Kaflcasya’ya davet ediyordu. Fakat beceriksiz Osmanlı komutanları kazanılmış zaferi değerlendiremeyip fırsatı ellerinden kaçırdılar. Giorgi Saakadze’nin ittifak önerilerini kabul etmeyip Şah Abbas’ı mahvolmaktan kurtardılar. Martkopi  ayaklanmasının kahramanları Kral Teymuraz’ı ülkeye getirerek Karti-Kaheti tahtına oturttular.

Marabda Savaşı

Şah Abbas olan biten felaketleri iyi değerlendirip bazı önlemler alma gereği duydu. Gürcüstan’a göndereceği yeni birliklerin başına İsa Han Korcubaşı’nı tayin etti. Şirvan ve Erivan hanları ile Azerbaycan beylerbeyine emirler göndererek askerleriyle birlikte İsa ilan Korcubaşı’na katılmalarını bildirdi.

Düşman birlikleri Gürcüstan sınırlarına dayandılar. Gürcüler var güçleriyle bunların önüne çıktılar. Osmanlılar tarafından Samtshe-Saatabago’dan koyulan Manuçar Atabeg de bir miktar askeriyle gelip Gürcülere katıldı. Manuçar Atabeg Gürcülük adına son kez bu savaşta kılıç sallama fırsatı buldu. Gürcü ordusu 20.000 kişilik kuvvete sahipti. İranlılar ise sayı ve silah bakımından çok daha üstündüler.

İran Ordusu Algeti yakınlarındaki Marabda noktasına gelip üstlendiğinde Gürcü Ordusu Kocor-Tabahmela’da bulunuyordu.

Gürcü komutanlar savaş stratejisini görüştüler. Görüşmelerde değişik düşünceler ileri sürüldü. Sabaratiano askerleri ve komutanları savaşa hemen yarın tutuşmalarını istediler. Bu kadar acele etmelerinin nedeni düşman garnizonlarının kendi mıntıkalarında bulunması ve tahribat ve yağma yapmasıydı. Stratejiyi feodal ordu organizasyonu tayin etti.

Gürcü Tavadlar dar görüşlü olduklarını gösterdiler. Aynı gece Gürcü güçleri Marabda düzlüğüne doğru akmaya başladılar. Düşman üzerine top ve gülle yağdırmaya başladılar. Gürcü süvariler cesaretle düşman öncü güçleri üzerine giderek onları imha ettiler. İranlılar da azimle savaşıyorlardı. Zafer Gürcülerin lehine gözüküyordu. Gürcüler düşman garnizonunu orta yerinden bölerek başlarına yıldırım düşmüş gibi çevreye dağıttılar. Yıl 1624 Temmuz günlerinden bir öğle vaktiydi. Gürcüler bu savaşı kazandıklarını sanıyorlardı. Fakat İranlı komutan İsa Han Korcubaşı savaş alanını terke yanaşmıyordu. Elinde kalan askeriyle durumu kurtarmaya çalışıyordu. Gürcüler de düşmanları son ferdine kadar kırmaya çalışıyorlardı.

Bu sırada Tebriz Beylerbeyi Azerbaycan ordusuyla yetişip savaşa katıldı. İmdat güçlerinin yetişmesiyle cesaretlenen İranlılar aktivite kazandılar. Bu sırada Gürcüler arasında ‘Şah Abbas geldi. Kral Teymuraz öldürüldü’ gibi asılsız, kasıtlı haberler yayıldı. Yorgunluktan bitap düşen Gürcü askerleri bu haberler üzerine cesaretlerini kaybettiler. Düşmana sırtını dönüp kaçtı. Komutanlar ne kadar çabaladılarsa da askerlerini durduramadılar. Düşman önünden kaçan Gürcü askerleri arkasından giden İranlılar tarafından kılıçtan geçirildi. Köylü Gürcülerden oluşan piyade birlikleri çekilmede acele davranamadığı için çok zayiat verdi. Süvariler tarafından kaderlerine terk edilen piyadeler gruplaşıp son nefeslerine değin dövüşü sürdürdüler. Tüfekli İran askerleri Gürcü piyadelerini son erine kadar imha etti. Kaçan Gürcü süvarileri de Kocori dağına kadar kovaladılar. Gecenin bastırmasıyla savaş durdu.

Bu savaşta 9.000 Gürcü, 14.000 İran askeri can verdi. Marabda savaşında uğranılan hezimetin nedeni:

1. Tavsamış feodal sistemin köhne savaş metotları,

2. Tavadlık politikasının ferasetsizliği, çekingenliği,

3. Savaş silahlarında geri kalmışlık idi...

Ertesi sabah savaş Kocori dolaylarında tekrar başladı. Gürcüler sivil halkın sığınak ve korunaklara yerleşebilmesi için zaman kazanmaya çalışıyorlardı.

Kral Teymuraz ve Giorgi Saakadze Şida (İç) Kartli’ye geçtiler...”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.248, Sorun yayınları)