Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

On altıncı yüzyıl sonlarında Rus Gürcü ilişkileri

“16. Yüzyıl ortalarına doğru Osmanhlar’la Ruslar Kafkasya’da yüz yüze geldiler.

Osmanlı-Rus ilişkileri 16. yüzyıl 80’li yıllarından sonra gerginliğin doruğuna erişti. Bu gerginlik Osmanlıların Güney Kafkasya’da ayaklarını pekiştirdikten sonra Kuzey Kafkasya’ya da göz dikmesiyle hassas noktaya gelmişti. Bu sırada Rus-Gürcü politik temasları da canlılık kazanmıştı.

Ruslar Osmanlılara karşı kullanmak üzere Kuzey ve Güney Kafkasya halkları arasında güvenilir dost arıyorlardı. Moskova liderleri Kaheti Krallığı ile politik bağları yenilemeyi düşünüyordu. Ruslar Kahetililer’le ilk politik bağlarını İranlılar’ın tehdidi ile 1570 yılında koparmak zorunda kalmışlardı.

1585 yılında Rus Çarı Deodore Kaheti Kralı Aleksandre’ye elçisi Danilov’u eliyle bir mesaj göndererek Kaheti Kralına dostluk ve ‘himaye’ teklif etti.

Zamanın koşularına göre Kral Aleksandre ülkesi çıkarına bu öneriden daha hayırlı bir fırsat bulamayacağını düşündü. Bu sırada yaklaşık Güney Kafkasya’nın tümüne yakını Osmanlılar’ın egemenliği altına düşmüştü. Tehlike yavaş yavaş kendi sınırlarına doğru yaklaşıyordu.

Kaheti Kralı, Rus dostluğunu ülkesine yönelik Dağlı akın ve soygunlarına karşı kullanmayı düşünüyordu. Dağlılar sık sık köylerini basıyor ellerine geçen her şeyi silip, süpürüp götürüyorlardı. Bu soyguncuların koruyucusu Dağıstan Şamhalıydı. Şamhal’ın koruyucusu ise Osmanlılardı.

Kral Aleksandre Danilov’la birlikte Moskova’ya kendi elçilerini de gönderdi. 1586 yılı 9 Ekim günü Aleksandre’nin elçileri Çar Deodore’nin huzuruna çıktılar. Kaheti Kralı Çardan ‘Himaye’ istiyordu. Himaye koşulları ileride saptanacaktı. Rus Çarı Kaheti’yi her türlü düşman ve tehlikelerden koruyacağını vaat ediyordu. Terek Irmağı üzerin de bir kale inşa edilecek, bu kaleye Rus askerleri yerleştirilecekti. Böylece Dağıstan üzerinden Kaheti’ye giden yollar kontrol altına alınacaktı.

Kaheti Kralının önerisi Moskova’da memnunlukla karşılandı. Rus Boyarları Çar’a bu öneriyi kabul etmesini tavsiye ettiler.

1587 yılında Kaheti Kralı Aleksandre ve saray erkanı Ruslara bağlılık ve dostluk yemini ettiler.Rus Çarı 1589 yılında Aleksandre’yi himaye görev ve yetkilerini içeren bir anlaşma belgesi gönderdi.

Ne var ki Rusya’ya yakınlaşma politikası Aleksandre’ye türlü gaileler açtı. Bir yandan Osmanlılar Aleksandre’yi Ruslara yakınlaşmakla ikiyüzlülükle suçluyorlar, öte yandan İranlılar onu ihanetle suçluyorlardı. İkisi de ağır tehditler savuruyorlardı. Bu yüksek tansiyon nedeniyle Rus-Gürcü anlaşması hiçbir somut sonuç getirmedi.

Kral Aleksandre Rus Çarı’ndan üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi. Fakat bu yükümlülükler Rusların baştan tahmin ettikleri kadar kolay görünmüyordu. Rus Ordusu Dağıstanlılara boyun eğdirememiş, Terek-Kaheti yolunu kontrol altına alamamıştı. 1604 yılında Rus Çarı özel bir birlik göndererek Dağıstan’ın kuzey bölgelerini ele geçirdi. Osmanlılar Dağıstanlıların imdadına yetiştiler. Şamahi paşası Osmanlı askerleriyle birleşip Rus birliklerine baskın düzenledi. 1605 yılında Rus birliğini tümüyle kılıç geçirdiler.

Bu tarihten sonra Rusya-Kaheti ilişkileri uzun süre rafa kaldırılmış oldu. İran Şahı Kaheti’ye hücum ederek ele geçirdi. Bu sırada Ruslar köylü ayaklanmalarıyla uğraşıyorlardı.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.234, Sorun yayınları)