Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

On altıncı yüzyıl içinde Kartli

“Kaheti 16. yüzyıl içinde gücünü toparlayıp yeterince mamur bir devlet haline geldi. Doğusunda ipekçilikle ünlü Şeki-Şirvan ülkesiyle sınırdaştı. Şeki-Şirvan toprakları yüzyıllar boyunca Gürcü sınırları içinde kalmıştı. 15. yüzyıl ikinci yarısında Gürcüstan'dan ayrıldı. Kaheti kralları 16. yüzyıl içinde Şeki ve Şirvan'ı yeniden ele geçirmek için planlar yapıyorlardı.

16. yüzyıl içinde Kaheti kralları ile Dağıstan Şamhalları arasında bitmez tükenmez çekişmeler başladı. Şamhalların ülkesi Kuzey Kaf­kasya'da, Hazar Denizi kıyısında bir ülkeydi. Şamhallar güneydeki Gürcü topraklarından Kaheti'ye göz dikmişlerdi. Kaheti kralları Şamhalların bu arzularına kolay kolay boyun eğmek istemiyorlardı. Aksi halde Kaheti'nin yazlık otlakları ellerinden çıkmış, sınırlar tehli­keye girmiş olurdu. Bu yazlık yaylakların kaybedilmesi Kahetlileri sü­rekli kuzeylilerin akınlarına maruz bırakır, onlara kurban ederdi.

Kaheti Kralı Aleksandre (1476-1511) daha 16. yüzyıl başlarında sa­vaşmadan Şah İsmail'e bağlılık yemini vermişti. 16. yüzyıl 90'lı yılla­rına değin bu bağlılık anlaşması yürürlükte kaldı. Kaheti Krallarının çabaları sadece bu bağlılığın getirdiği yükü azaltmak değil tümüyle sırtlarından atmaktı.

Kıral Levan

1520 yılında Kaheti tahtına Levan oturdu. Gürcüstan birliğinin sağlanması Levan’ı pek ilgilendirmiyordu. Müşterek düşmanlara karşı oluşturulan Gürcü cephesinde de o pek seyrek yer alı­yordu. Onun politik arenası birleşik Gürcüstan değil, sadece Kaheti ile sınırlıydı. Buna karşın Levan akıllı politikacılığı ve yetenekli idarecili­ğini göstermekten geri kalmadı.

Levan’ın dış politikası

Levan kuzey komşusu Şamhalla dost olup müşterek düşmanlarına karşı birlikte savaşma anlaşması yap­tı. Böylece Kaheti Kralı Dağlı sorununu olumlu sonuca bağladı. Kral Levan epey zamandır kendisine karşı tavır alan Pşav-Hev sure­ti ve Tuşeti beylerini dize getirmek için kollarını sıvadı. Dağlı Gürcü oymaklarına Kaheti düzlüklerinden kışlaklar vererek bunun karşılığın­da savaş zamanlarında onlardan askeri destek sözü aldı. Kral Levan'la Şeki Beyi barışmaz iki düşmandı. Bu sıralarda Şeki ve Şirvan İran'a bağlı bölgelerdi. Levan münasip bir fırsat yaratarak Şeki Beyini ortadan kaldırttı.

Kartli'nin İran'a karşı verdiği kahramanca savaşlarda Levan sessiz kalmayı yeğledi. Hiçbir aktif girişimde bulunmadı. Kral Levan İran şahlarına verdiği bağlılık sözünden sapmamaya çalıştı. Levan İran'a karşı savaşan Kartli'yle dayanışmaya girmezse İran'a ödediği haraç ve vergilerden kurtulacağı ve din değiştirme zorlamalarından da kendini koruyacaktı. Böylece ülkesine ve ailesine huzur sağlayacaktı.

Mamur bir feodal kırallık Kaheti

Olumlu koşullar içinde yaşayan Kaheti 16. yüzyıl boyunca gelişti, çiçeklendi ve bu yüz­yıl sonlarına doğru diğer Gürcü krallıklarına nazaran en zengin, mamur bir feodal devlet haline geldi. Kaheti'nin zenginliği toprak ürünlerine dayanıyordu. Hayvancılık da Kahetililer’in pek eski uğraşılarından biriydi. 16. yüzyılda Kaheti ünlü at cinsiyle, ipek böcekçiliğiyle, bağcılık ve şarapçılığıyla tanını­yordu. Kaheti şarapları iç tüketiminden artan miktarı dış ülkelere ihraç ediliyordu. Bundan başka, boya sanayiinde kullanılan bir çeşit olan Endro (Rubiatinotorum) da önemli ihraç malları arasındaydı.

Kaheti el sanatları sahasında da epey ilerlemişti. Köy ürünleri, el sa­natları ve ticaret sayesinde köy ve kentler 15. 16. yüzyılda diğer böl­gelere göre büyüyüp gelişti. Bazari ve Gremi, bu geç feodal dönem kentleri arasındaydı. Bu yeni kentler tarihi Telavi, Tianeti ve Jinvali kentlerini geri plana itmişti.

Kaheti devlet yapısında değişiklikler

Kaheti 15. yüzyıl ortalarına doğru diğer Gürcü bölgelerinde olduğu gibi ‘Saeris­tavo’luklara bölünmüştü. Tüm Kaheti yedi Eristavlık halinde idare edili­yordu. Eristavlar birer feodal sayılırdı. Ancak 15. yüzyıl sonlarına doğru bu etkinliklerini yitirip sadece ismen, şeklen idareci kalmışlardı. Bunlar dar alanlara sıkışmış, yetkileri kısıtlanmıştı.

Kaheti kralları yedi bölgeli feodal yönetim sistemini 15. yüzyıl sonlarına doğru kaldırıp yerine daha çok parçalı bölgesel yönetim birimleri oluşturdular. Bu yeni sisteme ‘Samtavro’ adı verdiler. Samtavroların başlarındaki Mtavari’ler birer vali durumundaydı. Krala karşı başkaldırma gibi tavırlara girişme gücüne sahip değillerdi. Mtavari ya da Mourav'lar bölgelerini kendi adına değil, kral adına yönetirlerdi. Kralın birer memuruydular.

Kaheti askeri örgütünde değişiklikler

Bu sırada Kaheti'de önemli bir gelişme daha meydana geldi. Bu gelişme kralın gücünü arttırmak, Tavadlarınkini ise kısıtlamak hedefini güdüyordu. Eski Eristavlar kendilerine özgü Sancaklara sahiptiler ve bu sancaklar içinde toplanan askerlerin doğal komutanı idiler. Eristavların özel aske­ri güce sahip olmaları onları zamanla cesaretlendirip kendi egemenlik bölgelerini tümüyle bağımsız krallığa dönüştürmeye yöneltti. Kaheti dört sancağa bölünmüştü. Bu sancakların askeri komutası Kartli'de olduğu gibi Tavadlara değil piskoposlara verilmişti. Piskoposluk makamı ba­badan oğula miras yoluyla geçen bir makam değildi. Piskoposlar kral­lar tarafından atanıyorlardı. Kilise mülklerini ve ırgatlarını kullanmak­ta kralın izin ve gözetimine muhtaçtılar. Bu nedenle piskoposlar Tavadlara nazaran krala daha sağlam bağlarla bağlıydılar. Askeri yetkileri alınmış, küçük birimlerin idarecisi durumuna düşürülmüş Mouraviler artık Tac-taht hayalleri kuramayacaklardı.

Ruslar’ın Önasya politik sahnesine çıkması

16. yüzyılda Gürcüstan'dan çok uzak ülkelerde çok önemli olaylar vuku­ buldu. Moskova Krallığı Volga boylarındaki Moğol Devleti'ni ortadan kaldırdı. Volga havzasından geçen önemli ticaret yolu Rusların denetimine girdi. Moskova Krallığı bundan sonra Kuzey Kafkasya'ya göz dikti. Bu bölgenin doğu kesimlerine ayak basıp pekiştirme denemelerine girişti. Bu maksatla Terek Irmağı kavşağına bir kale inşa ederek içine askerlerini yerleştirdi. Bu önemli gelişmeler Kahetililer tarafından dikkatle izleniyordu. Kaheti Kralı kuzeyden sarkan bu yeni güçle ace­leden irtibat kurmakta yarar gördü. 1564 yılında Moskova Kralı İvan ile Kaheti Kralı Levan bir ‘Himaye’ anlaşması imzaladılar. 1564-71 yılları arasında Ruslar Levan'a kale muhafızı askerler gönderdiler.

Bu gelişmeler Osmanlılarla İranlıları telaşa düşürdü. Osmanlılar Rusları savaşla tehdit ederek askerlerini Terek havzasından çekmeye zorladılar. Kaheti Kralı Levan'a da İran Şahı tehdit mektubu göndererek Rus askerlerini yurttan kovmasını istedi. Levan buna uymak zorunda kaldı.

Kral Aleksandre zamanında Kaheti

Levan oğlu Alek­sandre (1574-1605) Kaheti tahtına oturduktan sonra babasının politik çizgisinden ayrılmadı. Aleksal1drc zengin ve güçlü bir kraldı. Onun tüccarları Kaheti mal­ları ile Asya ve Avrupa'da ün yapmışlardı. Kral Aleksandre'nin bu zen­ginliği ile Kudüs ve diğer bazı kutsal yerlere yardım eli uzattığı bilin­mektedir. Aleksandre'nin Kaheti'de yerle bir edilen eski kültür merkez­lerini yeniden onarıp ayağa kaldırdığı, çiçeklendirip mamur hale getir­diği tarihi kayıtlarda mevcuttur. Kale, kent, kilise-manastır gibi yıkık yerleri tekrar bayındırıp hizmete sokmak için Avrupa'dan mimarlar, us­talar, ressamlar, hattatlar getirtti.

Ülkesinde yasa hakimiyeti kurdu. Feodal çağ memurlarının başına­ buyruk, keyfi idarelerine gem vurdu. Aleksandre tahta çıktığında sayısız köylü ve emekçi gelip Mouravilerin acımasızlıklarını, baskı ve zu­lümlerini anlatıp dert yandılar. Aleksandre Mouravilerin davranışlarını takibe aldırdı. Onların hak ve yetkilerini sınırlayıp kontrol altına aldı.

Kaheti Kralı Aleksandre 15.000 kişilik düzenli ve sürekli bir orduya sahipti. Savaş zamanlarında ise bu miktar birkaç misline çıkıyordu. 15.000 askerden 3000'i piyade, diğerleri ise süvariydi. Aleksandre si­lah ve teçhizat bakımından komşularından geri olduğunu görüyordu. Kendi ordusundaki 500 silaha karşın komşularının ordusunda 15.000 silah bulunuyordu. Aleksandre ordusunun ağır topları yoktu. Aleksandre bu eksikliği gidermek için ülkesinde top dökümhaneleri kurdur­du. Avrupa'dan döküm ustaları getirtti.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.222, Sorun yayınları)