Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kartli’de Luarsab 1 dönemi

“Davit oğlu Luarsab 1 (1534-1558) ülkesinin bağımsızlığı için yo­ğun çabalar başlattı. Davit 9’un kardeşi Giargi 9’un Gürcü tahtında hüküm sürdüğü yıllarda (1525-1534) İran-Osmanlı savaşları doruk noktaya ulaşmıştı. İran Şahı Tamaz bu yıllarda dört kez Gürcüstan üzerine saldırıya geçti. Ancak Luarsab 1’e boyun eğdiremedi.

Şah Tamaz’ın Kartli Seferleri: Şah Tamaz kalabalık askerleriyle Karabağ'a dayandı. Buradan 12.000 seçme askerle Tbilisi üzerine yürüdü. Hızla kente girdi. Kentin koruyucusu ve kale komutanı Gulbaati Mauravi acizliğini gösterip kaleyi ve kenti düşmana teslim el­ti. Kendisi de Müslümanlığı kabul edip düşman safına geçti. İranlılar kente ve kalesine yeniden hakim olup askerlerini yerleştirdiler. Şah Ta­maz bu kez ayırdığı kuvvetlerle Mtsheta'da saklanan Luarsab'ın üzeri­ne yürüdü. Kralı ele geçirmek istedi. Luarsab İran birliklerini Didgori dolaylarında karşıladı. Düşmana büyük kayıplar verdirerek uzaklaştı. Şah Tamaz 1546 yılında Kral Luarsab'ı bir kez daha ele geçirmeyi denediyse de sonuç alamadı.

Bu sırada Osmanlılar tarafından sıkıştırılan Samtshe Atabegi şahtan yardım istedi. Şah bunu fırsat bilerek Samtshe’ye yürüdü. Cavakheti'ye gelerek Ahalkalaki de konuşlandı. Atabeg Keihusrev, İmereti Kralı Bagrat, Kaheti Kralı Levan Şahın huzuruna gidip bağlılıklarını bildirdi­ler. Luarsab ise buna yanaşmadı. Şah Tamaz buradan Aşağı Kartli'ye geçli. Buraları da talan edip elde ettiği ganimetlerle tutsakları alıp Gence’ye götürdü.

Samtshe Atabeginin İranlılar’la birleşmesi İran'la savaş halinde bu­lunan Kartli halkını sıkıntılara düşürdü. Öte yandan Osmanlılar da iler­lemeye devam edip Samtshe-Saatabago'nun batı sınırlarını işgale uğ­rattılar. 1551 yılında Erzurum paşası padişah ordularıyla Ardanuç'u iş­gale uğrattı. Kral Luarsab ülkesinin güney batı sınırlarının tehlikeye girdiğini görerek endişeye kapıldı. Bu tehlikeyi önlemek için Samtshe ­Saatabago'nun doğu kesimlerini işgal edip kontrol allına almayı zorun­lu buldu. Osmanlılar’ın bu yönde ilerlemelerine engel olmak istiyordu. Atabege karşı olan Meshi Tavadlarının yardımıyla Luarsab Cavakheti ve Samtshe-Ardahan'ın büyük bölümünü ele geçirdi. Atabeg Keyhus­rev yardım için yine İran'a başvurdu.

Bu sırada Şah Tamaz Şeki'de çarpışıyordu. Şah Şekiden çıkarak Er­menistan üzerinden hızla Cavaheti'ye geçti. Cavaheti'yi yağmalayıp Mogan'ı ve kalelerini ele geçirdi. Oradaki Gürcü askerlerini püskürttü. Vardzia manastır kiliselerini, kalelerini ele geçirdi. Tahrip etti. Luarsab taraftarı Meshi Tavadlarını kılıçtan geçirdi. Kartli Kralının el koyduğu toprakları geri alıp Atabeg Keyhusrev'e geri verdi. Elde ettiği sayısız tutsak ve ganimetlerle ülkesine döndü.

İran-Osmanlı Anlaşması ve Gürcüstan: Elli yıl savaş­larından sonra 1553 yılında İran-Osmanlı barış anlaşması imzalanarak savaşa son verildi. Bu anlaşmaya göre taraflar Gürcüstan'ı aralarında bölüştüler. Kartli, Kaheti ve Samtshe-Saatabago İranlılara, İmereti, Guria ve Odişi (Samegrelo) ile birlikte Osmanlılara bırakıldı. Gürcü Kralı Luarsab iki düşman arasında imzalanan bu anlaşmayı kendisi için bağlayıcı bulmadı. Luarsab gücünü Tbilisi, Aşağı Kartli ve çevresini İranlılardan kurtarmak için ortaya koydu.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili,Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.218, Sorun yayınları)