Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Bağlaşık güçlerce Petra’nın kurtarılması

Laz Kıralı Gubaz’ın öldürülmesi

“550 yılında Petra Kalesi yine Romalılarca sarıldı. Hosro Petra'yı pek sağlam tahkim etmişti. Ancak Romalılar İranlılardan iki misli kuvvete sahip oldukları için Petra'yı kurtarmayı başardılar.

İranlılar Kartli'den takviye güç çağırdılar. Gelen yeni takviye askerlerini onardıkları Kutaisi kalesine konuşlandırdılar. İranlıların Egri­si'nin bazı kesimleriyle irtibatları kesilmişti. Bunlar Leçhumi, Svaneti, Ukimerianı gibi önemli kale kent ve bölgelerdi.

552 yılında yeni bir İran-Roma barış anlaşması imzalandı. Bu anlaşmadan İranlılar kârlı çıktılar. Egrisi'deki durumlarını düzelttiler. Egrisi Aznaurları arasında yine İran yanlısı hava esmeye başladı. Bir Romalı tarihçinin yazdığına göre, ‘Egrisi Kıralı Gubaz Roma taraftarı olmasına kar­şın Laz Halkı Romalılara karşı çıkıyor, İranlılarla anlaşmayı daha hayırlı görüyordu. Bu onların İranlıları sevmelerinden kaynaklanan durum de­ğildi, onlar Roma askerlerinin zulüm ve keyfi idarelerinden kurtulmak istiyorlardı. Egrisi Halkı kendi çıkarlarını düşünmek zorundaydı.

Ergisi bir Avnaur ‘Ukumeriano’ Kalesi’nin anahtarlarını gizlice İranlılara teslim etti. Bu kale Svaneti yolu üzerinde, yola hakim bir yerdeydi.  Böylece artık İranlılar bu kale sayesinde Svaneti-Leçhumi bölgelerini rahatlıkla kontrol altında tutabileceklerdi. Şorapani Kalesi de İranlıların elindeydi. Bu kale gayet iyi korunuyordu. Kral Gubaz ile Ro­malılar sıkıntılara düştüler. Gubaz ufak ufak gerilla gruplarıyla İranlıla­ra baskınlar düzenliyor onlara rahat nefes aldırmıyordu. 553 yılında GubBaz İranlılarla birçok çarpışmalar yaşadı. Bu çarpışmalar sırasında Romalılar çekingenliklerini, korkaklıklarını saklayamıyorlardı. Gubaz, bu duyarsızlığa çok kızıyordu. Romalılara hakaretler yağdırıyordu. O, ‘Romalı komutanlar, akılsız, beceriksiz ve korkaktırlar’ diyordu. Bundan ötürü 554 yılında Gubaz Romalı komutanların kurdukları bir komplo ile öldürüldü. Ardından Romalılar onu İran uşaklığı ile suçlamaya başladı, kendilerini böylece haklı çıkarmaya gayret ettiler.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.100, Sorun yayınları)