Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Abaziga’da durum
”
Bugünkü Abhazya Bölgesi’nde o dönemlerde değişik topluluklar oturuyordu. 4. yüzyılda bu topluluklar Egrisi Krallığı çatısı altında birleştiler. Fakat sonra durum değişti. Apşillerin kuzeyinde oturan Abazgiler Egrisi kralına karşı çıkarak 6. yüzyılda doğrudan Roma Keizarı’nın vasallığına girdiler. Abşiller ise Egrisi krallığı sınırları içinde kaldılar. Abazgiler iki beylik halinde bölünmüşlerdi. Biri ülkenin doğusunu diğeri batısını kapsıyordu. Abazgiler kendi beylerinin baskı, terör ve açgözlülüğünden gına gelmişlerdi. Abazgi beyleri halk arasında gördükleri güzel çocukları ailelerinden zorla koparıp Romalılara satıyorlardı. Öç alma endişesiyle ebeveynlerini öldürüp ortadan kaldırıyorlardı. Bu zulümlere tahammül edemeyen Abazgiler ayaklanıp her iki beyliği de ortadan kaldırdılar.

Justinyen Abazgileri Hıristiyanlık yoluyla elde etmek istiyordu. Biçvinta ve Tskhumi (Sohumi) kalelerinde oturan Roma garnizonları Keizar’ın bu düşüncesini yaşama geçirmek için çalışıyorlardı. Sonunda Abazgiler Hıristiyanlık dinine sokuldu. Hosro’nun bu ülkeye girmesiyle Romalılar düşman eline geçmesin diye buradaki kaleleri yerle bir ettiler. Bu nedenle İranlılar Abazgia’da tutunma olanağı bulamadılar.

Burada yeniden boy gösteren Romalılar ve memurları bu ülkeyi kendi topraklarına katma sevdasına düştüler. Abazgileri kaba güçle ezmeye, tedirgin etmeye başladılar. Buna dayanamayan Abazgiler Romalılara karşı baş kaldırıp kurtuluş yolu aramaya başladılar. Romalı bir tarihçinin itirafına göre ‘Abazgiler giderek Romalıların kölesi olmaktan endişe duymaya başladılar. Gürcüstan’ın diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da yerel halk özgürlüğünü korumak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadı.

Abazgiler başlarına yeni yöneticiler seçtiler ve derhal İranlılarla yardım diyaloğuna başladılar. Fakat Romalılar erken davranıp kalabalık or­dularıyla Abazgia'yı denizden ve karadan kuşattılar. Abazgiler, ‘Trakea’ (Gagra) kalesine sığınıp savunma savaşına geçtiler. Romalılar kaleyi ku­şattılar. Acımasız savaş başladı. Abazgiler aileleriyle birlikte kale içinde­ki ahşap evlere kilitlenip saklandılar. Düşman onları teslim alamayacağı­nı anlayınca ahşap evleri ateşe verdi. Abazgia beyi maiyetiyle birlikte ka­leden fırlayıp kaçmayı başardı. Diğerleri ya ateşte kül olup gittiler ya da düşman eline düştüler. Romalılar Abazgia Beyi ve idarecilerin çoluk ço­cuklarını ve yakınlarını esir edip götürdüler. Trakea kalesini yerle bir edip çöle çevirdiler.’ İran güçleri imdada yetişince Abazgi Halkı İranlıla­ra sığındılar. İranlılar aslında Abazgilerin kendileri için yanıp tutuşma­dıklarını iyi biliyorlardı. Onun için tedbir olsun diye 60 kadar seçkin Bey çocuğunu rehin alarak İran'a gönderdiler.

Bu sırada Apşilia'da da karışıklıklar baş gösterdi. Egrisi Kıralı Gu­baz'ın karşıtlarından bir Aznaur’un adamları Apşillere ait önemli ‘Tsibi­la’ (Tsebelda) kalesini ihanetle İranlılara teslim etti. İranlı komutan Apşil kale komutanının karısına edep dışı harekette bulundu. Apşil ge­lenekleri kadınlara son derece yüksek değer veriyordu. Bu utanç verici olay Apşilleri çileden çıkardı. Halk galeyana gelip Tsibila kalesine hü­cum etti. Orada bulunan İranlı askerleri kılıçtan geçirdi.

Böylece İranlılar Apşilia’da tutunma olanağı bulamadı. İranlıla­rın baş garnizonu yine Petra'dan ibaret kalmıştı. Bundan sonra Lazlar­la Romalıların gözü kulağı yine Petra'ya çevrildi.”

(Gürcüstan Tarihi, Nikoloz Berdzenişvili, Simon Canaşia, İvane Cavahişvili, s.99, Sorun yayınları)